80likolsun

Şarkılarımı kirletiyorsunuz 

serkav

Onlu rakamın sonundayım ben. Geriye dönüp baktığımda ne kadar çok anı bırakmışım meğer. Akıl hastanesinde yatan depresif hastalar gibiymişim: Burası benim rehabilitasyon merkezim ama ilaç olarak biraz wattpad kullanmisim. Bi kaç yıl burdan uzak durunca fark ettim ki onlu yaşlarımı mağdur etmişim. Kendimi kırmışım hep ve insanların beni kırmasına izin vermişim. Hep çok üzülmüşüm unutamamisim bazi seyleri, kin beslemisim anılarıma ve onlara...Hayır aslında bu kadar depresif degilim. Aslında çok mutlu bi insanım ben. Yine de nasıl olduysa kendime verdiğim hiçbir sözü tutamamışım. Yine de eski bene kırgın değilim. Seviyorum kendimi. Kendimi seviyorum... Bunu daha çok dile getirecegim. En azindan bu sözümde durmalıyım.Yirmime yaklaşıyorum ve tek hissettiğim şey korku. Büyümekten, yaş almaktan ve bazı şeylerin değişmesinden korkuyorum. Sorumluluk almaktan, babamın minik prensesi olamamaktan korkuyorum. Annemin bana bakış acısının değişmesinden korkuyorum. 

serkav

Nasılım diye soracak olursam iyiyim. Hergün kendime nasıl olduğumu soracağım ve olabildiğince iyi bakmaya çalışacağım bu ruha. Çünkü hayatımın ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlıyorum. Sadece bir kere gelmeye hakkımızın olduğu bu dünyada neden insanlar hep incinir? Neden kimse birbirini koşulsuz sevmez? Oysa sevilmek çok büyük bi nimet bu zamanda. Ama yine de sevilmeye ihtiyacı olan biri tarafından sevilmek isterdim. Çünkü artık o kadar basit biri değilim. Değiştim ve geliştim. Büyüdüm yani! Kimse için bu kadar çaba sarf etmemeyi ve hiçbir şeyi takmamayı öğrendim. 20li yaşlarıma bıraktığım en büyük mirasım bu. 20li yaşlarımı daha rahat ve mutlu yaşayabilirim artık. 
Mag-reply

80likolsun

En güzel yaşım 17'ydi. 

80likolsun

Mükemmel bir şey 
Mag-reply

80likolsun

Ne çok büyüksün ne çok küçük, tam hayatını yaşayacağın dönem. 
Mag-reply

80likolsun

Hiç durmadan konuşuyorlar, hiç susmuyorlar. Bi nefes alışla başlıyor yavaş yavaş hırıltıya dönüşüyor sonra bağırıyorlar. Hep bir ağızdan. Her gece. Onlar her gece bağırıyor. Her gece buna katlanmak ne demek bilir misin? Insan yavaş yavaş akıl sağlığından oluyor. Bunu normalleştiremem. Kulaklığımı takıyorum son ses müzik acıyorum. Sonra... sonra kafamın içinde başlıyor bu sesler bunu durdurmak için bir şey yapamıyorum. Direnmek zorundayım. Güzel şeyler dusunmeliyim belki ama olmuyor işte. Güzel şey nedir ki? Hiç Güzel bi anım olmadı. Bir kediyi bile düşlerken harap olmuş kutunun altında yağmurdan saklanırken düşünüyorum. Benim için güzel bir şey yok. Sadece gerçekler var. Toz pembe hülaylara dalamıyorum, hayat benim için siyah beyaz kalitesi düşük, bazen her şeyi tüm netliğiyle bile göstermiyor. Neyse düşüncelerime bile bi şekilde engel olmaya başarsam bile uykuda? En zayıf anımda beni yakalıyor, rüyalarıma giriyor. Bu sefer bir çözüm yok sadece işkence var. Sadece uyanmayı bekliyorum. Beklemekten başka bi çarem yok. Ama bi ara uyumayı deneyeceğim. Gerçek bi uyku. Uzun... soluksuz... Bu sefer prenses de olsam prens beni öpücükle uyandıramayacak.