Adriamisin

Arkadaşlar herkese merhaba. Karşılıklı vote, yorum, takip yapabilirim. Kitabımı okuyarak yorum yaparsanız, yapan herkese de okuyarak yorum yaparım. Destekleriniz için şimdiden teşekkürler ^^

runess_s

Yazdığınız yazıları okudum. Sizi çok iyi anlıyorum dersem bana inanacağınızı sanmam lakin yine de içinizi rahat ettirmek isterim. Tek siz olmadığınızı kanıtlamak isterim müsadenizle. 
          
          Hastane odasındaki gecelerin zorluğunu çekmeyi, damarına girip çıkan iğnelerin ne kadar illet getirdiğini ama bir süre sonra artık alışmak zorunda kalmayı, her fırsat bulduğunda sessiz sessiz ağlamayı, ailen gözyaşlarını görmesin diye tavana bakmayı, tüm anılarının bir film şeridi misali izlemeyi, her gece umut etmekten yorulmayı, sabaha çıkmayı dileye dileye uyumaya çalışmayı, her uyandığında aynı manzarayı görmeyi, bir süre sonra delirdiğini düşünmeyi, hastane yüzü görmek istememeyi ama bunun imkânsız olduğunu...
          Sürekli kötü haber almaktan korkmayı, tükenmeyi, vazgeçmekle vazgeçmemek arasında kalmayı, gençliğini yaşayamamayı, geç fark etmenin pişmanlığını...
          Bunları bende yaşadım lakin 18 yaşımda değil daha bebek iken yaşadım ve Haziran ayında yine rastlaştım küçük bir operasyon için. Kanser değildim ama 1 hafta daha fark edilmeseymiş ölme ihtimalim varmış hastalığımın. Annemler sürekli derler, "o kadar ağladın, bize anlatmaya çalıştın ama biz anlamadık keşke anlasaydık" diye. 1 yıl boyunca annem bana pansuman yapmış. Bebekliğim sürekli hastanelerde geçmiş. Ablamın bebeklik fotoğraflarına bakıyorum ya Ankara’da ya da Bursada veya başka bir yerde. Beni bebekken gezdirme imkânları olmadı. Ablam çok şanslı olduğu için hep kıskanırdım. Keşke bende normal olsaydım, vücudumdan borular girip çıkmasaydı, bıçaklar kesmeseydi, yaralarım olmasaydı da dikişler kapatmak zorunda kalmasaydı. Keşke bende o bebek yaşımda ağır ilaçlara maruz kalmaktan ziyade tüm masumiyetimle ağlasam uyusam. Ağlamanın sebebi aç olmam olsaymış keşke. Ama değildi. 
          
          
          

runess_s

@ runess_s  Kanserin ne denli acı verdiğini bilemem umarım bilmek zorunda da kalmam ancak orada olmanın, o gecelerin ne denli acı verdiğini çok iyi bilirim. 
            Allah'ım diyorum inşallah bir mucize olurda iyileşir bu yabancı diyorum her duamda. Bu gece Mevlid Kandili daha çok dua edeceğim. Kimsiniz bilmiyorum lakin bu mühim değil. Kim olursa olsun isterse düşmanım olsun Allah ona bile vermesin böyle bir derdi. 
            İnşallah Allah’ın bir mucizesi ile iyileşirsin. 
Reply

runess_s

@ runess_s  Şimdi bu badirelerin üzerinden yıllar geçti. Yaşıtlarım gezer, tozar iken ben yine hastaneye düştüm ama hastalıktan ötürü değil bu kez kontrol amaçlı biyopsi olmam gerekti. 4 yıldır diyorlardı bu seneye nasip oldu. 2 gün mü 3 gün mü hiç bilmiyorum. Küçücük bir operasyonda bu kadar korktum ve geceleri ağladıysam bebekken çektiğim acılara nasıl dayanırdım hiç bilmiyorum. 
            Damarıma iğneler soktular yeni izlerim oluştu. Vücuduma her baktığımda boruların ve ameliyatın izlerini görüyorum. Canım yanıyor. Sağ tarafıma yatmaktan korkuyorum zira ameliyat olduğum yer karaciğerim. 
            Yaşıtlarım çok normal bir bebeklik, çocukluk ve gençlik geçirirken ben üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ şüphe ve endişe ile yaşıyorum. Ya bir şey olursa diye, ya hayallerimi yaşayamazsam diye.
            İlkokuldayken kan verirlirdi. Hayatımda ilk defa kan verdim, doktora gittim diyorlardı arkadaşlarım. Keşke bende diyebilseydim. 
            Yediğim içtiğim her şeye dikkat etmek zorundayım. Babam ben hayatımda hiç yemediğim bir şeyi ilk defa yerken "onu yersen burdan doğru çapaya" derdi. Çapa Tıp ameliyat olduğum yer. Örtülerdeki o logoyu görmekten bile sıkılıyor insan değil mi? Yırtıp koparmak istiyor. 
            Her şeyi yiyemiyorum bu sebepten. En derinine kadar araştırıyorum kimseye belli etmeden. Yoksa çok takıntılısın unut artık diyorlar.
            
            
Reply