JDA_29

Güzel zamanlarda bile içimden ağlamak geliyor, hayatının doruk noktasında, en saf halinde, en iyi saatlerinde insan neden ağlar ki? Bugünler belki de bir daha gelmeyecek. Gelecek o içten gülümsemeleri silecek belki de, mutlu olduğum zaman arka planda bunun yükünü hissediyorum. Bir şeyler değişecek, beni anlayan, dinleyen insanlar belki de bir gün değişecek. Güvenli alan kısıtlı, her an her şey olabilir. Bir şeyler değişecek ama biliyorum ki ben aynı kalacağım, bunu insanlara anlatmak zor. Belki de kalmam ama sanmıyorum, önümde fazla bir seçenek yok, fazla bir hayal yok, en azından gerçekçi hayaller yok. Ama buna gerek de yok aslında, huzur olduktan sonra gerisi boş. Bu yüzden ne zaman huzurlu hissetsem bu anların bir daha geri gelmeyeceğini hatırlıyorum. Zaten onları özel kılan da bu.

JDA_29

Güzel zamanlarda bile içimden ağlamak geliyor, hayatının doruk noktasında, en saf halinde, en iyi saatlerinde insan neden ağlar ki? Bugünler belki de bir daha gelmeyecek. Gelecek o içten gülümsemeleri silecek belki de, mutlu olduğum zaman arka planda bunun yükünü hissediyorum. Bir şeyler değişecek, beni anlayan, dinleyen insanlar belki de bir gün değişecek. Güvenli alan kısıtlı, her an her şey olabilir. Bir şeyler değişecek ama biliyorum ki ben aynı kalacağım, bunu insanlara anlatmak zor. Belki de kalmam ama sanmıyorum, önümde fazla bir seçenek yok, fazla bir hayal yok, en azından gerçekçi hayaller yok. Ama buna gerek de yok aslında, huzur olduktan sonra gerisi boş. Bu yüzden ne zaman huzurlu hissetsem bu anların bir daha geri gelmeyeceğini hatırlıyorum. Zaten onları özel kılan da bu.

JDA_29

Onlarda olup da bende olmayan şey ne? Mizaç mı, yoksa yetiştirilme şeklimi beni bu hâle getirdi? Ama sorumluluklarımı kimseye yüklemek de istemiyorum. İşlerimin başındayken hep yaşadığım yere bir iz bırakmak isterdim. Şimdilerde ise  sadece dünya üzerinden silinmek istiyorum. Bazen doğumumda bir hata olsaydı da doğmasaydım diyorum. Acı çekerek ölmek istemiyorum ama bunun için ne kadar zamanım var bilmiyorum, gelecek sisli. Bunaltıcı bir sis. İnsanlar o siste kaybolmamı istiyor, ama benim isteklerime ne oldu? Bir zamanlar çok severek yaptığın işlerin anlamını bitireli çok oldu benim için, ailem destekleyici, hep istediğim yere gönderdiler, istediklerimi yaptılar ama şimdilerde yaptığım her şey bana zarar veriyor diyorum, neden şimdi görmüyorlar? Tek dostun işin olsun diye büyütüldüm şimdiye dek, ama artık sadece dışarı çıkmak, hiçbir şeyi düşünmemek istiyorum. Gelişme kaygısından, en iyisi olmaktan, mükemmeliyetçilikten yoruldum. Sürekli rekabet etmek, en iyisi olmak, müthiş kariyerler yapmak istemiyorum, aslında kendimi bildim bileli istemiyordum, yaptığım şey roldü. İstediğim tek şey huzur ve biraz içtenlik, belki de anlaşılmak. Yanıma gelip konuşmasınlar, yine maske takmak istemiyorum, sadece uzaktan izlesinler. Sosyalleşmek, arkadaşlar edinmek, gezmek, eğlenmek senin neyine, evde geliştirmen gereken yeteneklerin 'dostların' var. Zaten yıllarca bu düşüncelerle yürüdüm, daha ne yapmam gerekiyor, ben her şeyi aynı anda yürütecek kadar güçlü değilim. İşlerimde en iyisi olmak için 5 yıl depresyonla savaştım ve dışarıdan bir insanla bağ kurmayı unuttum. İlk kez insanlar bana yük gibi gelmemeye başladı, bu sefer de çok saldın diyorlar. Zaten gençliğimi buna adadım, gençliğimi yaşamak için geç mi kaldım? On yedimdeyim ama öyle davranamıyorun, o on bir yaşındaki çocuğun yapamadığı şeyi yapmaya çalışıyorum. Bunu söylediğimde bana kucak açacaklarını düşündüm ama dedikleri şey okulu bırakacaksan işe gir, hayatı bilmiyorsun oldu.

