Atica_

Ay Işığı Mahallesi 5. Bölüm yayında. Uzun zaman sonra keyifli okumalar... ❤️✨

Atica_

Yine bir gece saati ile sizlerle birlikteyim. Buraya dönmeyi şu an dört gözle bekliyorum. Bir aksilik çıkmazsa da bayramdan sonraya inşallah bölüm yetiştirebilirsem hem Ay Işığı Mahallesi'ne hemde de Vatana Vurgun'a yazacak olduğum yeni bölümlerle sizlerle birlikte olacağım. Uzun süre sonra satırların arasına çevremden, kendimden birer parça bırakmak için sabırsızlanıyorum. 
          
          Finaller kapatılsın :( 
          Bitmiyordu... 
          
          Üniversite birinci sınıfa başladığım zaman profilde sadece İz'in Ateş'i vardı. Şimdi ise biri tamamlanmış diğer ikisi tamamlanmak için bekleyen iki kitap var... Bu aralar oldukça duygu yüklüyüm. 
          
          Yanımda olan destek veren herkese tekrar çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bölümlerle dönmek için elimden ne gelirse en iyisini yapıp tekrar buralara geri döneceğim. 
          
           ❤️

Atica_

Vatana Vurgun birinci bölüm alıntısı ile sizlerleee.❤️
          
          
          "Acaba nasıl bir kadın? Kesin çok kuralcı biri olacak." dedi Tuğra çoğunlukla gördüğü savcıları hatırlayarak.
          
          "Tuğra o şom ağzını kapat! Yoksa ben kalkıp kapatırım." dedi Hacı. Arkadaşına bıkkınlıkla bakmıştı. Sürekli kötü düşünceler içinde olup evrene kötü enerji gönderiyordu. Hacı bu durumun hepsini kötü etkilediğine inanıyordu. Çekim yasası ile her şeyin olacağını düşünüyordu. 
          
          "Olmaz değil mi, komutanım? Olursa hiç çekilmez ki." dedi gurubun en genç üyesi olan Doğan. " Olayın ne kadar süreceği belli değil. Elimizde hazır olan bir plan da yok. Bir kaç küçük olay daha var. Savcı uzun süre durursa nasıl anlaşacağız?"
          
          "Sakin ol Mermi. Abin burada olduktan sonra her şeye rahat bakmayı öğren." Tuğra rahatça elini Doğan'ın omzuna koydu. 
          
          "O nasıl olacak komutanım?" Tuğra'nın olduğu yerde kesinlikle illegal bir iş olurdu. 
          
          "Sen abini boş mu sandın?" Elini sakalına götürerek sıvazladı. "Abin Savcı Hanım ile bir kaç sohbet eder her şeyi halleder. Sen rahat ol." Özel görevlere gittikleri için saç sakal serbesti. Gittikleri göreve göre şekil alıyordu. 
          
          "Abi bunu en son dediğin zaman Azam komutanım," diyerek sustu. Gerisini getirmeye dili ve rütbesi yetmemişti. "Kusura bakmayın komutanım."
          
          

Atica_

@ Atica_  "Götüne Savcı ile konuşmak için oturduğun sandalyeyi sokmaya çalıştı." Bu sözü kesinlikle İsmail söylemişti. Azam'ın sinirle onlara dönmesi ile sözüne devam etmedi. Başını eğerek önüne döndü. "Kusura bakmayın komutanım."
            
            "O yanlış yolda yürüdüğüm içindi. Şimdi Savcı Hanım'a kardeşi gibi yaklaşacağım. O zaman yaptığım yanlış şimdi olmayacak. Zaten 40 yaşında olan kadına asılacak halim yok ya." 
            
            "İşin içinde Tuğra varsa ben olur derim." 
            
            Hacı'nın alaycı sözü ile Tuğra kaşlarını çatmıştı. "O ne demek lan? Bu zamana kadar kendimden büyük kadına yürüdüm mü ki bana laf atıyorsun?"
            
            "Bundan önce gelen savcı 39 yaşındaydı. Sorun bir yaşsa kusara bakma kardeşim." 
            
            "Bir yaş ile her şey değişir. O savcı 39 yaşında bekardı. Şimdiki evli olabilir. Bu kadar başarılı kadının kesin onun kadar başlarılı olan bir eşi vardır. Başımı belaya sokamam."
            
            "Kavgaya hazır olun o zaman. Yakında kararaha kendine benzin dökenler değilde bizden birine benzin dökmeye gelenler olabilir."
            
