“Emin ol, sana bir şans daha verebiliriz.”
“Aptal kral, bir şans daha mı? Sizin şansınıza ihtiyacım yok. Ben kendi şansımı kendim yaratacağım, buna emin olabilirsiniz. O gün geldiğinde senin o oturduğun tahtta ben oturacağım ve sizler de benim önümde secde edeceksiniz.”
Dediğini yapmıştı. Herkesten intikam almış ve kralı tahttan indirerek kendisi geçmişti. O, sözünün eriydi ve tahta çıktığı ilk gün bir söz daha söyledi:
“Bu evrenin, bu toprakların; geleceğin ve geçmişin en güçlü kraliçesi olacağım. Herkes benim adımı duyduğunda olduğu yerde titreyecek. Dünyayı avucumun içinde tutacağım.”
O, Arin’di. Dediği her şeyi yapardı ve bu sözlerinde o kadar ciddiydi ki en yakını olan kendi öz annesi tarafından bir gece ansızın öldürüldü. Arin’den sonra tahta erkek kardeşi Aoto geçti. Tip olarak her ne kadar Arin’e benzemese de huy olarak ablasının kopyasıydı ve ilk emri:
“Devlete ihanet ve bir kraliyet üyesine suikast suçundan annem Lina Takuma Gonzales’in idam emrini veriyorum. Yarın meydanda herkesin önünde asılacak.”
İşte tüm dünyayı sarsan o olay böyle başlamıştı. Ariana Takuma Gonzales, bir diğer adıyla Arin, kendi babasını tahttan indirmiş ve annesi tarafından öldürülmüştü. Onun otoritesini devam ettirmek için kardeşi Aoto Takuma Gonzales tahta geçerek annesinin idam emrini vermişti.
Peki Arin neden babasını tahttan indirmişti ve Aoto’nun alacağı kararlar geleceği nasıl etkileyecekti?
Aklıma geldi bende yazdm gitti.