@ Atica_ "Beni bırakır mısın?" Kaçacak hiçbir yer bırakmamıştı. Kolları bedenime sarılı şekilde saçımı kurutuyordu.
"Bundan sonra asla!"
"Abi anlamıyorum."
"Anlatacağım Feray. Zamanı gelince her şeyi en iyi şekilde anlatacağım. Şu an lütfen bir şey sorma. Bana abi deme. Saçlarını kurutup seni okula bırakmak istiyorum."
"Konu ben olmama rağmen yapmak istediğin hiçbir şeyi de bana sormuyorsun."
Cevap vermedi. Saçlarımı okşayarak, makinayı sallayarak saçlarımı kurutmaya devam etti.
"Uzaklaşır mısın? Doğru değil!" Ellerim ile itmeyi deniyordum ama yere ayaklarını öylesine güçlü basıyordu ki mümkün değildi.
Cevap vermedi.
"Beni duyup, ciddiye alır mısın? Uzak dur benden."
"Seni benden iyi kimse duyamaz Feray. Ciddiye alınacak her konuyu en iyi şekilde ciddiye alırım."
Tekrar itmeye çalıştım.
"Uzak dur benden. Bu yakınlaşma da, yaptıkların da doğru değil."
"Kime göre doğru değil?" diyerek saç kurutma makinesini kapattı. "Bana göre doğru mesela."
"Ben şu an konuyla muhatabım ve benim için doğru değil? Uzaklaş lütfen! Ya da benim geçmem için yol ver."
"Senin tüm yollarının bir gün kime çıktığını herkes görecek Feray." diyerek uzaklaştı. "Saçların yakışmış."
Bu konuşmanın arasında saçların yakışmış mı dedi o?
Ona takılmadan "Benden bundan sonra uzak dur!" dedim. "Yaklaşma, hatta beni gördüğün zaman yolunu değiştir abi."
Yaptığı saçmalıkları anca bu şekilde unuturdum.
"Feray," dedi ama gerisi gelmeden banyonun kapısını biri çaldı.
Olduğum yerde anında kal gelmişti. Şu an ikimizin banyoda baş başa oluşu, onun üzerinin çıplaklığı, benim üzerimde yalnızca havlu oluşu...