KaradenizK

 Bu aralar kitapların yeni bölüm bildirimlerinin gelmediğini fark ettim. O yüzden bir de burdan haber vermek istedim. Az önce 'Bir Umut Işığı' kurgumun devamı niteliğinde olan yeni bir bonus bölümü paylaştım.
          	  Hemen öncesinde de görmeyenler için 'Defter (Final 1)' bölümünü paylaştım.
          	 Şimdiden keyifli okumalar:)

KaradenizK

@ GlahGen6  Teşekkürler, aslında bir kısmını yazdım. Başına oturabilsem bitecek ama ne zaman boş vakit bulurum emin değilim. O yüzden tam belli değil maalesef ama fazla da uzamaz ara.
Reply

GlahGen6

Çok güzel olmuş
Reply

GlahGen6

@ KaradenizK  defter final 2 ne zaman yazarsin
Reply

KaradenizK

 Bu aralar kitapların yeni bölüm bildirimlerinin gelmediğini fark ettim. O yüzden bir de burdan haber vermek istedim. Az önce 'Bir Umut Işığı' kurgumun devamı niteliğinde olan yeni bir bonus bölümü paylaştım.
            Hemen öncesinde de görmeyenler için 'Defter (Final 1)' bölümünü paylaştım.
           Şimdiden keyifli okumalar:)

KaradenizK

@ GlahGen6  Teşekkürler, aslında bir kısmını yazdım. Başına oturabilsem bitecek ama ne zaman boş vakit bulurum emin değilim. O yüzden tam belli değil maalesef ama fazla da uzamaz ara.
Reply

GlahGen6

Çok güzel olmuş
Reply

GlahGen6

@ KaradenizK  defter final 2 ne zaman yazarsin
Reply

KaradenizK

  Merhabalar, birazcık ortadan kayboldum biliyorum. Geçen hafta çalışmaktan bir an bile boş kalamadığım bir quiz haftasıydı. Bu hafta boş kalırım zannetmiştim ama bu sefer de iki sunum ödevimi bitirmeye uğraştım biraz.
          
            Hafta başı yazmaya başladım azar azar, şimdi elimde bir bölüm uzunluğunda yazı oluştu ama sanırım burayı finale bağlayacağım. O yüzden tatmin eden bir sona kadar biraz daha yazmaya devam edeceğim. 
          
           Ya bugün ya yarın yeni bölümle gelirim:) Sonrasında ise kısa kesitle gelebilirim, henüz karar vermedim.
          
            O hâlde yeni bölümü atana kadar küçük bir ön okumayı burada paylaşıyorum:
          
            Defter (Final) 
          
            <<Esme tüm yorgunluğunu görmezden gelmeye çalışarak Adil'in gözlerinin içine bakıyordu. Kendisinin söyleyecek gücü kalmadığında Adil'e 'hadi söyle de 20 yılın yükünden kurtulalım' dercesine bakıyordu
          
            Adil o bakışların anlamını çözmüştü. Özlemle yanıp biten gözleri tekrar Eleni’ye döndü.>>
          
           Adil, Eleni'nin otoriter duruşunun altındaki endişeyi tekrar fark ettiğinde kendine geldi. Şimdi sırası değildi. 
          
            Eleni'nin az önceki sözlerine cevaben konuşmaya çalıştı:
          
            "B-ben, taşırım."
          
            Eleni sonunda Adil’den cevap alabilmenin rahatlığıyla ayaklandı. Adil'e de Esme'yi kucaklaması için gözleriyle işaret etti. Adil zaten kucağında olan Esme'yi gelin tutuşuyla kaldırmıştı
           
            Artık Adil kendini acil durum moduna almıştı. Az önce öğrendiği şeyi sadece bir süreliğine, Esme iyi olana kadar bir kenara bırakmak zorundaydı.
          
            Adil kucağındaki Esme ile beraber düşünmeden sadece Eleni’nin yönlendirmesini takip ediyordu. Arada Esme'yi kontrol etmek istediğinde tekrar uyuyakaldığını fark etmişti.
          