            
            
            Bu gece de Vatana Vurgun'un birinci bölümünü paylaşıp yeni kitabımızı size emanet edeceğim. Birlikte güzel yerlere gelmek dileğiyle. ❤️✨
Reply

Atica_

Ay Işığı Mahallesi 1000 okumaaaaa. Okuyan, destek veren herkese çokkkkk teşekkür ederim. İyi ki varsınız. ಥ⁠_⁠ಥ. ❤️
          
          İz'in Ateş'inin 1000 okuma olduğu zamanki mutluluğum gözümün önüne geldi ve şu an iki katı fazla duygulandım. ✨(⁠。⁠ŏ⁠﹏⁠ŏ)   ༎ຶ⁠‿⁠༎ຶ
          
          Her şey için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Sizi çok seviyorum Atiçalarım. Her daim birbirimizin yolunu aydınlatan ateş böcekleri olmaya devam etmek dileğiyle. ❤️✨ (⁠ ⁠・ั⁠﹏⁠・ั⁠)

Atica_

Ay ışığı mahallesi 4. bölümden alıntı ❤️
          
          Çayları bardaklara doldurup tepsiyi elime almam ile çığlık atarak bırakmam aynı anda oldu. Ama çığlık atmama sebep olan kişi hem ağzımı kapatmış hemde tepsiyi tek eli ile tutmuştu.
          
          Sinirle karşımdaki kişiyi iterek gözlerimi kapattım. Çık aklımdan... Bu iyi bir fikir değil... Cebimde taşıdığım araba aynasının parçası ile gözlerini oyma fikri çık aklımdan. 
          
          "Niye dibimde bitiyorsun Gazi abi?"
          
          "Bana abi dememen için hatırlatma yapmaya geldim."
          
          "İstediğini diyebilirsin abi. Dilimden o kelime dökülmesede kalbim abim olduğunu haykırıyor." Tepsiyi geri aldım. "Çaylar soğumasın. Bir şeyler yapmak istersen tabakalardan getirebilirsen çok iyi olur."
          
          Ben mutfaktan çıktıktan sonra peşimden geliyordu ama elleri dolumu boş mu bilmiyordum. 
          
          Herkesin önüne koyulan sehbalara çayları dağıtıp arkamda olan adama baktım. Elindeki tabakları dağıtmış yenisini almak için mutfağa gidiyordu. Peşinden giderek iki tabakta ben aldım. 
          
          İçtenlikle gülümsedim. "Teşekkür ederim." 
          
          "Anladım." demesiyle kaşlarımı çattım. 
          
          "Neyi anladın abi? Seni anlayamıyorum."
          
          "Yok bir şey. Yapmam gerekenleri yapıyorum teşekkür etmene gerek yok."
          
          Hâlâ anlayamayarak yüzüne baksamda bir şey belli etmeden önüne bakıyordu. 
          
          Herkesin tabağını birlikte dağıtmış sonra boş olan ikili koltuğa mecburen yan yana oturmuştuk. 
          
          
          
          Gece bölümde buluşalım.❤️✨

Atica_

Öncelikle herkese merhabalar uzun zamandır yoktum. Kitap yazma ve okuma konusunda o kadar büyük bir boşluğa düştüm ki kitaplığımın önünden geçmeyi geç sürekli elimde olan telefonda dahi buraya uğradığım yok. Bölüm bekleyenler varsa herkesten özür diliyorum. Yazma konusunda ilhamlarım çalınmış gibi. Şu an elimde iki kitap içinde birer bölüm var. Onları düzenleyip en kısa zamanda paylaşacağım. 
          
          Ayrıca okul, yurt, ev, dersler, ödevler, sınavlar... Beni oldukça zorlayan bir döngünün içindeyim. Beni pek yormayan bir yoldan beni yoracak yola ani dönüşle kendimi başka yola soktum. O yolda hiç bilmediğim şeylerin içinde bir şeyler öğrenmek için çabalıyorum. Kendimi her konuda topladığım an bölümleri hızla yazıp iki kitabı da olduğu kadarıyla aynı zamanlı yürütmeye çalışacağım. Tekrardan özür diliyorum. İyi geceler. ❤️ 
          
          Bölümden bir iki gün önce yine panoda kısa bir alıntı paylaşırım. 
          
          ❤️✨

DilaraYildiz690

Yeni bölüm ne zaman yazarim Ve Instagram hesabını verirmisin WhatsApp kanalın varsa onuda lütfen veririmisin lütfen lütfen lütfen lütfen cevap verrrrr lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen lütfen cevap verrrrr lütfen lütfen lütfen lütfen 

Atica_

Ay ışığı mahallesi 3. Bölümden alıntı. ❤️
          
          
          "Saçlarının rengini mi değiştin?" Tek odağı saçıma sardığım havlunun açık kalan kısmıydı.
          
          "Evet." 
          
          Üzerime doğru tekrar gelip tek bir hamlede saçlarımı omzuma döktü. "Ne zaman doğal rengini göreceğim?"
          
