Hulya-53

Bir bedeni susturabilirsiniz, fakat uğruna can verilen hakikati asla gömemezsiniz! Filistin'in evlatlarını öldürdüğünüzü sanırsınız; oysa bazı ölümler mezar başlarına değil, hafızanın en üst katına yazılır. Bedenler düşer, isimler susar; ancak dava, öldürülerek bitirilemez. 
          	Siz zaferi zulümle ölçer, sayılara taşırsınız; biz ise kaybettiklerimizi vicdanlara emanet ederiz. Ölümle korkutulanlar değil, ölümle anlam kazananlar kaybetmez.  
          	Zannettiğiniz gibi bitmedi hiç bir şey! 
          	
          	Huzeyfe Semir Abdullah el-Kehlût
          	
          	
          	Şahsına münhasır insanlar vardır ki zamanın susturamadığı bir tanıklık bırakırlar. Temsil ettikleri irade ve taşıdıkları yük ağırdır. Sözü çoktur, çünkü her cümlesi ait olduğu halkın hafızasını ve kimliğini taşır.
          	O kalabalıkların değil bedel ödemeye göze alanların sesidir.
          	Korkuyla değil hesapla konuşur, gürültüyle değil kararlılıkla konuşur; bu yüzden sözleri sarsar ve yankı bulur. 
          	Bir kişiden fazlasıdır dağlar ardında sıralanan bir duruşu temsil eder.
          	Gücünü Rabbinden alır geri adım atmayan istikrarını inancından besler. 
          	O yenilgiyi kelime dağarcığından silmiş bir iradenin evladıdır. Asırlardır zalimlerin eğemediği bir omurgayı temsil eder. Ne mutlu o safta adı yazılı olanlara...
          	
          	Hulya

Hulya-53

Bir bedeni susturabilirsiniz, fakat uğruna can verilen hakikati asla gömemezsiniz! Filistin'in evlatlarını öldürdüğünüzü sanırsınız; oysa bazı ölümler mezar başlarına değil, hafızanın en üst katına yazılır. Bedenler düşer, isimler susar; ancak dava, öldürülerek bitirilemez. 
          Siz zaferi zulümle ölçer, sayılara taşırsınız; biz ise kaybettiklerimizi vicdanlara emanet ederiz. Ölümle korkutulanlar değil, ölümle anlam kazananlar kaybetmez.  
          Zannettiğiniz gibi bitmedi hiç bir şey! 
          
          Huzeyfe Semir Abdullah el-Kehlût
          
          
          Şahsına münhasır insanlar vardır ki zamanın susturamadığı bir tanıklık bırakırlar. Temsil ettikleri irade ve taşıdıkları yük ağırdır. Sözü çoktur, çünkü her cümlesi ait olduğu halkın hafızasını ve kimliğini taşır.
          O kalabalıkların değil bedel ödemeye göze alanların sesidir.
          Korkuyla değil hesapla konuşur, gürültüyle değil kararlılıkla konuşur; bu yüzden sözleri sarsar ve yankı bulur. 
          Bir kişiden fazlasıdır dağlar ardında sıralanan bir duruşu temsil eder.
          Gücünü Rabbinden alır geri adım atmayan istikrarını inancından besler. 
          O yenilgiyi kelime dağarcığından silmiş bir iradenin evladıdır. Asırlardır zalimlerin eğemediği bir omurgayı temsil eder. Ne mutlu o safta adı yazılı olanlara...
          
          Hulya

Hulya-53

Gün gelir..
          Hırsızlar zengin
          Metresler eş
          Serseriler adam olur
          Odundan kap, taştan saray olur
          
          Gün gelir..
          Kezbanlar destan
          Onları destan yapanlar mestan olur
          
          Gün gelir...
          Çivisi çıkar dünyanın
          Konuşamayanlar hatip
          Şifa veremeyenler tabip
          Yazamayanlar kâtip olur
          
          Ama yine öyle bir gün gelir ki
          İşler ters döner
          Aldatan, bir gün sadakat için
          Çalan, bir gün adalet için
          Döven, bir gün şefkat için yalvarır
          
          "Piyon" deyip geçme, gün gelir şah olur
          Şaha da fazla güvenme
          Gün gelir mat olur
          İnsan yaratıcısına bile nankör iken
          Sana vefalı mı olur?
          Oluruna bırak her şeyi bak neler neler olur
          
          Bahar biter kış olur
          Gün biter gece olur
          Söz biter sükût olur
          Zenginlerde metelik
          Güzellerde cemâl
          Güçlülerde kuvvet kalmaz olur
          
          Hayaller kaybolur
          Ümiter yok olur
          Hayat bazen
          Boş olur, saçma olur
          Çekilmez olur, yalan olur
          
          Gün gelir ki sen bakmazken her şey hallolur
          Ve öyle bir gun gelir ki
          Hayat biter son olur
          Gün artık gelmez olur
          
          Ömer Hayyam 

Hulya-53

Lideri Şehit olmuş bir hareket kesinlikle yenilmez.
          
