Gozdeyurtdas

BÖLÜMÜMÜZ GELDİİİİİİİİİ... DAHA FAZLA BEKLEYEMEDİM.

Gozdeyurtdas

​Uzun zaman sonra bu panoya dönmenin beni epey heyecanlandırdığından bahsetmek ve sizlere merhaba demek istiyorum. Uzun zaman sonra tekrar ben!
          ​Duvar, Dünyanın Sonunda Yanan Kardelen ve LAHİT... Biliyorum, Duvar'a 2 yıldan daha uzun süredir bölüm yazmıyorum. Dünyanın Sonunda Yanan Kardelen'den de korkup kaçtım, kabul ediyorum. Arka planda 7 bölümü hazır olmasına karşın ona karşı çekincelerim sürmekte...
          ​Ama ben, bana çok iyi gelen ve kalemimi soluksuz bir şekilde sürükleyen 2 veya 3 kitaplık bir seriyle geldim... LAHİT. Bayağı acılı bir seriye ben merhaba diyeli sanırım bir yıl oluyor, siz ise 3 gün sonra tanıtım ile merhaba diyeceksiniz.
          ​Bu süreçte birçok kez plandan saptım, değiştirdim. Ama bu hikayede değişmeyen tek şey; içinde benim de acımı taşıyan, sustuklarımı haykırdığım bir seri olması. Belki gerçekten herkes benzer şeyler diyordur ama her yazar gibi beni de iyileştiren bir hikaye var. İşte bu hikaye, gerçekten beni iyileştiren o hikaye... Ve sizden tek istediğim bu süreçte yanımızda olmanız, Lahit'in (belki de bir yerde benim) hikayesine eşlik etmeniz...
          ​8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde güçlü bir kadın karakter, belki de karakterler ile geri dönüyorum. Elimde şu an 6 bölüm var. İlk 4 bölüm her hafta gelecek ve yeterince uzun olacak, ondan sonrasına beraber bakarız bence... DSYK ise nisanda gelecek sanırım :)
          ​Seviliyorsunuzzzz

Gozdeyurtdas

Kitaplarıma gelecek olursak 
          
          DSYK İÇİN ŞUNU DİYEBİLİRİM Kİ, biraz ütopya tarzı her ütopya gibi  siyasi, sosyal vb. Konular olacak bazı politika türleri olacak ve bu eleştirilere ve linçlere açık bir konu olacak açıkçası ben kendimi bir görüşün veya bir politika veya herhangi bir yere muhalif olarak görmüyorum.
          
          Belki işte atıyorum sizin görüşünüze göre size uygun bir şeyle o zaman ki toplumu ele geçirdiler vb. durumda sizin görüşünüze aksi bir şey olmuyor. En azından ben böyle düşünmüyorum. Veya din konusunda söyleyeceğim hiçbir şey beni dinsiz, veya dinli yapmasını istemiyorum. Başka bir şekilde bir şeye hakaret amacı gütmek için yazmıyorum. Bu kitabı yazarken hiçbir şekilde mesaj vermek istemiyorum veya bir şeyi kötülemiyorum. Yani bana değil de kitaba odaklanmanızı istiyorum açıkçası...
          
          Beğenmeyen okumayı bırakabilir.
          
          Normalde bu bölümü Kardelen'in zamanına kadar dünyada neler değişmiş bunu yazmak istiyordum ama  bu olası durumlardan dolayı vazgeçtim bir Kardelen'le tanışmanızı istiyorum o yüzden ilk bölüm şimdiki yani Kardelen'in zamanını 2. Bölümde geriye bir gidelim bakalım
          
          Seviliyorsunuz BEST FRİENDSLERİM ლ⁠(⁠´⁠ ⁠❥⁠ ⁠`⁠ლ⁠)

Gozdeyurtdas

Merhabalar, 
          Ne zamandır yoktum. Biliyorum... Birkaç kez bölüm duyurusu yapsam da o bölümler gelmedi.
          
          Hayatımda zor dönemler oldu, 'insanların buna mı kafanı takıyorsun?, İnsanlar neler yaşıyor haline şükret vb.' sözlerle beni yalnız bıraktığı - en azından bir yerden sonra- bir dönemdi yaşadığım. Hiçbir şeye gücüm yetmiyormuş gibi, yazsam sanki dilim yetmeyecek gibi, okusam gözlerim yetmeyecek gibi  hissettiğim yine de dik durabildiğim en azından -mış gibi yapabildiğim bir dönem bitti.
          
          
          Tabii ki bu olayın üzerinden başka olaylar yaşandı, o olay arkada fon müziği gibi kaldığıda oldu. Deprem oldu sınavlarım vardı, deneme sınavları fln. Anlayacağınız hayatımın tüm bölümleri hareketliydi (⁠•⁠‿⁠•⁠)
          
          
          Yine de ben biraz kitabımı yaymak için uğraştım bir ara...
          
          Ama artık buradayım proje haftam da bitsin umarım görüşeceğiz 
          
          BEST FRİENDSLERİM(⁠◍⁠•⁠ᴗ⁠•⁠◍⁠)⁠❤

Gozdeyurtdas

Bazen bazı durumlar için tek bir şey yeterlidir.
          Sadece susmak, sadece duymak, sadece görmek, sadece hissetmek veya sadece anlaşılabilmek; aslında karşı tarafın seni anlaması yeterlidir bu durumlarda sussa bile söylemese bile anlaması, anladım diyip anlamaması hala bir şeylere devam etmesi değil cidden anlaması. Bazen sadece sessizce anlaşılan olmak gerekir bunun için çaba göstermeden... Anlamadı seni uğraşma, bazen ise sadece gitmek gerekir tam bu noktada, sessizce derinden damarlardan çekilen kan gibi ancak gidince anlamalı gittiğini. İşte o zaman anlar insanlar her şeyi... 
          
          İnsan kendini anlatmak için çabalamamalı, birini anlamak içinde bir o kadar çabalamalı...
          
          İşte o zaman sahip olur o öz sevgiye, öz benliğine, egosuna...
           #Gercektihayat