Lupus the vampires’ın yeni bölümünde sizleri bekleyenler. (Çok fazla spoi vermemeye çalıştım , iyi biriyim biliyorsunuz)
“Tanrım sen bana biraz sabır ver." Diye söylenmiştim birkaç adımda hızlıca Yoonginin yanına doğru ilişirken. Canı ne kadar kıymetliyse, ensesinde duran parmaklarını olduğu konumdan hala çekemememişti. "Islak köpek yavrusu gibi zangır zangır titriyorsun." Yüzüne çok bakınmadım, izin de istemedim. Lakin ne yapmak istediğimi anladığı ilk saniyelerde, karşı koymak gibi de bir çabası olmamıştı. Tek ellimi dizlerinin hemen arkasından, diğerini ise sırtından geçirerek bedenini hızlıca kucaklamıştım. Üzerinde ki Pelerinin açılmaması adına onu kendime doğru iyice çektiğimde ise, başı kendisinden beklemeyeceğim bir teslimiyetle gögsüme yaslanmıştı.
"Hastalanırsan işime yaramazsın." Demiştim kucagımda küçücük kalışını kısaca seyrederken. Yolculuğa başladığımız ilk andan beri davranışları çok garipti. Çok farklı kokuyor çok farklı davranıyor ve... sanki çok daha kırılgan duruyordu.
"Evet..." başını hafif hafif sallayarak kurduğu onay cümlesi, ve avuçlarını boyun bölgesine doğru sıkıştırarak ısınmayı beklemesi, olduğu konumdan fazlasıyla hoşnut kaldığına işaretti. "Hastalanırsam kim beni ne yapsın ki?"
*
https://www.wattpad.com/1387803973?utm_source=ios&utm_medium=link&utm_content=share_reading&wp_page=reading_part_end&wp_uname=FirstLovess