AlbayP

Şimdi çıksan yeniden karşıma, yılların, mevsimlerin ve susturulmuş bütün feryatların ardından bir kez daha o gözlerle baksan bana, neyleyeyim? Hangi kelimeyi bulayım da içimde harabeye dönmüş şu âlemi anlatabileyim? Zira sen gittikten sonra dilimdeki her cümle yarım kaldı, her mevsim vaktinden evvel ihtiyarladı. Bir insanın yokluğu, bir başka insanın ömrüne bu kadar ağır çöker miymiş, senden sonra öğrendim.
          	Hatırlar mısın? İlk tanıştığımız gün bir yavru ceylan görmüştük. Dünyanın bütün hengâmesine rağmen ürkek gözleriyle bize bakıyordu. O vakit anlamamıştım; meğer o ceylan, biraz da bizim hikâyemizmiş. Dokunmaya kıyamadığımız, sesimizi yükseltsek ürkütürüz diye korktuğumuz o narin mahlûk gibiymiş meğer aramızdaki bağ. Şimdi dönüp baktığımda, hafızamın en kuytu köşesinde hâlâ o ceylanın gözleriyle senin gözlerin birbirine karışıyor. Hangisini özlediğimi ayırt edemiyorum.
          	Sensiz geçen vakit, takvim yapraklarının eksilmesi değil yalnızca. Sensiz geçen vakit, her gün biraz daha içime gömülmek demek. Kalabalıklar arasında dolaşıp da hiç kimseye rastlayamamak demek. İnsanların konuştuğu, güldüğü, yaşadığı bir dünyada, kendi sessizliğinin mahkûmu olmak demek. Çünkü bazı ayrılıklar bir kapının kapanması değildir; bazı ayrılıklar, insanın içinde koskoca bir memleketin yıkılmasıdır.

AlbayP

3 yıl geçti sevgilim, koskoca 3 yıl, ve ben hâla seni eskisinden bir gram eksilmemiş seviyorum. Gün geçtikçe artıyor denebilir. Her unuttum sandığımda yeniden bir melodi çıkıyor, ve acın en taze haliyle batıyor kalbime bir hançer gibi.. 
          	  
          	  Özür dilerim biriciğim, sevgilim, seni hâlâ canımdan çok sevdiğim için, seni hâla çok özlediğim için
Reply

AlbayP

Şimdi çıksan yeniden karşıma, ne değişir bilmiyorum. Belki hiçbir şey. Belki de yıllardır içimde biriken bütün fırtınalar tek bir bakışınla diner. Fakat bildiğim bir şey var: Bazı insanlar gittikten sonra arkalarında boşluk bırakmazlar. Arkalarında uçsuz bucaksız bir hasret bırakırlar. Ve insan, o hasretin içinde her gün biraz daha eksilerek yaşamayı öğrenir.
          	  Ben de öğrendim sanıyordum.
          	  Meğer öğrenememişim.
          	  Çünkü aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, bir yavru ceylan gördüğümde hâlâ aklıma önce sen geliyorsun.
Reply

AlbayP

Bilsen, kaç gece senin adını anmamak için dudaklarımı ısırdım. Kaç defa eski bir sokağın köşesinde seni görür gibi oldum. Kaç kez, ansızın çalan bir telefonun yahut uzaktan gelen bir kahkahanın içinde seni aradım. İnsan bazen birini özlemez; bir zamanlar o kişinin yanında olduğu hâlini özler. Ben ikisini de özlüyorum. Seni de, senin yanında kaybettiğim kendimi de...
Reply

alniaz

gunnaydin ablayim ☝☝ 

alniaz

CPK KARMASIK BU KONUDA DISUNCELERIM COK CIKANIYORUM ICINDEN. ve saat iki bucuk oldu sen uyumsyacak misin :(( cok yorgundun en son bwn boyle sabah kadar cene calarim gibi
Reply

alniaz

evet evwt biliyorum aslinda bunu, oncwki iliskimde hic oylw hissetmemistim mesela ama iste ustunden bir seneden fazla gectigi icin artik yalnizliga fazlaca alistim su an biriyle konusacak olmak bi yuk gibi gekiyor?? aslinda mesela seninlw konusmak oylw degil ama sanirim flort sevgili anlaminda biriyle konusmayi dusununca sorumluluk olarak benimsiyorum ve kaciyorum sanirim.
Reply

AlbayP

@alniaz  PXLLCÖDLCÖDŞCŞDŞCŞÖSLCS kısıtlanmaz bebeğim doğru kişi olursa ve söylediklerin ve gpt nin söyledikleri kadarıyla çok ayno
Reply

