C4LLMEBACK

burning desire okurken raven'in neden bu kadar iyi bi yazar olduğunu anladım tekrardan

C4LLMEBACK

neydi o güneş o sular güneşi çıkı çıkıveriyoruz 
          ben seni alıyorum seni cumartesi çocuğu soyuyorum 
          birdenbire bir yerlere gidiyoruz bir yerlerden geliyoruz 
          bungun karası bak diyorum bak acunsuzluk önün diyorum 
          hiç yokken böyle diyorum böyle güzel diye diyorum 
          sonra birdenbire sen yoksun işte birdenbire yoksun
          bakıyorum amerikan bir gök sıkılıyorum kalkıyorum 
          sen yoksun ya seninle binlerce yerim yok

C4LLMEBACK

ben sana güveniyorum, diyor bu eylemleriyle. sen bana güveniyorsun. göz göze gelmeyelim yine de, kaldıramayız. belki de kenetlemeliyiz ellerimizi, kumaşlar da sökülmesin, karanlıkta da bulalım birbirimizi. sevişelim saatlerce, erkeklikler ve baharlar henüz buluşmasa da olur. peki sevişelim madem, diyorum kollarımı ona sararak. sevgiyle sevişmek dahi klişe. belki de klişelerden kaçmak arzumuz o kadar yüksek olur ki öpüşmeye yeni bir ad verir, baştan yaratırız. devrim yaratmak daha önce de yapıldı. geçmişte ve şu an yapılan her şeyden kaçalım. devrime bile yeni bir ad verelim. adem ile havva olalım, dünyayı baştan yaratalım. kaçtığımız cennet bile cennet olmasın. iblis bile yasak meyveye tetiklemesin. aziz sebastianlarla,  dostoyevskilerle -hayır tek bir dostoyevski olabilir tanışmasak da olur. beni kurtardınız. yavaş yavaş kurtardınız. mutsuz olmaktan mutlu olan yeni bir dünya yarattınız. devrim değil bunun adı zirâ yıktığımız bir şey yok, hiçbir şey bizim için var da olmadı aslında. ben sustukça siz tamamlayın hep. dudaklarımızı aralamasak da olur, itiraf gecesinde yalnız parmaklar hareket ettiğinde dudaklar aralanır.