Ahrimaan

Sırtını ne kadar dönersen dön,gittiğin yerde kalır hep aklın.

Ahrimaan

Yaralarını saymayı bıraktığında,unutacağını düşünürdün.Oysa her yara izini ruhuna mühürlemişti,sen saymayı bıraksan da her gün sızısı kendini hatırlatırdı.Düşünmekten kaçtıktıkça daha çok düşünmek gibiydi,dijital bir labirent oyununda aynı yerde defalarca kaybetmek gibiydi,neyden ve nerde kaybettiğini bilirdin fakat oyun başa sardığında kazanma ümidi ile kaybettiğin yerde defalarca ilk anda olduğu gibi yine kaybederdin.Hayat zihninin seni mahkum ettiği bir labirenti ve savaşın yenilgiye uğrattığı kişi olduğunu bildiğin halde savaşa katılırdın.
          
          Riyakar yakında..

Ahrimaan

Ben papatyaları sevmem çabuk incinirler gibi gelir,ben gülleri severim elime alınca dikenleri avuçlarımı kanatsa bile dokunmak isterim.Tıpkı seni sevdiğim gibi,dışardan bakınca o kimsesiz ve yaralarla kaplı ruhuna dokununca avuçlarım kanadı.
          
          Diken yarası yollar