Selamlaaarrrrrrrrrrrrrr yarın akşam VALDORA&VRİELİA: KADERİN KÖKLERİ kurgumuzun yeni bölümünde buluşalım. Normalde adetim değildir ama size alıntı getirdim. Fragmanda diyebiliriz. Bu stilde mi ilerleyelim yoksa fragmana gerek yok mu yazarsanız sevinirim. Buyrunuz efendim! Yarın görüşürüz.
"Nereye gideceksin aramian kızı. Amcan seni kabul eder mi sence? Peki ya sen yaşayabilir misin kasabada? Onca mevkiyi makamı bırakabilecek misin? "
Başı dikti. Güldü bu haline. Hatta kahkahalarla güldü. Karen bir an için karısının gerçekten delirdiğini düşündü. "Sana vreiliada kasabada yaşayacağımı kim söyledi sahakian ?"
"O halde ? "
"Başka eyaletlere giderim. Kim bilir kendime bir kütüphane açarım. Belki birisi düşer gönlüme. Onunla evlenirim. Çocuklarımı sevdiğim , aşık olduğum adamdan yapar, evlenirim. Kim bilir belki vezir, belki prens belki de asker olur eşim. " Güldü karen.
"Sen sevmeyi bilmezsin Mithra. "
"Öğrenirim o halde. Severim karen. Öyle bir severim ki sevilmediğim her gün için daha çok severim. Şimdi çekil önümden. " Karen delirmişti. Bu ihtimal bile onu delirtmek için yeterli bir sebepti. Önünü kesti.
"Gidemezsin."
"Gideceğim bırak. "
"Hiçbir yere gitmeyeceksin!" Belinden tuttuğunda omuzlarına defalarca kez vurdu. "Dokunma bana ! "
"Bu dokunmayı bile kaldıramıyorsun başkasının yatağına gitmekten bahsediyorsun! " Omuzlarına vurmaya devam etti. "Bana sadece sen dokunamazsın! " Başkasına geçerli değildi demek.
"Niye kızım ben ne yaptım sana? "
"Hangi birini sayayım karen? "
Söyleyemedi Mithra. Peşinden gelmedin benden vazgeçtin diyemedi.
"Tanrı aşkına bırak beni karen. Gideyim. Sende istemiyorsun beni işte!"
"Nerden vardın bu kanıya? "
"Kendin dedin ya! "
"Yalan söyledim. " İkiside duraksadı.
"Karen-"
"Gitme. Tamam tanrı şahit bir daha yasamine dokunmayacağım. Sarılmayacağım bile. Bak yemin ettim. Gitme. Başka bir kadının gözlerine bile bakmayacağım. Sende gitmiyorsun bir yere. "
"Güvenmiyorum sana. "