Belki de hayatın en kusursuz yanı bizim isteklerimize göre devam etmemesiydi. Yarın ne ile karşılaşacağımızı bilmemenin hem tedirginliğini hem umudunu taşıyor olmamızdı. Bize hayeller kurduran, dualar ettiren, bizi inançlı kılan şeydi o bilinmezlik. Seçemediğimiz her şey bizi, biz yapandı. Sonunu kendin yazdığın film sıkıcı olurdu. Sonunda kendi kendinize aldığımız bir hediye ile karşılaşacağımızı bildiğimiz yolu, aynı hevesle koşamazdık.