Garipnamemsi_123
Kaan'ın bir bağımlılığı vardı.
Ne sigaraydı.
Ne alkol.
Ne de insanlar.
Onun bağımlılığı bir sesti.
Yıllardır her gece aynı on üç şarkıyı dinlemeden uyuyamıyordu.
Doktorlar bunun bir alışkanlık olduğunu söyledi.
Psikologlar ise bir çeşit güven mekanizması.
Kaan hiçbirine inanmadı.
Çünkü o ses sustuğunda ne olduğunu herkesten iyi biliyordu.
Kâbuslar geri dönüyordu.
Tam da bu yüzden, bir sabah uyandığında ilk yaptığı şey o şarkıları açmak oldu.
Fakat şarkılar yoktu.
On üçü de silinmişti.
Hesap duruyordu.
Ama videolar gitmişti.
Sanki biri yıllar boyunca var olmuş bütün izlerini tek gecede yok etmeye karar vermişti.
İnsanlar birkaç gün şaşırdı.
Sonra hayatlarına devam etti.
Kaan edemedi.
Çünkü o şarkılar onun için sadece müzik değildi.
Uyuyabildiği tek geceydi.
Nefes alabildiği tek andı.
Bu yüzden yıllardır yüzünü göstermeyen, hakkında hiçbir şey bilinmeyen o adamı bulmaya karar verdi.
Şarkıları geri yüklemesi için.
Sadece bunun için.
En azından başlangıçta öyle olduğunu düşünüyordu.
Fakat Atlas'ın bilmediği bir şey vardı.
Kaan o sesi kaybetmeyi göze alamazdı.
Kaan'ın bilmediği şey ise Atlas'ın o sesten kaçmak için yıllarını harcamış olmasıydı.
Biri o sesi duymadan uyuyamıyordu.
Diğeri o sesi bir daha çıkarmamak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.
Şu şekil bir kitap yazasım var şuanda taslakta ama ilerleyen haftalarda hikaye biraz daha oturup birkaç bölüm yazınca bölüm atmaya başlayacağım.