Hayatınızda aşkın yeri nerede? Gökyüzünde? Yerde? Damarlarınızda? Burnunuzun dibinde? Toprakta? Aynada Bir hayvanda? Havada? Karşıdaki sokaktan yansıyan, güç bela buraya ulaşan sokak lambasında? Yüreğinizde? Ya da, bir başka bedende? Gözlerde? Bir emektar avuçta? Kıvrımlı bir belde? Göğsün kenarındaki bir bende?
Şahsen benim hiçbir fikrim yok. Kelimelerimde? Kalemimde? Kanayarak boyadığım sayfalarda? Mesela, yüksek bereketli bir tepede. Ufukta, ve denizde. Damarlarımda, ruhumda. Benim için, Tanrı'dan bir adım uzak ve benden bir adım daha yakın bir yerde. Artık bir fikrim var.
Gözlerine bakacağım ilk an titreyen ruhum mesela, nasıl açıklayacağım ki? Nefeslerindeki havada, baktığı gökyüzünde, adım attığı yerde... Aşk onda, demek isterdim. Onunla başlayan ve biten her yerde. Onsuzken bile, onunlaykende.
Ömrümde belki de bir defa âşık olabilecek bir insanım. Biliyorum, çünkü iliklerime kadar hissediyorum. Biliyorum, çünkü neredeyse aşka tapıyorum. Ve aşık olduğumu itiraf edecek kadar, bir kere eziliyorum. Ve o, aşkın en güzel halini bir çift yeşil-mavi göze çeviriyor. Aşkı katlanılamayacak derecede güzelleştiriyor. Kafayı yemek, ruhumun bana sığmayışı bile enfes geliyor. Özlemek bir hürmet sanki aşka, ve sevgilim, ben çoktan ruhumu bu kutsala bağlamışım. Bu acı, bu tatlı acı, bu içimi rahatlatan ağrı, ve asla kanı kurumayan yaralar, her şeyim her şeyine karışsın. Sana geliyorum :)