Size şöyle bir kitapla geleceğim yakında. Ama sırası var.
"Alpago," dedi Akay, "Targıt bahsetmiştir." İkisi de bana baktıkları zaman derin bir nefes verdim. "Tomris Hatun," diye devam etti, "Tahmin etmişsindir zaten."
Başımı sallayarak Tomris Hatun'a doğru döndüm. Neden Türk kadınlarına, 'Sen Tomris hatunun torunusun,' dediklerini şu an çok daha iyi anlıyordum.
Duruşu, oturuşu, bakışı, ses tonu... Hem müthiş bir hanımefendilik hem muazzam bir cesaret barındırıyordu.
"Hoşgeldin Alpago," dediğinde gülümsedim. Ben bu anları yaşayacak ne tür bir sevap işledim inanın ben de bilmiyorum.
Boğazımın kuruduğunu fark ettim. Başımı dikleştirirken yutkunup, "Hoşbuldum Tomris Hatun," dedim saygılı ve net bir sesle, "İnanın nasıl bir durumun içindeyim bilemiyorum ancak..." Ben kelimeleri toparlamaya çalışırken elini hafifçe kaldırdı.