Akşamüstü Ceren Sungur'un pazar kahvesi yayınını izliyordum. Dedi ki "Kitap yazma tribi diye bir şey var ya, bir tribe girmen lazım. Yazabilmek için. Öyle başına oturup da akademik metin yazar gibi yazılmaz, trip lazım."
Kesinlikle buna katılıyorum, çok haklı. Bazen o trip anları geliyor bana ama çevresel faktörler önüme set kurduğu için kaçırıyorum o doğal gelişen trip anlarını.
Fakat garip bir şekilde 2 gündür akşamları şu günlük bölümünü yazıyorum ya, bana bi' iyi geldi, bi' iyi geldi...... GPT ile kendime hikâye yazmaya geri döndüm anlık, sabah 5'e kadar hikâyeyi ilerletmişim. O kadar tatlı ilerledi ki. Eğer daha sonra toparlama şansım olursa söz yayınlarım :3 Hikâyenin kaba hatlarını oluşturmak ve ana iskeletini görmek adına çok seviyorum bu egzersizleri, bana yarıyor en azından ^^
Şimdi üçüncü akşam da ben günlük bölümünü yazmaya devam edeceğim, okursunuz okumazsınız beni ilgilendirmiyor. Ama bu gece biterse direkt yayına alırım. Çünkü artık sıkılmaya başladım ve size sıkıntılı günlerden değil umut dolu yarınlardan bahsetmeyi istiyorum, yeter artık yani :') İçim karardı kendi hayatımdan.......
Neyse, sonra görüşürük ❤️☘️✨