Akceketli

Dostoyevski adamdır tolstoyun amk

Akceketli

'' Baksana bu karmotin değil. Henomotin adlı...'' Demek üzereyken hıhıhı hıı diye güldüm. 
          'Çılgın.' Sanırım bu bir komedi sözcüğü. Uyumak için muhsil ilacı içiyorum, üstelik  adı da henomotin.
          
          Şu an ben ne mutluyum ne de mutsuz.
          Sadece her şey gelip geçiyor.
          Benim şimdiye kadar 'Pandomim' sayesinde yaşamayı sürdürdüğüm bu ' İnsan' dünyasında, gerçek olduğunu düşündüğüm tek şey bu.
          Sadece her şey gelip geçiyor.
          
          Bu sene otuz yedi yaşında olacağım. Saçlarımdaki aklar iyice çoğaldı diye insanlar beni kırkımı geçtim sanıyor.

Akceketli

Tereza’nın annesi hak istiyordu. Yaşamındaki suçlunun cezalandırıldığını görmeliydi. Kızının kendisiyle birlikte utanma nedir bilmezlik dünyasında kalmasında bunun için diretiyordu; bu dünyada gençlikle güzelliğin bir anlamı yoktu; birbirinin tıpatıp eşi, ruhları görünmez olmuş bedenlerle dolu uçsuz bucaksız bir toplama kampından başka bir şey değildi yaşadığımız dünya.
          
          Var olmanın dayanılmaz hafifliği

Akceketli

Ne yazık, hasta değilmişim. Ertesi gün, beni revirden çıkardılar. Hücreme geri döndüm. Hasta değilmişim! Aslında genç, sağlıklı ve güçlüyüm. Damarlarımdaki kan özgürce akıyor; bütün kaslarım isteklerimi yerine getiriyor; hem bedensel, hem de zihinsel açıdan sapasağlamım ve uzun bir yaşam sürebilirim; evet, bütün bunlar doğru, ama yine de benim bir hastalığım var hem de insanların eliyle yaratılmış ölümcül bir hastalık bu.
          
          Bir idam mahkûmunun son günü