KaotikSid_01

Kitabımı yanında kaldırıyorum nokta 

NeBaktin33

@Ruhsuz_kralice01 
          Şimdi sana, eğer üzerinde düşünürsen hayata bakış açını değiştirebilecek bir şey anlatacağım. Lütfen sonuna kadar oku.
          ~
          Ölüm, insanların doğal olarak korktuğu bir şeydir. Çünkü her insanın içinde hayatta kalma içgüdüsü vardır. Ancak ölüm, bu dünyadaki herkesin ve her canlının yaşayacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Her canlı mutlaka ölümü tadacaktır. Bu yüzden ölümü yok saymak veya hiç gelmeyecekmiş gibi yaşamak yerine, onu hayatın bir parçası olarak kabul etmek gerekir.
          İslam'a göre ölüm bir son değil, başka bir hayata geçiştir. Bu yüzden ölümün kendisinden değil, nasıl bir hayat yaşadığımızdan (yani doğumdan ölümümüze kadar yaptığımız iyi kötü şeylerden) ve ahirete nasıl hazırlanacağımızdan (ibadetimizden) endişe etmek daha önemlidir. 
          Elbette burada intihardan bahsetmiyorum. İnsan eceliyle ölmelidir. Çünkü beden, Allah'ın insana verdiği bir emanettir ve insanın bu emaneti koruması gerekir.
          Bazen dünya hayatına o kadar fazla bağlanıyoruz ki sanki burada sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi davranıyoruz.
           Oysa düşün: Eğer sana dünyanın bütün zenginlikleri, makamları ve nimetleri verilse ama bunlardan yararlanamayacak olsan ertesi gün öleceğini söyleseler, bunların hiçbir anlamı kalmazdı. Bu da bize gösteriyor ki hayatta sahip olduğumuz şeylerden daha değerli olan şey, yaşamın kendisidir.Diger şeyler para zenginlik şöhret gurur bunların hepsi şeytanın oyunudur.
           

KaotikSid_01

@ NeBaktin33  bunlari bende biliyorum benim anlatmak istediğim bu hastalık iyi bisey sanmanız ölüm normal olan  başka şeylerde olabilir örnek  tecavüz veya başka birşey  benim anlatmak istediğim bu 
Reply

NeBaktin33

@ NeBaktin33  Senin dediğine gelirsek; Yakınlarımızı kaybettiğimizde üzülmemiz çok normaldir. Hatta sevdiğimiz insanların ardından gözyaşı dökmek ve onları özlemek insan olmanın bir parçasıdır. Ancak bu üzüntünün bizi tamamen tüketmesine de izin vermemeliyiz. Çünkü inancımıza göre onlar tamamen yok olmamışlardır. 
            Sadece Allah'ın takdir ettiği vakti ve yeniden dirilişi beklemektedirler. Eğer imanla yaşar ve Allah'ın rahmetine kavuşursak, bir gün sevdiklerimizle yeniden buluşacağımıza inanırız.
            Bu yüzden ölüm, sonsuz bir ayrılık olarak görülmemelidir. Evet, ayrılık vardır ve bu ayrılık insanı üzer. Fakat bu ayrılığın geçici olduğuna inanmak, insana sabır ve güç verir.
            Bizim gerçek hayatımız sadece bu dünyadaki hayatımız değildir. Dünya hayatı bir imtihan yeridir. Asıl ve kalıcı hayat ise ahiret hayatıdır. Ölüm de bu yolculuğun kaçınılmaz bir aşamasıdır. Bu nedenle ölümü gözümüzde büyütmek yerine, ona hazırlıklı olmaya çalışmalı ve hayatımızı en güzel şekilde yaşamaya gayret etmeliyiz.Tabikide bunu yaparken ibadet etmeyi unutmamalıyız çünkü dünyaya Allah'a ibadet etmek için geldik  
Reply