            (...)
          
            (Devamı aşağıda)

KaradenizK

@ KaradenizK  Sonunda arabaya ulaştıklarında Eleni arka kapıyı açtı ve içine bindi. Ardından Esme’yi de yanına bırakmasını söyledi.
            
              Adil talimatları takip ederek Esme'nin halsiz vücudunu Eleni'ye emanet ederek şoför koltuğuna ilerledi.
            
              Eleni arka koltukta Esme ile ilgileniyordu. Durumunu bir yandan onun durumunu kontrol ederken bir yandan da Adil’i süzüyordu. Her şeye rağmen büyük bir dikkatle ve hızlı bir şekilde arabayı kullandığını görünce rahatlayarak tüm dikkatini Esme'ye vermişti.
            
              Esme'nin yorgun yüzü sanki acının ta kendisine dönüşmüştü. Eleni onu izlerken kalbinin daha fazla dayanamayacağını düşündü. Esme ile ilgili onu çeken bir şey vardı. Esme'nin ona olan bakışları, saf sevgisi Eleni'ye gerçek olamayacak kadar güzel hissettiriyordu. Ve onunla ilgili her yeni gerçekle beraber kalbi daha da sızlıyordu.
            
              Son zamanlarda onu çok yalnız bıraktığını düşününce bir anlığına suçlu hissetti. Oysaki ona 'bu kadar yalnızlık bir insana fazla' diyen kendisiydi. 
            
              Sonra Eleni kafasında kendini savunmaya başladı. Kendisi de dışarıda bırakılmıştı. Esme ona herşeyi anlatmazsa nasıl yanında olacaktı? Bu yalnızlığı Esme tercih etmişti.
            
              Ama kafasında tekrar ettiğinde bu cümle mantıklı gelmemeye başladı. Bir insan yalnızlığı tercih eder miydi? Eleni her şeye rağmen bir kerecik bile Esme'yi dinlemediği için şimdi gerçekten kötü hissetmişti. Her ne kadar sırrı söylemeyi reddetmesine kızmakta haklı olsa da Esme'nin konuşma teklifine de hayır dememesi gerektiğini düşünmeye başlamıştı. 
            
              Esme hafifçe kıpırdandığında Eleni gerçek dünyaya dönmüştü. Tekrar ona dikkat kesildiğinde yüzünün hafifçe buruştuğunu fark etti. Hemen bir eli onun yeni yeni ısınmaya başlayan elini buldu.
            
              Sonrasında ise Esme elini sıkmaya başladı. Eleni diğer eliyle de Esme'nin saçını hafifçe okşamaya başladığında Esme biraz daha huzur bulmuş gibiydi. 
Reply

KaradenizK

Merhabalar. Yeni bolumde 2400 kelime civarındayım ama olay örgüsü henüz tamamlanmadı. Ama bitmesine çok az kaldı. Yatın yetiştirebilirsem yarın gelme olasılığı var. 
          
          Bende kısa bir ön okuma yollamak istedim. Hem Adil'den hem Esme'den. 
          
          Defter (2. Kısım) Ön Okuma 
          
            Adil "Türkü Defterim" başlığını gördüğünde kulağında tek bir cümle tekrarlandı: Senden sonra çok yazdım, sevdalık yazdırıyor.
          
            Şimdi ise önündeki defterle beraber ne hissetmesi gerektiğini şaşırmıştı. Defteri açarken bununla karşılaşmayı hiç beklememişti. Şimdiyse Esme'nin yüzündeki ifadeyi tekrar hatırlamış, birkaç türkü için neden endişelendiğini merak etmişti. Derin bir nefes alıp ilk sayfayı çevirdiğinde karşına çıkan türküyle yüzünde derin bir gülümseme belirdi:
          
            <<Esti bir deli rüzgar yakti beni efkari
            Esti bir deli rüzgar yakti beni efkari
            Yarum senin huyların niye böyle uçari
          
            Sen barutsun ben ateş
            Bir kibrit mi çakalum
            İki deli yan yana dünyayi mi yakalum
            Efkarum kara bulut karşu daği aşacak
            Söylesem sevdiğimi habu deniz taşacak
           
            (...)>>>
          
            Bu türküyü biliyordu, hem de çok iyi biliyordu. Yıllardır Esme'ye olan özlemi canlandığında sığındığı tek yer olmuştu bu türkü. 
          
