Gecenin sonu aydınlık mıdır hep?
Aydınlığım yok benim.
Hayatın sonu ölüm müdür hep?
Ölmeye mecalim yok benim.
Aşk hep güzel bir his midir?
Güzel bir şeyim yok benim.
Bana sunulan hayat mıdır?
Hayatım cefa benim.
Herşeyin yanında tutunacak dal ararsın
Kırılmaya yüz tutmuş, iki küçük dalım var benim.
Fatma Koçyiğit
Gecenin sonu aydınlık mıdır hep?
Aydınlığım yok benim.
Hayatın sonu ölüm müdür hep?
Ölmeye mecalim yok benim.
Aşk hep güzel bir his midir?
Güzel bir şeyim yok benim.
Bana sunulan hayat mıdır?
Hayatım cefa benim.
Herşeyin yanında tutunacak dal ararsın
Kırılmaya yüz tutmuş, iki küçük dalım var benim.
Fatma Koçyiğit
Hayatı ıskalmak çok kötü. Herşeyi becerememek. Hiçbirşeyi becermek. Tam bingo dediğin de al sana bingo diye geri çeviriyor hayat. Verdiğin kararların doğru olmaması bir tokat misali sonradan patlıyor yüzünde. ***Ama vazgeçme. Hiçbir zaman umudunu yitirme. Hep hayatta hep ayakta kal. Herşeye herkese inat. Doğrul herzaman seni büktükleri her yerden. Yenilmez ol , savaşçı ol mütemadiyen.*** Zaten yapamazsan bırakırsın herşeyi. Atarsın kendini bir yerlerden. Ya da kesersin bir yerlerini. 3 ay sürmez bile en yakinindakilerin bile seni unutmaları. Aciz olursun herkesin gözünde. Muhim olan sabretmek zaten.
İnsanın inandığı, güvendiği ve sevdiği birisinin kalmaması kadar hayatta acı verici bir şey olamaz bence. Sana inanan insanlar için hayatta kalmak istemezsin çünkü sevmiyorsundur. Güvenmek istemezsin kimseye çünkü inanmiyorsundur. Ve sevmek istemezsin kimseyi çünkü ne inaniyorsun nede guveniyorsundur. Karşılık bekleyecklerini hep biliyorsundur. Ama hep karşılıklı sevmek ya da sadece sevilmek istiyorsundur. Inanmak ve inanilmak istiyorsundur. Güvenmek istiyorsundur koşulsuzca ama güvenilir olup olmadigindan bir habersindir. Insanoglu çok garip. Ve gerçekten çiğ süt emmiş. Ben şu kitaplarda ki gibi ne aşka ne arkadaşlığa rastlamadım çünkü. Rastlayanlara bile rastlamadım siz düşünün.
Konuşmak yok sev sadece. Benim seni sevdiğim kadar en azından. Az da olur yetinirim ben. Yeterki sev beni. Sensizsem eğer senle doldur beni. Muhtaçlık böyle bir şey herhalde. Sadece sana özel. Sense bana özel.
Saat gece 02.08. Tutmuyor bir türlü uyku. Sindiremediğim şeyler var hayatımda. Neden bilmiyorum ama insanoğlunun gafletine bende düşmüş gibiyim. Soyutlanmak istiyorum ama en çok. Yalniz kalmak ama yalnız da kalmamak. Birilerinin varlığını yanımda isteyecek kadar bencilim. Ondan sevgi dilenecek kadar da gurursuz oldum. Ne yapacağım ise muamma. Ama bu dünyaya daha ne kadar dayanabileceğim de merak konusu. Gerçekten insan gibi hissetmiyorum ki kendimi. Sanki bu dünyadan değilmişim gibi. Çocukça hayallerim var daha. Demekki daha büyümemişim. Aşık olmak. Delicesine sevmek ve sevilmek istedim. Ne kadar çocukça değil mi gerçekler ise sırtıma tırnaklarını geçirmiş bana gerçeği acıta acıta gösterdi. Ama sadece bu hayal değil miydi. Bu kadar çok açılmaması gerekirdi.
02.15
Kalbinin kırıklarını önemsemeyecek hâlde yürüyorum düşlerimin kıyısında. Aşağısı siyah uçurum. Düşlerim buradan aşağıya düşüyor. Attığım her adımda arkamda kalan toprak denize dökülüyor. Her adımda bir düş kaydediyorum o karanlık uçurumunda. Dursam ben düşeceğim. Durmasam düşlerim yok oluyor sonsuzlukta. Peki sonsuz düşlere mi sahibim ,yoksa sadece geciktiriyor muyum düşmeyi? Bu karanlığa aydınlık vuracak kadar güçlü değilim. Son çırpınmalarımla düşüyorum artık sonsuz karanlığa. Kimsem yok benimle düşecek. Sonsuz karanlığımı bitirecek. Bitiremese bile benimle bu karanlığı paylaşabilecek. Peki ben ne zamandır bu kadar kimsesizim?!
Hayatın en anlamsizlasmaya başladığı zamanlar da, kendine itiraf bile edemesende yaşamak için bir neden ararsın. Zaten o nedenin yoksa ölmek için yer ararsın.
Ignore User
Both you and this user will be prevented from:
Messaging each other
Commenting on each other's stories
Dedicating stories to each other
Following and tagging each other
Note: You will still be able to view each other's stories.