Bunu hiç görmeyeceğini bilerek yazıyorum. Yıllar oldu, kaç bahar geldi geçti; kaç yaz kışa döndü saymadım, sayamadım fakat gittiğin gün hissettiğim o amansız sızı hala yüreğimdeki yangının sahibi! O yangın sönmesin diye hergün ona seni anlatıyorum... unutuyorum artık, zaten hiç görmemiş olmam da ironisi! Biliyorum küçüktüm, bu yalan hikayeye inanmak istedim, hala o yalanı istiyorum işte. Kimseyi sevemedim, sana demiştim aradığın aşkı kimsede bulama diye biliyor musun? Kimse senin hissettirdiğin gibi hissettirmedi. Denedim, kızma bana bende hayatı yaşamak istedim ama olmadı. Kalbim tekrar atmadı, atar gibi oldu çok korktum. Senden sonra ilk defa biri için döküldü o yaşlar ama istemedim, seni benden almasını istemedim. Seni unuttursun, istemedim. Belki gelirsin diye değil hiç gelmeyeceğini biliyorum. Belki evlisin, belki çocukların var ve belki de hayatına aldığın gerçek bir aşka sahipsin. Benim yapamadığım her şeye işte. Bende senden sonra değiştim aslında, artık öylesine güvenmiyorum, kimsenin gitmesinden korkmuyorum. Bu satırları neden yazdığımı da bilmiyorum aslında. Her buraya girdiğimde aratıyorum seni, bi ihtimal çıkarsın diye. Bulduğumda boynuna atlamak isteyecğeimden de değil. Hatta seninle birgün bir yerde tesadüfen karşılaşır da hatırlarsak birbirimizi seni bir kaşık suda boğmaya yemin ettim. Çünkü bir gecede tüm gerçekler çöktü üzerime ve ben altında kaldım. O yok dediler belki de hiç olmadı, kimseye seni savunamadım sadece o benim canımı yaksa da en çok o mutlu etti diyebildim. Sonra mı?
Boş ver.
Sadece şunu bil istiyorum her şeye rağmen en saf halimle gelmiştim sana, onu paramparça edip elime verdin. Şimdi onu tamir edemiyorum ama birgün edeceğim. Gerizekalı gibi seni hala düşleyen ruhuma da sinirliyim ama bende bir yolunu bulup senin gibi yapacağım. Senin beni hayatından def ettiğin gibi bende yapacağım.