           Adil’in elleri sayfada özlemle gezinirken aklı yine ilk tanıştıkları güne gitti. Ve o anıları hatırlarken bir yandan da her şeyin farklı olmasını dilemişti. Esme ile kaçabilecekleri bir hayatta ne olurdu sorusu, aklının bir köşesinde takılı kaldı. 
          
            Daha sonra diğer sayfaya geçti. Burada hafifçe kaşları çatılmış, dikkatle okumaya başlamıştı çünkü geri kalanlara yabancıydı Adil:
          
          (...)
          

KaradenizK

@ KaradenizK 
            
            (...)
            
            Esme yattığı yerde öylece tavanı izliyordu. Bugün muhtarlık gerçekten çok soğuk olduğu için üstüne birkaç battaniye daha almıştı. Geceden beri sadece bir-iki saat kadar uyuyabilmiş, o uykunun sonu da bir kabusla gelmişti.
            
              Esme birkaç gündür uyuyamıyor, iki-üç saatlik uykuyla günlerini geçirmeye çalışıyordu. Şimdi yine aynısı oluyordu ama bugün Esme'nin içindeki sıkıntı daha da büyüktü. Kızı ondan yüz çevirmiş, aynısını Adil’in de yapması sayılı saatler kalmıştı. Esme yeni bulduğu hayat amacını bu kadar çabuk kaybedeceğini tahmin etmemişti. Fakat yine de kafasındaki mutlu aile hayaline tutunmaktan başka çaresi de yoktu.
            
               Esme böyle düşünceler içerisindeyken dışarıda yankılanan ezan sesi onu şimdiye getirmişti. Sabah ezanı okunuyordu. Esme sesi daha iyi duyabilmek için kalktı ve camın önüne ilerledi. Dinlerken gözlerini kapatmış, elini daralan kalbine götürmüştü. Dinledikçe ise biraz olsun huzura bulmuş, bunaltıcı düşüncelerden uzaklaşmıştı.
            
              Ezan sesi bittiğinde bir anda boşluğa düşmüş gibi oldu. Ardından ise abdest almak için harekete geçti.
            
            (...)
Reply

KaradenizK

 Merhabalar. Yeni bölümde 1300 kelime civarlarındayım. Hâlâ akşama kadar yetiştirme ihtimalim var ama ben yine de belki yetişmez diye bir ön okuma paylaşmak istedim. (Bugün veya yarın yayında olacak.)
          
            9. Bölüm (Final 2) Ön okuma
          
           Adil'in son sorusuna cevap veren olmamıştı. Zaten Adil de cevap beklemiyordu. Doğrudan Esme ve Eleni'nin yanına ilerledi. Bir elini Esme'nin bir elini de Eleni'nin omzuna koydu ve sordu:
          
            "Siz nasılsınız, iyi misiniz?"
          
            Eleni hafifçe Esmeye baktı, ardından cevapladı:
          
            "İyiyiz."
          
            Ama Adil Esme'nin hafiften solan yüzünü fark etmişti. Bu sefer ona bakarak sordu:
          
            "Esme?"
          
            Esme ise kafasını 'iyiyim' anlamında onaylarcasına salladı. Adil çok ikna olmasa da konuşmayı kafasında daha sonraya erteleyerek ellerini geri çekti. Ardından tekrar Furtuna ailesine döndü. Dönerken bakışları anında değişmiş, sertleşmişti. Önce Oruç'a baktı, bakışlarındaki öfke Oruç'un ürpermesine neden olmuştu.
          
