Buraya içimi dökmek istiyorum. Hayat o kadar zor ki neler ile karşılaşacağını insan bilmiyor. Bir insanı sevdim 5 ay önce bir sevgilim oldu. Tanıdım, konuştuk bir süre sonra sevgili olduk. O hayatıma hayat oldu ben onun hayatına hayat olduğumu düşündüm. Sevdiğim erkek hayattan çok umutsuz, kendini hiç sevmiyor bana derdini çok anlatmıyor, dış görünüşünü çok yargılıyor. Onun derdine derman olmak istiyorum, elimden geleni yapıyorum bunun için. O çok olumsuz ben pozitif, onun hayata bakışı karanlık ben de ise bir umut, onun düşünceleri negatif ben pozitif. Resmen zıt olarak beraberiz. O benim üzülmemem için bana bağlanma diyor fakat ben ona her geçen gün daha çok bağlanıyorum. Aramızda mesafeler var ayrıyız, 5 ay önce onu gördüm duydum daha sonra çalışmak için başka şehre gitti. Aşk cidden çok zor bir duygu hani insan içinde bir savaş verir ya işte aynı bir savaşın içinde insan. Hayatım da ilk kez bir erkeği sevdim. 18 yaşındayım o da 19, ben onu cidden çok önemsiyorum, çok seviyorum, ona olan saygım ve sevgim cidden artıyor. Küçüklüğümüzden beri tanıyoruz birbirimi aynı köydeniz, hatta dedemgilin komşuları. Onu yeni tanımış veya görmüş biri değilim yani. İlk defa bugün onunla ciddi bir konuşma yaptım. Hayatım da ilk defa bu kadar ciddi oldum. O üzülmemesi için ona karşı hiç sert konuşmam onda bana hiç bağırmaz, sert konuşmaz. Ama bugün ikimizde bazı şeyler için yüzleştik. Birbirimize biraz sesimizi yükselttik. Özellikle de ben, ona karşı çok kesin ve ciddi konuştum hatta biraz sertte konuştum. Sert konuşmak derken kesin bir dille onun düşüncelerine cevap verdim. Ben ağlayarak konuştuk bir süre o ise sesi titreyerek konuştu. İkimizde çok duygusalız. Bu konuşmaya o kadar ihtiyacım vardı ki... Kendisi bana bağlanma, saç yok baş yok, genetik yok sağlık yok diye bana bağlanma diyordu. Ben artık bu şeyleri bana demesine o kadar sabrettim ki.. hani artık yeter dedim, bir şeylere açıklık getirdim. İçimi dökmeye o kadar ihtiyacım var ki. Bu yazıyı belki sonra silerim..