Rengini yeryüzünden alan yeşil gözlerin, beyaz lekeli yanık tenin, güneş gibi parıldayan kahve saçların öldürüyor beni birtanem. Gözlerinin büyüsüne kapılıp gidiyorum, bir gülüşün beni kendime getiriyor sevgilim. Tenin sanki tüm güzelliklere nispet yapar gibi yağmur kokuyor, yeşillerinle birleşip bana cenneti yaşatıyor. Bitiyorum ben cananım, ölüp ölüp diriliyorum güzel ağzından çıkacak tek kelimeye. Ne yaptın bana böyle?
Bilmezdim böyle hislerin var olduğunu, hiç bişey bilmezdim ben biriciğim. Çok zaman geçti o kasvetli ağustos günden bu yana, neden hala seni her görüşümde sanki ilk görüşüm gibi çöküyor bedenim? Sen olmadığın her an mahvoluyorum ben, sana gelicek en ufak zevalde göz bebeklerime kadar titriyorum.
Benim ışığımı geri getirdin sen canımın içi, o ışık hem beni yuttu hem seni. Sevdam sığmıyor artık benliğime, güzelliğin fazla geliyor aciz ruhuma. Tüm acizliğimle karşındayım, her bir zerrem senin için tutunuyor bu kirli evrene. Mi amor, morenica.