            Bu gerçek ortaya çıktığında Adil Koçari'nin gazabına uğrayacağını elbet biliyordu. Ama olay gerçekleşince çok daha farklı hissettirmişti. Esme’yle beraber yaşadığı pişmanlık ve baskı Adil'in gelmesiyle korkuyu da beraberinde getirmişti. Yaptıklarını takdir etmese de onlar hâlâ Oruç'un ailesiydi ve olacaklar onu endişelendiriyordu.
          
            Adil Furtuna ailesinde sırayla göz gezdirirken Fadime arkadan sessizce içeri girmiş, Eleni’nin yanındaki yerini almıştı. Esme'ye başıyla selam vermiş ardından teselli amacıyla Eleni'ye sarılmış ondan sonra bir elini omzuna atıp abisini izlemeye koyulmuştu.
          
            Adil'in bakışları Oruç'tan Hicran'a geçtiğinde, karşısında bir gram bile vicdan azabı göremeyince şaşıramadan edemedi. Hicran'ın bu kadar da duygusuz olabileceğini düşünmemişti. Bu yüzden istemsizce, takınabileceği en ölümcül bakışı atmıştı. Ve Hicran bu defa işleri ciddiye almaya başlamış ve korkmuştu.
          
           (...)

KaradenizK

@ KaradenizK  
            <<"Tamam ula tamam! Biliyordum, bende biliyordum."
            
             "Ama Şerif’e borçlu olduğum için dahil oldum bu işe. Bende hiç istemedim. Ama beni herkes için en iyisinin bu olduğuna inandırdı."
            
              "En iyisi buydu, öyle mi?"
            
              "Öyle demedim, o bana öyle söyledi."
            
              "Bu işe niçin veya nasıl karıştığın umurumda bile değil Zarife Furtuna, ortada satılan bir bebek var. Anlıyor musun!?"
            
              "Sıra sende."
            
              "Nasıl yani?"
            
              "Dökül bakalım Hicran, sen bu olayın neresindesin?"
            
              "Bende biliyordum."
            
              "Bildiğini tahmin etmiştim zaten, ama söyle bu işin neresindesin?"
            
              "Eleni'yi doğuran ebe, benim halamdı. Onu biz ayarladık." >>
            
              Bu ses kaydı karşısında Zarife’nin gözleri büyümüş dengesini sağlayamayarak arkasındaki koltuğa çöküvermişti. Hicran da şaşkınlığını atlatınca kontrol etmek için  Zarife’nin yanında bitivermişti.
            
              Esme, Adil ile Eleni'nin arkasında, yorgun olmasına rağmen yüzüne gururlu bir gülümseme yayılmıştı. Olduğu yerde şimdilik olaylara müdahale etmeden izlemeye karar vermişti çünkü Adil’in de buna ihtiyacı olduğunu biliyordu. Fadime ise ses kaydıyla keyifle gülümsemiş, iğneleyen bakışlarıyla bütün Furtuna ailesini süzmüştü. 
            
            
              
Reply

KaradenizK

@ KaradenizK  Adil Zarife’ye döndüğünde ise çok belli olmasa da çoktan korkudan titremekte olduğunu gördü. Ayrıca hiçbir hiç işe yaramayan küçük bir vicdan kırıntısı gördüğünde onun da insan olduğunu hatırladı. 
            
              En son Şirin Furtuna'ya dönmüştü. Belki hiçbir şeye doğrudan katkıda bulunmamıştı ama her şeye göz yummuştu. Bu yüzden o da masum değildi.Adil istediği korkuyu verince birden gülümsedi:
            
              "Ee cevap vermediniz, ben yokken Esme'm ile ne yaptınız? Umarım onun sorularını da benimki gibi yanıtsız bırakmamışsınızdır."
            
              Adil'in bu tavırları Esme de dahil herkesin şaşırmasına neden olmuştu. Oruç oldukça gerilmişti. Koruma iç güdüsüyle öne çıktı ve hafiften ailesini ile Koçari'nin arasında durdu. Kimse cevap vermeyince bu sefer Eleni’nin sesi duyuldu:
            
              "Hayır babacığım, annemin sorularına çok da güzel cevap verdiler."
            