          Dr. Fethi Şikaki 
          
          Ey yara, açık kal, ey yara
          Ey halkım, tuzu getirin
          Bu yara diri kalsın
          Karanlıktan bir sabah doğsun diye.
          
          Affetmeyeceğim,
          Unutmayacağım.
          Affedersem annem lânetler
          Unutursam Kudüs beni reddeder.
          
          Filistin’in harfleri bile beni tanımaz;
          F’si, İ'si L’si, İ'si S’si T'si N'si…
          Tüm harfleri karşıma dikilir.
          Ey zulme uğramış vatanım
          Affedersem,
          Unutursam…
          
          Dr. Fethi Şikaki

Hulya-53

Bizi ayakta tutan, secdeye eğilmeyi bilen başımızdır. Korku kalpte yer edinmez eğer orası ALLAH'a aitse. 
          Samimi iman varsa insan dik durur ve ayakları sabit. Bir gün düşeriz belki; ama asla başımız eğik, dizlerimiz yere çökmüş değil. Onlar sayıyla çoğalırlar, BİZ SABIRLA. Onlar zulüm ve kanla iş yaparlar BİZ İMANLA. Onlar alçakça hareket ederler, BİZ İZZETLE. 
          Artık anlayın: 
          Bize düşen direnmektir, hüküm ALLAH’ındır! 
          israil ne kadar gelişmiş savaş silahlarıyla gelirse gelsin, kimin ordusunun daha güçlü olduğunu tarih yazacaktır.
          
          Dr. Fethi Şikaki

Hulya-53

Bende güzel görünen ne varsa, Rabbimin izni ve ihsanıdır. Her şey O'ndan geldiği için değil, O' olduğu için Hamd ve Şükrederiz. 
          
          Akıl ile kalp samimiyetle buluştuğunda insan Kur'an'ı anlar. Çünkü akıl sorgulamalı, kalp ise teslim olmalıdır.
          Kur'an Ayetleri sadece okunmak için değil, anlaşılmak ve yaşanmak içindir.
          Aceleye ne gerek var? Birilerine farklı görünme çabasına ne ihtiyaç var?
          Hızlandıkça tıkanırsın!
          İdrakle kuşan, şuuruna yerleştir: Anlam üzerine kurulu olan Kur’an tedebbürle okunur, tefekkürle anlaşılır. Kur'an dilin hızını değil aklın ve kalbin diriliğini ister. Kur'an anlayanı muhatap alır, hızlı okuyup geçeni değil. 
          
          Türkiye’de hafız, Kur'an-ı Kerim'i baştan sona lafzıyla ezberleyen kişiye denmektedir. Kur’an’ın dilini anlaması, tedebbür etmesi, meal ve tefsir bilgisine sahip olması, Ayeti Ayetle açıklayabilmesi ya da bir Ayetin bağlamını diğer sûrelerde bulabilmesinin önemi yoktur değil mi? Acı ama gerçek budur! Kur'an'ı sekiz yaşında ezberleyen çocuk hafızdır. Aynı çocuk kırk yaşına gelip hiç ilerlemediyse hâlâ hafızdır.
          Ama bu Kur'an'ı hakkıyla taşıdığı anlamına gelmez! Ezberi korumak ayrı, Kur'an'ı anlamak ise bambaşka bir mesuliyettir. 
          
          Kur'an’ı baştan sona okuyup bitiren kişi ise hatim etmiş, yani Kur'an'ı hatmetmiştir değil mi? Bu noktada hatim, çoğu zaman sadece bir bitiş olarak görülür. Anlamadan, tek bir kelimesine nüfuz etmeden, sadece kulaklarda kalan bir okuma. Bu da acı ama gerçektir!
          Oysa Kur'an'ı anlamak bir bitiş değildir
          tam tersine uzun, derin ve sorumluluk isteyen bir yolculuktur.
          Kur'an, son Ayetiyle kapanan bir sayfa değil, ömür boyu açılan bir idraktir.
          
          Ne mutlu kalpleri Kur'an'la dirilenlere
          
          Hulya

Hulya-53

الذين يظلمون شعبَ فلسطين والذين يدعمون هذا الظلم والذين يغضّون الطرف عنه أنتم خصماؤُنا في الآخرة
          Filistin halkına zulmedenler, bu zulme destek verenler ve zulmü görmezden gelenler: Sizler ahirette bizim hasmımızsınız!
          
