-mermaiid7

Gel, göz kapaklarının kıyısında nazlanayım. 

Jeannvz

Gümüş saçlı genç bir tanrıça vardı. 
          Her gece gökyüzünü dolaşır, insanların sevinçlerini ve acılarını avuçlarında toplardı. Gözyaşları o kadar parlaktı ki tanrılar onları göğe serpti, o gözyaşlarından Ay doğdu.
          
          
          
          Derler ki, gecenin en sessiz anında Ay'a uzun uzun bakarsan, kendi kalbinden sakladığın duyguları o senden önce görür. Bu yüzden Ay kimseyi yargılamaz,..  yalnızca dinler.
          
          ..ve belki de bu yüzden yüzyıllardır âşıklar sırlarını Ay'a fısıldar. Çünkü gökyüzünde en ağır yükü taşıyan ışık yalnızca Ay'dır ☾ּ

Jeannvz

Buraya ne yazarsam seni en çok mutlu eder?

-mermaiid7

@Jeannvz  Mitolojiyle mi ilgileniyorsunn bende severim konulara öyle cok hakim degilim ama efsaneleri ve iliskileri ilgimi cekiyor
Reply

-mermaiid7

@Jeannvz  İstedigini yazabilirsin farketmez zaten her türlü hosuma gidiyor nasıl istersen öyle yapabilirsin
Reply

Jeannvz

Mitoloji okuyordum aklıma geldi sormak istedim
Reply

Jeannvz

Her gece aynı saatte, eski bir köprünün üzerinde durur, sisin içinden bir siluet arardı. Rivayete göre, eğer bir insan özlemini yeterince derin yaşarsa, kaybettiği kişi ona görünürdü ama bir bedel karşılığında.

Jeannvz

sonra elini uzattı. Aleksey o gece köprüden aşağı indi ve bir daha kimse onu görmedi.
            
            iki siluet belirir o köprüde, biri affedilmeyi bekler, diğeri ise affetmeyi asla seçmez.
Reply

Jeannvz

Ay, gökyüzünde solgun bir yara gibi asılıydı.
            sanki hiç gitmemiş gibi. Süzülür gibi.
            
            “Özlem, sadece sevginin değil… suçun da yankısıdır,” dedi Elana
Reply

vantexl

Kendime yakın gördüğüm şarkılar vardı.
          Tekrar tekrar dinledim. 
          Bazı cümleler vardı tekrar tekrar okudum. 
          Defalarca baktığım fotoğraflar vardı benim. 
          Bilmem kaç bin defa geri sardığım filmler. Anlamadığım için değildi bu tekrarlamalar. 
          Fazla iyi anlatıyorlardı, fazla yakındılar.