500LYNCB

Dilimde sen şiirsin,
          	Gözlerin yakar binbir esinti.
          	Geceler fısıldar adını,
          	Kalbim seninle, başka kim bilir?
          	
          	İçimde bir gül gibi açtın,
          	Aşkın kırmızı renklerle kanar.
          	Ben anlatırım, sen dinlersin,
          	Ama ruhum hep izinde yaşar.
          	
          	By: Tulay Akyüce @500lyncb 

500LYNCB

Dilimde sen şiirsin,
          Gözlerin yakar binbir esinti.
          Geceler fısıldar adını,
          Kalbim seninle, başka kim bilir?
          
          İçimde bir gül gibi açtın,
          Aşkın kırmızı renklerle kanar.
          Ben anlatırım, sen dinlersin,
          Ama ruhum hep izinde yaşar.
          
          By: Tulay Akyüce @500lyncb 

500LYNCB

Senin aşkın bir yara gibi,
          dokundukça kanıyor,
          ama ben bu kanı dudaklarımda gururla taşıyorum.
          
          Her nefesin göğsümde yeni bir kesik açıyor,
          her bakışın damarlarımda fırtına estiriyor.
          Acıyan her noktamda senin izini buluyorum.
          
          Sana olan arzum öyle kudretli ki,
          gerekirse bütün dünyayı kana boyarım.
          Sana bir gül sunmak için,
          binlerin çığlığını sessizce dinlerim.
          
          
          By: Tulay Akyüce @500lyncb 

500LYNCB

Sevdam bir çiçek değil,
          kırık dişler arasında ezilen et parçası.
          Dudakların bana dokunduğunda,
          damarlarım patlıyor, kan fışkırıyor bir şelale gibi.
          
          Aşkın kollarında,
          tenim lime lime yırtılıyor,
          tırnaklarınla kaburgamı açtığında
          kalbim avuçlarında çırpınan kanlı bir kuş.
          
          Seninle öpüşmek,
          dilimin paslı bıçakla kesilmesi,
          seninle sevişmek,
          ciğerlerimin ısırılıp kana bulanması.
          
          Ve işte…
          bizim sevgimiz bir mezbahadır,
          ama bu mezbahanın içinde
          ben en görkemli zaferimi buluyorum:
          Kanla yazılmış bir aşk,
          ölümün bile silemeyeceği.
          
          
          
          By: Tulay Akyüce @500lyncb 

500LYNCB

Aşkın bana şifa değil,
          damarlarımdan akan kara bir zehir.
          Her öpücüğün, tenimde açılan irinli bir yara,
          her sarılışın, kaburgalarımda kırılan bir kemik.
          
          Bu sevda, hummalı bir hastalık değil…
          ölümün ta kendisi.
          Gözlerinde boğulurken
          ciğerlerime dolan kanın paslı tadını içiyorum.
          
          Ve günah…
          adı bile kurbanın feryadı gibi yankılanıyor.
          Sana her dokunuşumda
          bir parçam koparılıp kana bulanıyor.
          
          Ama işte:
          Sana tutkun olmak,
          hem celladımın bıçağı,
          hem de ölümüme yazılmış tek şifa...
          
          
          
          
          By: Tulay Akyüce @500lyncb 

500LYNCB

Okların göğsümde saplı,
          her seferinde biraz daha derine giriyor.
          Ben artık hedef tahtası değilim,
          ben senin arzularında gerilen çıplak bir yayım.
          
          Her dokunuşun,
          derimi yırtan bir ok gibi yanıyor.
          Suskunluğun bile beni delerken,
          çığlığım senin kollarında hapsedilmiş bir yankı.
          
          Suda çırpınan bedenim,
          senin teninde boğuluyor.
          Her kulaç, senin sıcaklığında daha da batış.
          Nefesim sana teslim,
          ama senin öpüşün ciğerlerime dolan acı bir deniz.
          
          Ve şimdi soruyorum sana,
          bu batışımı, bu yanışımı duydun mu?
          Söyle, şiirim hakkında ne düşünüyorsun?
          
          
          By: Tulay Akyüce @500lyncb