AlbayP

Şimdi çıksan yeniden karşıma, yılların, mevsimlerin ve susturulmuş bütün feryatların ardından bir kez daha o gözlerle baksan bana, neyleyeyim? Hangi kelimeyi bulayım da içimde harabeye dönmüş şu âlemi anlatabileyim? Zira sen gittikten sonra dilimdeki her cümle yarım kaldı, her mevsim vaktinden evvel ihtiyarladı. Bir insanın yokluğu, bir başka insanın ömrüne bu kadar ağır çöker miymiş, senden sonra öğrendim.
          Hatırlar mısın? İlk tanıştığımız gün bir yavru ceylan görmüştük. Dünyanın bütün hengâmesine rağmen ürkek gözleriyle bize bakıyordu. O vakit anlamamıştım; meğer o ceylan, biraz da bizim hikâyemizmiş. Dokunmaya kıyamadığımız, sesimizi yükseltsek ürkütürüz diye korktuğumuz o narin mahlûk gibiymiş meğer aramızdaki bağ. Şimdi dönüp baktığımda, hafızamın en kuytu köşesinde hâlâ o ceylanın gözleriyle senin gözlerin birbirine karışıyor. Hangisini özlediğimi ayırt edemiyorum.
          Sensiz geçen vakit, takvim yapraklarının eksilmesi değil yalnızca. Sensiz geçen vakit, her gün biraz daha içime gömülmek demek. Kalabalıklar arasında dolaşıp da hiç kimseye rastlayamamak demek. İnsanların konuştuğu, güldüğü, yaşadığı bir dünyada, kendi sessizliğinin mahkûmu olmak demek. Çünkü bazı ayrılıklar bir kapının kapanması değildir; bazı ayrılıklar, insanın içinde koskoca bir memleketin yıkılmasıdır.

AlbayP

3 yıl geçti sevgilim, koskoca 3 yıl, ve ben hâla seni eskisinden bir gram eksilmemiş seviyorum. Gün geçtikçe artıyor denebilir. Her unuttum sandığımda yeniden bir melodi çıkıyor, ve acın en taze haliyle batıyor kalbime bir hançer gibi.. 
            
            Özür dilerim biriciğim, sevgilim, seni hâlâ canımdan çok sevdiğim için, seni hâla çok özlediğim için
Reply

AlbayP

Şimdi çıksan yeniden karşıma, ne değişir bilmiyorum. Belki hiçbir şey. Belki de yıllardır içimde biriken bütün fırtınalar tek bir bakışınla diner. Fakat bildiğim bir şey var: Bazı insanlar gittikten sonra arkalarında boşluk bırakmazlar. Arkalarında uçsuz bucaksız bir hasret bırakırlar. Ve insan, o hasretin içinde her gün biraz daha eksilerek yaşamayı öğrenir.
            Ben de öğrendim sanıyordum.
            Meğer öğrenememişim.
            Çünkü aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, bir yavru ceylan gördüğümde hâlâ aklıma önce sen geliyorsun.
Reply

AlbayP

Bilsen, kaç gece senin adını anmamak için dudaklarımı ısırdım. Kaç defa eski bir sokağın köşesinde seni görür gibi oldum. Kaç kez, ansızın çalan bir telefonun yahut uzaktan gelen bir kahkahanın içinde seni aradım. İnsan bazen birini özlemez; bir zamanlar o kişinin yanında olduğu hâlini özler. Ben ikisini de özlüyorum. Seni de, senin yanında kaybettiğim kendimi de...
Reply

AlbayP

Rüyamda gördüm bugün seni,gecenin suskunluğunu kadife perdeler gibi ruhumun üzerine örttüğü o derin vakitte, unuttuğumu sandığım bütün ihtimallerin küllerinden yeniden doğan bir hayal gibi çıktın karşıma. Oysa ben seni çoktan zamanın acımasız değirmenine bırakmış, anılarını içimde usul usul çürümeye terk ettiğime inanmıştım. Ne büyük yanılgı..Çünkü insan bazı yüzleri unutmazmış, yalnızca adını anmamayı öğrenir, yalnızca yokluğuyla konuşmayı alışkanlık sanırmış. Ama gözlerin..Tanrının geceleri insanın kalbine bıraktığı en ağır imtihan gibi, bütün inkârlarımı tek bir bakışta paramparça etti. Her geçti dediğim yerde aslında ne kadar diri kaldığını, her unuttum dediğim anın altında seni ne kadar ürkütücü bir açıklıkla sakladığımı yüzüme vurdu güzelliğinin netliği. 

AlbayP

Belki de bazı insanlar sevilmek için değil, insanın ruhunda kapanmayacak bir boşluğun mimarı olmak için çıkar karşımıza. Ve sen,Her unuttum sandığımda, zihnimin en tenha köşelerinden sessizce doğrulup bana aynı şeyi hatırlatıyorsun. İnsan bazı gözleri yıllarla, mesafelerle, başka hayatlarla silemezmiş, çünkü bazı bakışlar unutulmaz, yalnızca insanın içinde yavaşça büyüyerek bir özleme, bir yaraya, adı konulamayan şiirsel bir felakete dönüşürmüş. İnsanlığımı yeniden hatırlatır, kalbimin en derinlerindeki yokluğunun boşluğuna düşürürmüş.
Reply

AlbayP

Ve anladım ki seni hatırlamak, bir insanı hatırlamak değilmiş sadece, yarım kalmış cümlelerin boğazda düğümlenen yankısını, dokunulamamış ihtimallerin iç burkan ihtişamını, geç kalınmış vedaların sessiz çığlığını da aynı anda taşımakmış. Çünkü sen, hafızamın tozlu raflarında solup gitmiş eski bir isim değildin,sen, ne zaman içimde biraz huzur filizlense ansızın esen bir fırtına gibi bütün dengemi altüst eden, varlığıyla değil yokluğuyla bile insanın içine sığmayan bir mevsimdin. Gözlerin ise..Bir ömrün bütün yorgunluğunu saklayan karanlık denizler gibi derin, insanı kendine çekerken aynı anda boğabilecek kadar güzel, unutulmaya direnen lanetli bir şiirin en vurucu dizesi gibiydi.
Reply