          Hulya

Hulya-53

İnsanım.
          İnsan olmayı bir mazeret, bir kaçış ya da sığınak haline getirme!
          Kim olduğunu, neden var olduğunu bil.
          Sorumluluklarını görmezden gelme, yükünü taşı!
          İyi tercihlerinin sonucunda doğan hayrı, bereketi ve mutluluğu sahipleniyorsan;
          yanlış adımlarının ve beraberinde getirdiği acıların da hesabını vereceksin!
          Kaçmadan, sızlanmadan birilerine yük olmadan!
          Çünkü insan olmak, yalnızca iyiliğin meyvesini yemek değil, kendi ektiğin dikenlere elini uzatıp, kanayan yaralarını yine kendi kendine dağlamaktır!
          
          Hulya

Hulya-53

Bismillahirrahmanirrahim
          Başlangıcın Allah olsun.
          Allah ile başla, aklını kullan, idrakinle düşün. Bilgiyle yürü ve Kur’an ile yaşa. Tüm kullarına merhamet eden "Rahman" ve özelikle sahih kullarına ahirette merhamet edecek olan  "Rahim" ve 
          Kur’an hayatının her anına eşlik etsin, yönünü ve sözünü belirlesin.
          Kur’an-ı Kerim’de ilk emir savaş değildir, itaat de değildir. İlk emir “İkrâ” Oku!
          Bu emir, İslâm’ın temelini ve istikametini gösterir. Kâinatı oku, kendini oku, vahyi oku, hakikati oku. Sadece gözle değil akılla, kalple ve bilinçle oku.
          İman körü körüne teslimiyet değildir. Bilerek, anlayarak, düşünerek ve kavrayarak yaşamaktır.
          Oku ki idrak et!
          idrâk et ki şahitlik et!
          şahitlik et ki yaşayışın hakikat olsun!
          Allah’ın kelamı Kur’an’a ve kaynağı Kur’an olan İslâm dinine, bu dinin Resûlü Hz. Muhammed’e karşı yüzyıllardır süren öfkelerinin ve nefretlerinin kaynağında hep aynı şey vardır İslâm’ın hakikatine engel olma çabası. Kur’an’ın apaçık Ayetleri çarpıtılmış, mânaları kelime oyunlarıyla değiştirilmiş, İslâm’ın öğretileri bozulmaya çalışılmıştır. Asırlardır üretilen uydurma rivayetlerle desteklenmiştir. Bu rivayetler tarikatlar, cemaatler, sözde kanaat önderleri vs tarafından yaygınlaştırılmıştır. Müslümanların imanını, kimliğini ve değerlerini dönüştürme çabası kimi zaman gelenek adıyla, kimi zaman modernlik adıyla, kimi zaman da emevi ağzı yorumlarla yapılmıştır.
          
          Devamı aşağıda

Hulya-53

Bugün görüyoruz ki Vatikan’ın riya oyunları yeniden sahnede. Sözde papa’nın yanında,aynı gösterinin parçası olan ve özünde kuklacıya hizmet eden kuklalar dizilmiş durumda. Bu görüntü onların hain nizamının, kirli ifsat düzeninin yansıması değildir de nedir?
          Biz diyoruz ki: Hiçbir otoriteye, lidere, papaya ve dünya üzerindeki şer odaklarına seyirci kalmayacak ve susmayacağız! Asla yıkamayacakları İslâm ve iman ile esarete değil, izzete koşacağız. Kur'an-ı Kerim'i tahrip edenleri, İslâm’ı dönüştürme projelerine destek verenleri, Nebî Muhammed’in kimliğine saldıranları, hatıralarının taşıdığı manalara saygısızlık edenleri, zalimlerin yanında saf tutanları ve mazlumların kanı üzerinden diplomasi yapanları, İslâm’ın ve ümmetin değerlerini hiçe sayanları, Allah'ın adaletine sığınarak lanetliyoruz! 
          İslâm’ın sembollerinin başka güçlere ve başka inanç temsiliyetlerine saygı bahanesiyle tahsis edilmesi asla kabul edilemez. Meydan okumalarını görüyoruz ve karşılığını misliyle veriyoruz! Bu ihaneti yapanlardan, bu saygısızlığı savunanlardan vakti geldiğinde tek tek hesap sorulacaktır.  ihanetin meşrulaştırılmasına ne de normalleşmesine asla izin vermiyoruz! İslâmın ruhundan sapmış emevi tavırlarını ümmet adına reddediyor, her mecrada kirli oyunlarını yüzlerine karşı  vurmaktan çekinmiyoruz!
          
          Hulya