Sen peki abla? Herkesi bu kadar iyi tanırken neden bende tıkandın? Görmüyor musun gözlerimin içindeki çaresizliği? Ben kendimle boğuşuyorum her gün. Düşüncelerinden kaçıyorum. Artık nefessiz kalıyorum abla. Düşüncelerimden kaçmak işime yaramıyor.
Dün ateşler içinde yandım anne. Uyuyamadım. Sana üşüdüm dedim. Onun için hasta oldum dedim. Özür dilerim yalan söyledim. Ben dayanamıyorum anne. Bak bedenim artık ruhumu taşırken zorlanıyor. Ayakta duracak mecalim yok ama bak ben ayaktayım. Neden bu kadar körsün ki bana?
Bilmiyorum. Bazen kendimi kaybolmuş gibi hissediyorum. Konuşmaya mecalim yokmuş gibi, bir hayalim yokmuş gibi. Öylesine yaşıyor gibiyim. Herhangi bir dalga ile kıyıya vuruyormuş gibi. Yorgunum, hissediyorum. Kırgınım, görebiliyorum. Kendime sağır kesilen ben bile bunu anlıyabiliyorum. Sen hiç bakmıyor musun hiç gözlerime anne?
Ne anlamı var ki doktor? Benim hayallerim yok. Halbuki ne kadar çok istiyordum yaşamayı. Ben içimdeki çocuktan habersizim. Şimdi gülmenin ne anlamı var?