Crimsonveil7

Tanrı bize 'hayatını kabul ediyor musun?' diye sormaz seçim şansı yoktur, kader'in zaten yazılmıştır, sadece nasıl yaşayacağını seçebilirsin ve ya yaşamayacağını.O da bir seçenek.

Crimsonveil7

soluksuz izledim gidişini

Crimsonveil7

sigaramdan aldığım bir duman eşlik etti bana. gittin ve öyle kimsesiz kaldım ki öyle bir kalabalıkta ama öyle yalnızdım ki. gidişinle beraber bükülen dizlerim ve devrilmiş bedenim ile kapıda takılı kalmış kıpkırmızı gözlerimi dumanı göğe yükselen sigarama çevirdim onu izledim uzun uzun. en acı olanda seni sevmekten, çok sevmekten bir çiçek bahçesine dönmüş kalbimin çiçeklerini aşkımızın kanlarıyla yıkamış olmandı. çiçeklerim bir daha açmamak üzere soldu. geri gelir misin bilmiyorum yedek olan anahtarı hala vazonun içinde bekletiyorum ve bir gece dahi kapı sesine uyanmıyorum. yine de eğer olurda gelecek olursan bunları hiç unutma.
Reply

Crimsonveil7

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
          Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
          Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol,
          Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
          Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
          Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
          Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
          Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
          Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler,
          Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
          Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
          Birçok seneler geçti, dönen yok seferinden.

Crimsonveil7

Ölüm düşüncesi izliyor beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum. Bunun belli bir nedeni yok. Yaşansa da olur, yaşanmasa da. Bir kaygı yalnız. Beni, kendimi öldürmeye iten bir kaygı. Karanlık bir gecenin geç vaktinde kalkıyorum. Herkes her geceki uykusunu uyuyor. Ev soğuk. Çok sessiz davranmaya özen gösteriyorum. Günlerdir biriktirdiğim ilaçları avuç avuç yutuyorum. Kusmamak için üstüne reçelli ekmek yiyiyorum. Genç bir kızım. Ölü gövdemin güzel görünmesi için gün boyu hazırlık yapıyorum. Sanki güzel bir ölü gövdeyle öç almak istediğim insanlar var. Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış. Küçük dünyanız sizin olsun. Sessizce yatağa dönüyorum. Ölümü ve yokluğu üzerine uzun süre düşünmeye zaman kalmıyor. Şimdi gözümün önündeki görüntüler renkli kırları andırıyor. Korkacak birşey yok. Kırlarda koşuyorum. Sanki bir deniz kentinde yaşamıyorum. Hep kırlar. Esintiyle birlikte eğilen otlar arasında bir başımayım. Birazdan ölüm beni alacak.