Yeni bölümden alıntı!
Sarı saçlarım yüzüme yapışırken gördüğüm yer ile burukça gülümsedim. Telefon kulübesiydi. Topuklu ayakkabılarımla zor kanaat bu yağmur da yürürken telefon kulübesinin içine girdim. Çantamı köşeye koyarken yere çöktüm. Küçüktü ama oturabiliyordum.
Çantadan telefonu çıkarırken ses kayıt yerini açtım, dışarıda eğer sokak lambaları olmasaydı zifiri karanlıkta olacaktım. Ses kaydına bastıktan sonra akan burnumu çektim güçlükle, “Selam.” derken içim acımıştı. Devam edemedim çünkü birden günlerdir tuttuğum gözyaşlarım hücum etti yanaklarıma ve sessizce ağlamaya başladım. “Aras.” diye fısıldadım telefona doğru onun asla bu ses kaydını dinlemeyeceğini bile bile. “Dönmek istiyorum.” dedim içten bir sesle.
Birkaç saniyeliğine durdum ve dayanamayıp yüksek sesle ağlamaya başladım, ben ağlarken elimdeki telefonun varlığı aklımdan uçmuş gibiydi. Birkaç dakika ardından sakinleşirken ses kaydını kapattım ve telefonu yere bıraktım.
O telefon kulübesinde sabaha kadar ağladım.
Cumartesi yeni bölümde görüşmek üzere.