Yazar kitabında karakterlerinin iç dünyasına derinlemesine dalarak bizi de içine çekebilmiş. Yer yer fazla betimlemelerle okuyucuyu yorabilir fakat bu olayın akışında bir sorun belirtmiyor. Bazen de bu paragrafları kapsayan betimlemeler hikayeyi durgun da gösterebiliyor.
Diğer taraftan yazarın kaleminin ne denli iyi olduğunu fark edebiliyoruz. Tabii ki de bu fiziksel özelliklerini açıklarken kullandığı şablon dizi karakterleri olması hariç.
Karakterler: Bizce karakterler – iç dünyaları da buna dahil- hepsi bir birine benziyor. Hepsinin içi karamsar, bencil, ve sadece ve sadece kendi duygularını ön plana atıyorlar. Kimse kendini empati kurma zahmetinde bulunmuyor.
Diyaloglar: burada bir sorunun olduğunu düşünmüyorum. Hatta çocuk repliklerinin de iyi işlendiğini görebiliyorum. O yüzden bu kısımı sadece pek iyi ile geçiyorum.
Gelelim bizce’ye… bizce olayların ilerleyişine dinamizm katılabilir. Çok ağırdan ilerliyor. Örneğin Hilal karakterinin Tolga ile buluşma sahnesi paragraflarca işleniyor iç dünyaları… Fakat dediğim yazarın betimleme ve iç dünyayı aktarma yetisi ileri düzeyde. O yüzden zevkler ve renkler tartışılamaz. İyi çalışmalar diler bitiriyoruz.