Atica_
Yılın ilk bölümü Vatana Vurgundan geliyor.
Vatana Vurgun 2 bölümden alıntı ❤️
Bugün Yüksekova ile iletişime geçilecekti. Yarın ise Tuğra pazara inecekti. Amcamdan haber almak için ayağa kalktım. Oradan da Tuğra'ya uğrayıp yarınki görev için konuşmaya gidecektim.
Odadan çıkıp karşı odanın önüne geldim. Albay postasına "İçeride birisi var mı? Albay'ım müsait mi?" dedim sorarak. O da tam ayaklanıyordu.
"Sizi bekliyor Savcı Hanım."
Anlaşılan konuşmuştu.
Postaya başımı eğip odanın kapısını çaldım. İçeriden gelen 'Gel' komutla içeri girdim. İçeride ise tek bir kişinin bakışı kapıya dönmüştü. Azam Demirdağ. Bakışları hâlâ soğuk ve üzerime atlamak ister gibi bakıyordu.
"Gel Gökşin otur," dedi amcam önündeki dosyalara bakarken.
Karşımda beni yok sayan adamın bakışlarını umursamadan karşısındaki koltuğa oturdum.
"Yüksekova ile iletişime geçtim. Mikail Albay'ım ile konuşarak durumu anlattım. Bize yardımcı olacağını kızı ile konuşup sana yönlendireceğini söyledi."
Başımı salladım.
"Operasyona ne zaman çıkacağız komutanım?" dedi Azam Üsteğmen.
"Biraz daha bekleyeceğiz. MİT ajanlarımızdan geri dönüş aldığımız zaman tam bir plan yapacağız. Şu an beklemedeyiz. Yarın Tuğra'da kadını ayarlarsa her şey daha da güzel olacak."
Azam Üsteğmen başını salladı.
"Sormak istediğiniz başka bir şey var mı?" dedi amacam ikimize de sorgular gözlerle bakarak.
"Azam Üsteğmen'ime kısa bir sorum olacaktı," diyerek amcamdan bakışlarımı çekip ona döndüm. Gri gözleri korkuttuğu kadar huzur vermişti. "Operasyon hakkında plan yaptınız mı?"
(...)
Atica_
@ Atica_ Ateş saçan gözlerinden etrafa alevler sıçramaya başlamıştı. Benim Gökşin Turan olduğumu ve burada olduğumu kabul edecekti.
Amcamda ona dönünce başını iki yana salladı. "Hayır," dedi.
"Anladım. O zaman timinizin yapacağı operasyonun kararını benim vermiş olmamı artık suçlamazsınız diye düşünüyorum." Kaşlarımı havalandırdım. "Öyle değil mi?"
Başını amcamın bakışlarına karşın bir kez eğdi. Sanki söyleyecek çok sözleri olsada şu an burada söyleyemiyor gibiydi.
"Müsaadenizle komutanım," diyerek ayaklandı. "Tim hamgarda beni bekliyor," diyerek hazırola geçip selam verdi.
"Çıkabilirsin." dedi ama peşine ekledi. "Gökşin'de seninle gelip Tuğra ile yarının işleyişini konuşun." İtiraz edecek gibi sırtı gerildiği an "Bu operasyonda tek bir hata dahi istemiyorum." dedi amacam.
Başını sağlladığı zaman kalkarak Azam Üsteğmen'inin görmediğinden emin olunca elimle amacam öpücük atarak peşinden odadan çıktım.
İş ciddiyeti vardı ve ben bunu bozmadım. Burada kimse amcam ve benim bir bağım olduğunu bilmiyordu. İlk gün sarıldığımızı görenler belki biraz sorgulardı ama onun dışında burada herkes iş için buluştuğumuzu bilmeliydi.
Azam Üsteğmen'inin hızlı adımlarına yetişip postal seslerine topuklu ayakkabı seslerimle eşlik ettim. Sesten rahatsız olduğu belliydi ama beni yok saydığı için ne konuşuyordu ne de yüzüme bakıyordu.
Tam kapıdan çıkacağımız an bir askerin hızla elindeki dosyalarla içeri girmesi ile bana çarpması ve benim Azam Üsteğmen'e yetişmek için verdiğim hızlı yürüme çabamı son buldurup dengemi kaybetmemi sağlamıştı.
Ayağımın burkulması ile yere düşmeyi beklerken gözlerimi kapatmıştım ama ayağımın burkulma acısı dışında hiçbir acı hissetmeyince gözlerimi açtım. Yeşil gözlerim anında onun grileri ile buluştu.
Bölüm bu hafta içi gelecek ❤️
•
Reply