Gun161

Başımıza gelenler ve içine doğduğumuz çevre seçimlerimizi sınırlar, karakterimizle o sınırları aşmaya gayret ederiz. Ama bazen kendi karakterimize meydan okumamız gereken zamanlar vardır. Galiba asıl değişim böyle zamanlarda gerçekleşiyor.
          	
          	 ```Kemal sayar```

Gun161

Bir gün kendime sordum: “Allah beni seviyor mu?!”Aklıma geldi ki, Allah Teâlâ’nın kullarını sevmesi, Kitâb-ı Kerîm’inde zikrettiği birtakım sebepler ve vasıflara bağlı.Soruma bir cevap bulma ümidiyle kendimi bu sebep ve vasıflara arzetmek için bunları zihnimde çevirmeye başladım.Baktım ki O “muttakiler”i seviyor.Ancak kendimi onlardan saymaya cesaret edemiyorum! Baktım ki O “sabredenler”i seviyor.Fakat sabrımın az oluşunu hatırladım! O’nun “mücahidler”i sevdiğini gördüm.Ama tembelliğimi ve gücümün azlığını farkettim! O’nun “muhsinler”i sevdiğini gördüm.Bundan ne kadar da uzağım!Sorgulamama ara verdim ve Allah’ın beni seveceği bir şey bulamamaktan korktum.Ve amellerimi gözden geçirdim.Baktım ki çoğu gevşeklikle, kusurlarla ve günahlarla karışık! İşte o zaman aklıma Allah Teâlâ’nın şu sözü geldi: “Şüphesiz ki Allah çokça tevbe edenleri sever.”Adeta aniden bu ayetin ben ve benim gibiler için olduğunu anladım ve çabuk çabuk: “Estağfirullâh ve etûbu ileyh, Estağfirullâh ve etûbu ileyh, Estağfirullâh ve etûbu ileyh” demeye başladım.Belki O’nun sevdiği kimselere dahil olurum.
          
          | Şeyh Ali Tantavi Hazretleri

Gun161

          
          Bu yağmur ... bu yağmur ... bu kıldan ince 
          Nefesten yumuşak yağan bu yağmur ... 
          Bu yağmur ... bu yağmur ... bir gün dinince. 
          Aynalar yüzümü tanımaz olur.
          
          Bu yağmur kanımı boğan bir iplik 
          Tenimde acısız yatan bir bıçak 
          Bu 
          yağmurda yer ve bende kemik Dayandıkça çisil çisil yağacak.
          
          Bu yağmur delilik vehminden üstün; 
          Karanlık kovulmaz düşüncelerden. 
          Cinlerin beynimde kurmak düğün 
          Sulardan, seslerden ve gecelerden.
          
          NFK
          
          

Gun161

Tasavvufun ilk dersi incitmemek, son dersi de incinmemek-tir. Yani ilâhî affa lâyık hâle gelebilmek için, Allâh’ın kullarını affedebilme faziletine ermektir. Mevlânâ Hazretleri, belâ ve musîbetlere sabırla tahammül göstermenin insana kazandırdığı kemâlâtı ifade sadedinde; “Gü-lün dikene katlanması, onu güzel kokulu yaptı.” buyurmuştur