JDA_29

Geriye ne kaldı bilmiyorum, yapmayı sevdiğim her şeyi bir bir kaybediyorum. Hiçbir şey yapmak keyif vermiyor, hayat zevk vermiyor. Özellikle ne zaman tatile girsem bana asla yaramıyor, kendimle baş başa kaldıkça kendi kendini çürütüyorum.Belki bir gün her şey düzelecek, belki de o gün hiç gelmeyecek. Baskıdan da nefret ediyorum ama kimse yokken de boğuluyorum. Artık bu melankoliyi sevmek istemiyorum ama ne yapsam hiçbir fikrim yok. İyi geçirmek için iki haftam vardı ama onu da çöpe attım zaten, sadece değil, bununla birlikte kaç haftaları günleri. Bir şeylerin geri dönüşü var mı? Bir şeyler yapmak için çok mu geç kaldım?

JDA_29

İnsanlar sadece dışarıdan bakarak yorum yapıyor. Senin ne derdin var, zaten tüm günün boş, ders çalıştığın yok, baskı yok, diğer insanların sahip olamadığı bir eve sahipsin,yeteneklisin neden bunu kullanmıyorsun, okumak isteyip de okuyamayan onca insan var sen imkanın varken istemiyorsun... Eğer her şey bunlardan ibaretse o zaman neden mutlu değilim? Gülecek gücüm yok, yorgunum, insanlara verecek hesabım yok. Boş zamanım da, yaptığım işler de bana zehir oluyor. Meşgul değilim de ne oldu, ya da iki katlı güzel görünen bir evim var da ne oldu, hiçbir şey. Duvarları taşları, odalarından eşyalarına kadar kötü anılarla zihnimde hatırlanıyor bu ev, boğuluyorum ama gidecek başka yerim yok. Bana kıymet bilmediğimi söylüyor insanlar, ama bir şeyi istemedikten sonra sahip olsan ne değişecek? Bana yeteneklerimi boşa harcadığımı söylüyorlar, içimden gelmiyor. Elimdeki şey yetenek değil, çalışmanın, onca depresyonun sonucu. Yaşıtlarım zamanında dışarıda dolaşırken, gözlerimin önünde gülüp eğlenirken benim tek dostum yeteneğimdi, aynı zamanda bana en çok zarar veren şey. Bilmiyorum, belki de onlar da mutlu değildi, ben sadece izliyorum sonuçta kimin ne yaşadığını bilemem. Ama herkes sonuç odaklı, herkes benim hayatıma toz pembe bakıyor. Hayatın şöyle güzel böyle güzel diyip duruyorlar ama gözümden akan yaşları, kalbimde açılan yaraları umursamıyorlar. Gerçekten her şey kıymet bilmekle parayla pulla olmuyor, bunu çok param olduğu içinde söylemiyorum, onların gözünde öyleyim. İstemediğim bir hayata borçlu olmak istemiyorum, o hayata bağlı kalmak istemiyorum çünkü artık özgür hissetmeye ihtiyacım var. Bir insan istediği kadar başarılı, iyi, destekleyici olsun, benim kalbimden içeri sızamıyorsa benim için iş biter. Kimseden de iyilik beklemiyorum, kimse bana zamanında iyilik yaptığı için de onlara bağlı kalmak zorunda değilim. Eğer ben birini kırsam üzsem ona yaptığım iyilikleri saymam, kendim çeker giderim. Neden insanlar bu kadar basit şeyleri anlamamak için direniyor?

JDA_29

Yapacak çok şey var ama aynı zamanda hiçbir şey yok. Gidip yazı mı yazsam, resim mı çizsem, tek başıma bir köşe de ağlasam mı? Kafam karışık, isteklerini insanlara söylemeyeceksin, o söz ağzından bir kez çıkarsa sorumluluk sende. Daha faydalı bir hale gelmeliyim, insanları eli boş gönderemem. Belki de kafamda kuruyorum, belki de her şey güzeldi. Ama öyle hissetmiyorum, acaba herkese maske takıyor derken en çok maskeyi ben mı takıyorum? Bir şeyleri yoluna sokmak için sürekli çabalıyorum, dışarıdan belirsiz bir çaba. İçten içe hissediyorum.

