Yeni kurgumdan bir alıntı.
"
Eğer bir insan sağırsa ona istediğiniz kadar konuşun; sizi hiç bir zaman anlamayacak.
O gece sabah oldu ama Açelya Tükenmez sabahı zor etti. Uyanan kişi ise aynı Açelya Tükenmez değildi. Çünkü bazı şeyleri tekrar fark etmişti. Tertemiz kalbine küçük bir karaltı düşmüştü. Acımasızlık vurmuştu belki de yüzüne. İnsanların acımasızlığı...
Kalbi nasırlaşmıştı az da olsa bu yüzleşme ile. Kötü şeyleri hissedemiyordu. Boş boş duvarlara bakıyordu ağlamaktan kanlanmış gözleri ile. Arada bir istemsizce hıçkırıyordu. Ancak hiç bir şey hissetmiyordu. Ne kötü ne de iyi şeyleri. Evet, Açelya iyi şeyleri de hissetmiyordu, hissedemiyordu artık. Ruhsuz bir bedenden farkı yoktu.
Çünkü farkındalığın bedeli ağırdı...
Onu tanıyanlar kendilerine nefretle bakan gözleri arayıp özlerdi. Duvarlarla kaplı boş bakışları tanıyamazlardı. Gerçi onu tanıyan pek insan da yoktu.
"