              Eleni, Fadime’yle kısa bir göz teması kurmuş ardından babasının yanına ulaşıp onunla beraber Furtuna ailesinin karşısında dik bir şekilde durmuştu. Adil tek kaşını kaldırarak sorgularcasına Eleni'ye bakarken Eleni, bir eliyle telefonunu açtı. Ardından ekrana tıkladı ve herkes sesi dinlemeye başladı:
Reply

KaradenizK

  Az sonra 9. Bölümün devamı olarak upuzun bir bölüm paylaşacağım. Bölümü Adil'in gelişiyle kapatmak istiyorum ama sürekli olay akmaya devam ettiği için bitiremiyorum
          
            Bir de şeyi fark etmiştik geçen, 9. bölümlerin bildirimleri size ulaşmamış şu ana kadar. Attığım bölümde de bilgilendirme olarak bahsettim, şimdi de ben bölümü atana kadar belki bakarsınız diye söylemek istedim. 9. bölümün kısımlarına bir göz atabilirsiniz belki kaçırdığınız bir bölüm olabilir, özellikle de 6. kısım. Atacağım bölüm de onların devamı olduğundan bundan bahsetmek istedim.
          
            Beklemede kalın...

KaradenizK

 25. Bölüm Alternatifi (2. Kısım) Ön okuma:
          
            Şerif arabada hemen yanında bilinci kapalı olan Esme ile ilerliyordu. Peş peşe bir sürü araba şehirden çıkmak için harekete geçmişti. Şerif her şeyi planlamıştı. Parası vardı, adamı vardı. Ve hayatını verdiği bu topraklarda istenmiyordu. Geriye yapılacak tek şey kalmıştı. Ona kalan tek değerli kişiyi de alıp buralardan gitmek ve yeni bir hayata başlamak.
          
            Şerif sahiplenici bir şekilde Esme'ye baktı. Eleni ne dediğini bilmiyordu. Şerif birçok kötü şey yapmış olabilirdi fakat Esme çok başkaydı. Şerif şu ana kadar ne yaptıysa hepsi Esme içindi, onu seviyordu. Ona asla zarar vermezdi. Tek istediği biraz olsun ondan karşılık alabilmekti. Ve eğer buradan uzaklaşırlarsa Esme artık çevrenin etkisi altında kalmayacaktı. Belki o zaman gerçekten Şerif’i görebilirdi. Belki onun ne kadar çabaladığını fark ederdi. 
          
            Şerif kurduğu hayallere devam ederken tekrar camdan dışarıyı seyretmeye döndü. Son kez Trabzon topraklarını ezberlemek istercesine bakıyordu. Her şeye rağmen burayı özleyecekti. Yine de Esme için değerdi. Şerif onun için gerekirse dünyayı da yakardı.
          
           O böyle kendi kafasına dalmış kendini Esme'nin bilinci hareketlenmeye başlamıştı. Uyanışı yavaş değildi. Bilinci sanki karanlık bir suyun dibinden yukarı çekilircesine, sarsıntılı bir şekilde yüzeye çıktı. Damarlarında dolaşan atropin nedeniyle kalbi adeta göğüs kafesini delercesine şiddetli atıyordu. Bu yüzden Esme bir kabustan sıçrar gibi uyandı. 
          
            İlk hissettiği şey, boğazındaki o kavurucu kuruluk oldu; yutkunmak bile boğazına cam kırıkları batırıyor gibiydi. Daha öncesinde küçülen göz bebekleri şimdi ilacın etkisiyle sonuna kadar genişlemişti. Bu nedenle gözlerini hafifçe araladığında,  arabanın camından süzülen solgun ışık bile gözlerinin kamaşmasına neden olmuş, gözlerini anında geri kapatmıştı.
          