          "Ben bile doğal rengini hatırlamıyorum. O yüzden uzak gibi duruyor." Şu an olduğumuz konum beni fazlasıyla utandırıyordu. Kıyafetsiz oluşumuz bunun en büyük nedeniydi. "Ben artık gitsem iyi olacak. Kurutma makinesi sende kalsın." Kapıya doğru gittiğim zaman beni durdurdu ve bu kez de lavabo ile kendi arasında sıkıştırdı. "Gazi abi ne yapıyorsun?"
          
          "Feray bana abi deme demedim mi?" 
          
          "Abimle yaşıt sayılırsın, doğru olan bu. Sen ne dersen de." 
          
          "Umrumda mı sanıyorsun Ay ışığı?" 
          
          "Adım Feray. Senin olmasada benim umrumda. Sana adınla seslendiğim zaman yanlış anlaşılma olur." 
          
          "Belki de yanlış anlaşılmasını istiyorumdur Ay Işığı." Bayılacak gibi titremiştim. Ses tonu içimde bir şeylere etki ederken sözleri beni baştan çıkarmak için yeterliydi.
          
          (...)

Atica_

@ Atica_  
            Pazar günü saat 17.00'de görüşmek üzereeee ❤️✨
Reply

Atica_

@ Atica_  "Beni bırakır mısın?" Kaçacak hiçbir yer bırakmamıştı. Kolları bedenime sarılı şekilde saçımı kurutuyordu. 
            
            "Bundan sonra asla!" 
            
            "Abi anlamıyorum." 
            
            "Anlatacağım Feray. Zamanı gelince her şeyi en iyi şekilde anlatacağım. Şu an lütfen bir şey sorma. Bana abi deme. Saçlarını kurutup seni okula bırakmak istiyorum."
            
            "Konu ben olmama rağmen yapmak istediğin hiçbir şeyi de bana sormuyorsun." 
            
            Cevap vermedi. Saçlarımı okşayarak, makinayı sallayarak saçlarımı kurutmaya devam etti.
            
            "Uzaklaşır mısın? Doğru değil!" Ellerim ile itmeyi deniyordum ama yere ayaklarını öylesine güçlü basıyordu ki mümkün değildi. 
            
            Cevap vermedi.
            
            "Beni duyup, ciddiye alır mısın? Uzak dur benden."
            
            "Seni benden iyi kimse duyamaz Feray. Ciddiye alınacak her konuyu en iyi şekilde ciddiye alırım." 
            
            Tekrar itmeye çalıştım. 
            
            "Uzak dur benden. Bu yakınlaşma da, yaptıkların da doğru değil." 
            
            "Kime göre doğru değil?" diyerek saç kurutma makinesini kapattı. "Bana göre doğru mesela."
            
            "Ben şu an konuyla muhatabım ve benim için doğru değil? Uzaklaş lütfen! Ya da benim geçmem için yol ver."
            
            "Senin tüm yollarının bir gün kime çıktığını herkes görecek Feray." diyerek uzaklaştı. "Saçların yakışmış." 
            
            Bu konuşmanın arasında saçların yakışmış mı dedi o? 
            
            Ona takılmadan "Benden bundan sonra uzak dur!" dedim. "Yaklaşma, hatta beni gördüğün zaman yolunu değiştir abi."
            
            Yaptığı saçmalıkları anca bu şekilde unuturdum. 
            
            "Feray," dedi ama gerisi gelmeden banyonun kapısını biri çaldı. 
            
            Olduğum yerde anında kal gelmişti. Şu an ikimizin banyoda baş başa oluşu, onun üzerinin çıplaklığı, benim üzerimde yalnızca havlu oluşu... 
            
Reply

Atica_

@ Atica_  
            "Gazi abi şu an olduğumuz konum doğru değil!" 
            
            "En doğru konumdayım. 4 yıldır bu konumda olmak için bugünü iple çektim." 
            
            Saçımda bir anda hava hissetmem ile irkildim. Saçımı kurutuyordu. "Gazi abi," dememle bakışlarını saçlarımdan çekip gözlerime dikti. 
            
            "Bana abi deme Feray. Dün de dedim, bugün de diyorum. Bana asla abi deme. Dün kabul ettin. Bugün ne değişti?"
            
            "Düşününce abi dememin mantıklı olduğuna karar verdim. Ama sen böyle durarak abi kardeş sınırlarını aşıyorsun."
            
            "Çünkü senin abin değilim."
            
            "Abimsin. Manevi olarak."
            
            "Sana hiçbir zaman abi olarak yaklaşıp, abilik yapmadım Feray. Beni 4 yıl önce tanıdın. Ne manevi abinim ne de başka türlü." 
            
            
Reply