Seni özlemiş bulunmaktayım. Sana nereden ulaşabilirim onu da bilmiyorum ama seninle konuşmayı çok istiyorum. En azından son bir kere. Çünkü önemlisin, hem de çok.
Her şey bitti mi? Elbette bitmedi. Neden bitsin ki? İnanıyorum, inanıyorum ki bir sefer de olsa geri döneceksin.
Kitaplarımda senden hatıralar var, gördükçe canım yanıyor. Wilbur'u gördüğümde hissettiğim şeyi senin yorumlarını görünce de hissediyorum. Bu duyguyu tanımlayamam, anlatamam sadece hissedebilirim. Bilmiyorum çünkü..
Bildiğim bir şeyler var,
Wilbur'u seviyorum. Hem de çok.
Seni de seviyorum. Sevmek de can yakar bazen. Üzer, kırgınlık hissi bırakır ama sevmeyi bırakmazsın.
Kendimi duygu karmaşasının içine atıyorum sürekli, istemeden yapıyorum ve şuan seninle ilgili bir konuda bile kendimden bahsediyorum.
Gerçekten bu kadar bencilleştim mi?
Hayır. Çünkü senin ne hissettiğini bilmiyorum. Sanırım asla da öğrenemeyeceğim.
Yine de seni seviyorum.
Belki birbirimize yakınızdır ama farkında değilizdir. Sonuçta internette iki yabancıdan farklı değiliz, belki gerçek hayatta birbirimizi görmüşüzdür. Belki aynı kafede oturduk, aynı kütüphaneye gittik, otobüste yan yana oturduk ama sadece biz farkında değildik.
Bilmemek çok yoruyor Bade. Daha çok neyin yorduğunu biliyor musun? Özlemek.
Özlemek daha da yoruyor, özellikle de seni özlemek.
Neredesin bilmiyorum, güzel insan, ama umuyorum ki mutlusundur. Keşke ummaktan başka seçeneğim de olabilseydi.
<3