           (Devamı aşağıda)
           

KaradenizK

@ KaradenizK  Bölümü yarıladım, yarın veya öbür gün yetişirse gelebilir.
Reply

KaradenizK

@ KaradenizK  Gözleri kapalıyken etraftaki sesleri dinleyerek nerede olduğunu anlamaya çalışan Esme bir arabanın içinde seyir halinde olduğunu fark etmişti. Yine o sırada sol kolunda sızlayan bir acı ve serinlik hissetti.Bu sefer tekrardan gözlerini yavaşça aralamaya çalıştı. Birkaç saniye sonra görüşü biraz daha netleşmeye başladığında koluna takılı serumu fark etti. Başını çok hafifçe çervirdiğinde Şerif’in hemen yanı başında oturduğunu gördü. 
            
              Şerif dışarıyı izlerken kendi kafası içinde kaybolduğundan Esme'nin uyandığını fark etmemişti. Esme fark edilmediğini anlayınca bunu devam ettirmeye karar verdi. Şimdilik neler olduğunu kafasında oturtmaya çalışıyordu. En son durumu kötüydü ve Şerif onu almaya geldiğini söylemişti. Daha sonrasında ise Eleni’nin feryadı aklına geldi. Sonrasını hatırlamıyordu. Koluna bağlanan serumun Eleni’nin işi olduğunu tahmin ediyordu.
            
              Esme'nin aklına önceki olay geldi. Eleni cebine Niko'yu koymuştu. Belki yine böyle bir şey yapmıştır diye umut ederek serum bağlanmayan kolunu çok yavaş hareketlerle cebine doğru götürdü. Henüz Şerif tarafından fark edilmek istemiyordu.
            
              Elini cebine attığında ise başka bir şey hissetti. Bunun bir çakı olduğunu anladığında içinde bulunduğu duruma rağmen gülümsemesine engel olamadı. Bunu Eleni koymuş olmalıydı. Ayrıca Adil de durumu biliyordu.
            
              Esme bıçağı cebinden çıkarmadı. Elini cebinden geri çıkardı ve baygın numarası yapmaya devam etti. Şimdi düşünüyordu. Nereye gittiklerini bilmiyordu. Ama yine de içinde bir yerlerde Adil'in onu ne olursa olsun bulacağını biliyordu. Bu yüzden Esme bu umuda tutundu ve cebindeki silahın da verdiği güçle en doğru anı beklemeye başladı.
            
            (...)
Reply

KaradenizK

  Bir şey daha paylaşmak istiyorum. Daha yeni bölüme dair hiçbir şey yazmadım ama bölümde olacak bir sahneyi tahminen buraya ekleyeceğim. Normalde attığım bölümü bu sahneyle kapatacaktım ama oraya kadar gelemeden bölüm uzunluğu tamamlandı:)
          
            (...)
          
             Her şeyin ardından Esme sogulayan bakışlarını Adil'e yönelmişti. İkisi de ne anlatmak istediğini anlamıştı ama Esme yine de konuştu:
          
            "Peki sen ne yaptın Koçari?"
          
            Adil bilmemezlikten gelmeye çalıştı:
          
            "Neyi ne yaptım?"
          
             Esme hafif bir sinirle karşılık verdi:
          
            "Neyi olacak ula, Şerif’i ne yaptın?"
          
             Adil bu soru üzerine duraksadı. Yüzü anında ciddileşirken, düz bir tonla konuştu:
          
            "Gömdüm."
          
            Esme duyduğu şeyle neye uğradığını şaşırmış bir anda bakışları hemen arkasında duran Fadime’ye çevrilmişti. Fadime söylediklerini yanlışlayan bir şey söylememiş aksine derin bakışları sözlerin doğruluğunu gösterir gibiydi.
          
            Esme'nin arkasındaki Eleni duyduğu sözlerle olduğu yerde kalmış babasının kararlı yüzünde şaka belirtisi aramıştı fakat yoktu. 
          
            (...)
          
            Evet, bu da fragman gibi oldu  Bölümün gidişatında bu sahne biraz değişebilir ama ana fikir böyle. Sıradaki bölümde görüşürüz o zaman...
          
            

KaradenizK

@ KaradenizK  Bu 9. Bölüm için
Reply