JDA_29

Adım atmak, liderlik çok büyük sorumluluklar mı getirir bilmiyorum. Ben adım atmasam hep karşı taraf atsa belki de bu kadar vicdan azabı çekmem. Sözler kesiliyor, zaman boşa akıyor. Gülümsüyorum ama aklımda bir sürü soru, sıkılıyor mu, onun zamanını mı çalıyorum, çok mu kafa yoruyorum? Aklım karma karışık. Uzun süre bir şeyler organize etmeyeceğim çünkü her şeyi berbat ediyorum, lanet olsun. Defalarca saçma sapan sorular soruyorum, keşke insanların içini açıp bakabilsem. Ama o zamanda güvenin bir anlamı kalır mıydı? Yine saçmalıyorun, sadece onu çağırdım ve o sıkıldı, böyle demese de bunu hissettim, büyütülecek bir şey değil. Ama üzerimde devasa bir yük var. Tükenmiş hissediyorum, onu peşimden sürüklememeliydim. İnsanlara vadedecek güzel bir şeyim olmadan kapısına gitmek benim bencilliğim. Her ne kadar onu özlesem de onu peşimden sürüklemek benim hakkım değil. Galiba biraz geri çekilme vakti.

JDA_29

Gelecek planlarımı kimseye anlatmak istemiyorum. Çünkü hayallerime güvenmiyorum, kimsenin gelip ben demiştim nasiyatları vermesini çekemeyeceğim. İlerideki kendime mektuplar karalıyorum. Bu onunla benim aramdaki güvenli sessizlik, kimse orada onu yargılamayacak. Kimse sadece anlatmamı istemiyor, anlattığım zaman sizin fikirlerinize açık olmuyorum, o yüzden anlatmıyorum. Çünkü fikrim değişmeyecek. Beni en iyi ben anlarım.

JDA_29

Ders çalışmak istemiyorum, üniversiteye de gitmek istemiyorum. Benim için bunlar yeni bir başlangıç değil, sadece kafamı bulandırıyorlar. Lise son seneye geldik be, vay be, orta ikiden sonrası o kadar sıkıcı ve bom boştu ki zamanın nasıl geçtiğini fark edemiyorum. İnsan mutsuzken değer bilmezmiş, şansım olsa eskiye dönmek de istemezdim. Çünkü kendimi tanıyorum, yine olsa yine aynı şeyleri yapardım. Ben depresyona muhtacım sanırım, artık buna inanmaya başlıyorum. Tek yapmam gereken harekete geçmek, gülümsemek, hayata farklı bir gözle bakmak ama yapamıyorum. Kimseye gidip bunları anlatamam çünkü düzelmeyeceğim, o acıya dalıp en dibine inmezsem hiçbir söz beni teselli etmiyor. O yüzden kimseye anlatamam, bana derler "O kadar çözüm bulduk kardeşim sen de bir düzel artık" Duygularımdan ötürü insanlara hesap vermek zorunda kalırım. Ayrıca bir anlatılır iki anlatılır, düzelmediyse maske takılır, taktik belli. İlk kez geçen gün bu hisleri yaşamadım, sevgilim bana her zaman yanımda olacağını söyledi, içtendi ve bana koşulsuz sarıldığını hissettim. Şüphe etmek istemedim, sadece ona güvenmek istedim ve bu bana şu ana kadar sahip olamadığım bir rahatlamayı verdi. O kadar edebiyat kasıyoruz ama bir sarılış tüm acıları alabiliyormuş demek ki. O an ilk kez içimi dökerken kendimi yük gibi hissetmedim, kelimeler karanlığa karıştı, o bana sarılınca soğuğu artık hissetmemeye başladım, büyüleyici bir geceydi.  Bu anı hiç unutmayacağım, bir daha bu kadar mutlu olacağımı sanmıyorum. Son yıllarda bana kaybettiğim bir şeyi verdin, gerçek mutluluğu. Yüzüne de söyledim ama içimden yine yazmak geldi, teşekkür ederim.

JDA_29

Dün gece Kyle Spratt Suicide Note'u başa sara sara hayallere daldım yine. Dostum, şarkı bir efsane, zor dönemlerimde gerçekten bana çok yardımı dokunuyor. Şarkılar, ilaçlardan bile kuvvetli olabiliyor bazen. Ne zaman bir derdim olsa takarım kulaklığı, müziği fuller etrafı izlerim. Gece herkes uyurken ayakta olmak iyi hissettiriyor. Zaten yanımda olsalar da şarkılar kadar hiçbir zaman bana yardım edemeyecekler.