Buraya geldiysem %90 iyi değilimdir. Uzatmadan yazmak istiyorum.
En baştan, kısa bir şekilde başlayayım. Annem benim meleğim. Çocukluğu elinden alınmış kadersiz meleğim. Elinden bebek oyuncağı alınıp yerine gerçek bebek verilen bir çocuk
15 yaşında, hiç sorulmadan evlendirilmiş. Aslında bir zamana kadar mutlu bir evlilikleri olmuştu. Tabii ki her evlilikte olduğu gibi zorluklar da vardı
Çocukluğumda annem ve babam çalıştığı için evdeki tüm işleri biz yapardık. O yaşta kendi kendimize bakmayı öğrenmiştik.
Bir gün evde öylece oturuyordum. Babamın telefonuna bir bildirim geldi. Normalde hiç yapmam ama o gün bakasım geldi. Bir sesli mesajdı.
Mesaj bir kadındandı.
Babam annemi aldatıyordu… ve bunu ben yakalamıştım.
Bunu nasıl söyleyebilirdim? Kime anlatabilirdim?
Üstelik o kadından bir kızı olduğunu da öğrendim.
Çok korktum. Ne anneme, ne ablama, ne de bir arkadaşıma anlatabildim. O küçücük aklımla ailemi korumaya çalıştım.Babama bakamıyordum. Soğumak denir ya… işte onu iliklerime kadar hissetmiştim. Yıllarca sevgiyle, güvenle bağlı olduğum birine karşı, içinde kopan fırtınaları durduramamak… Bu, bir çocuğun omuzlarına çok ağır gelen bir yük.
YKS dönemi… sınavlar, dersler, hayatın bütün baskısı üst üste gelmişken annem öğrendi. O gece, evin içinde öyle bir kavga koptu ki, saatler boyunca devam etti. Ablama sarılmıştım, nasıl ağladığımızı hatırlıyorum; gözyaşlarımız yastıkları ıslatmıştı. Bir noktada kitlendim. Tüm vücudum titriyordu, nefes almak bile zor geliyordu. O an anladım ki, artık sadece korkuyordum. Hâlâ yüksek ses duyduğumda o korku tüylerime kadar geliyor.
Ailemiz devam etmeye çalıştı. Ama artık evde dört yabancı vardı; aynı evde yaşadığımız hâlde kimse kimsenin yüzüne bakamaz hâle gelmişti. Konuşmak, paylaşmak, hatta aynı havayı solumak bile imkânsızdı. Sonunda her şey bitti. Yeni bir hayatın, kendi hayatımın başlamak üzere olduğunu düşünüyordum.
Ama kader bir kez daha tokat attı: kanser geldi. :)