KaradenizK

    (...)
          	   
          	   "Geç kaldın Adrian!"
          	
          	   Adamın soğuk ve ifadesiz sesi ortamı doldurdu. Karşısındaki genç ise tepkisizdi, korkmuyordu veya çekinmiyordu. O buraya bunları konuşmaya gelmemişti.
          	
          	  Ortamın sessizliği rahatsız ediciydi. Öyle ki Adrian'ın saçlarının ucundan damlayan su damlalarının sesi bile duyuluyordu. Tasarımcı sözlerini devam ettirdi:
          	
          	  "Seni bu saate kadar dışarıda tutan neydi? Evde olman gereken saati bildiğinden eminim."
          	
          	  Küçük bir kıpırdanma üzerine Nathalie'nin de evin bir köşesinde onları izlediği anlaşıldı. Sessizce kenardan olacakları gözlemliyordu. İçinde az önceki telaştan bir iz kalmamıştı. Aksine Adrian'ın sapasağlam karşısında durması yüreğini ferahlatmıştı.
          	
          	  Çocuk ilk defa kafasını kaldırdı ve babasının buz gibi bakan gözleriyle buluştu. Tasarımcı oğlunun bakışlarındaki derinlikten ürkmeden edemedi. Ondan yayılan ve kendisine yöneltilen öfkeyi ve hayal kırıklığını hissedebiliyordu. Fakat bunun neyden kaynaklandığına dair hiçbir fikri yoktu.
          	
          	  Merak içini kemirirken dışarıya hiç duygu yansıtmıyordu. Sarışın genç konuştuğunda dinleyen herkes bir anda ona odaklanmıştı:
          	
          	  "Önemli olan neden geç geldiğim değil baba. Önemli olan senin hakkında ne öğrendiğim."
          	
          	  (...)
          	
          	  Adrian ile babası arasında bir konuşma... Ve gölgelerde bekleyen biri daha var.
          	
          	  Bu parçalar farklı yöne ilerleyen farklı hikayelerden parçalar. Sadece kitabı yayınlayana kadar boşluğu doldurmak adına böyle paylaşımlarda bulundum. Bir nevi fragman gibi sayılabilir. Bundan sonra ya bir tane daha gelir ya da duruma bağlı olarak kitaba duyuru bölümünü atarım. 
          	
          	 O zaman bir dahaki sefere görüşmek üzere...
          	

KaradenizK

    (...)
             
             "Geç kaldın Adrian!"
          
             Adamın soğuk ve ifadesiz sesi ortamı doldurdu. Karşısındaki genç ise tepkisizdi, korkmuyordu veya çekinmiyordu. O buraya bunları konuşmaya gelmemişti.
          
            Ortamın sessizliği rahatsız ediciydi. Öyle ki Adrian'ın saçlarının ucundan damlayan su damlalarının sesi bile duyuluyordu. Tasarımcı sözlerini devam ettirdi:
          
            "Seni bu saate kadar dışarıda tutan neydi? Evde olman gereken saati bildiğinden eminim."
          
            Küçük bir kıpırdanma üzerine Nathalie'nin de evin bir köşesinde onları izlediği anlaşıldı. Sessizce kenardan olacakları gözlemliyordu. İçinde az önceki telaştan bir iz kalmamıştı. Aksine Adrian'ın sapasağlam karşısında durması yüreğini ferahlatmıştı.
          
            Çocuk ilk defa kafasını kaldırdı ve babasının buz gibi bakan gözleriyle buluştu. Tasarımcı oğlunun bakışlarındaki derinlikten ürkmeden edemedi. Ondan yayılan ve kendisine yöneltilen öfkeyi ve hayal kırıklığını hissedebiliyordu. Fakat bunun neyden kaynaklandığına dair hiçbir fikri yoktu.
          
            Merak içini kemirirken dışarıya hiç duygu yansıtmıyordu. Sarışın genç konuştuğunda dinleyen herkes bir anda ona odaklanmıştı:
          
            "Önemli olan neden geç geldiğim değil baba. Önemli olan senin hakkında ne öğrendiğim."
          
            (...)
          
            Adrian ile babası arasında bir konuşma... Ve gölgelerde bekleyen biri daha var.
          
            Bu parçalar farklı yöne ilerleyen farklı hikayelerden parçalar. Sadece kitabı yayınlayana kadar boşluğu doldurmak adına böyle paylaşımlarda bulundum. Bir nevi fragman gibi sayılabilir. Bundan sonra ya bir tane daha gelir ya da duruma bağlı olarak kitaba duyuru bölümünü atarım. 
          
           O zaman bir dahaki sefere görüşmek üzere...
          

KaradenizK

  Bugünkü parçamız:
          
            (...)
          
             Plagg pek de ikna olmamış gibiydi ama daha fazla itiraz etmedi. Bende dönüşüm sözlerini söylerek siyah kostümüme büründüm.
          
             Şimdi acilen Uğurböceği'ne ulaşmam 
          lazımdı. Peki bunu nasıl yapmalıydım? Önce onu sopam üzerinden aradım. Ve beklemediğim bir şekilde aramama anında cevap verildi:
          
            "Merhaba kedicik! Tam zamanında beni aradın. Bende seni bulmanın yollarını düşünüyordum."
          
            Sesini neşeli tutmaya çalışsa da arkasındaki gerginliği hissedebiliyordum. Sonuçta en sonki ayrılmamız pek güzel olmamıştı. Bende onu daha fazla endişelendirmemek adına sesimi her zamanki alaycığımla kullandım:
          
            "Sizin de beni aramanız ne hoş Leydim!"
          
            Sonra aniden konuya girdim:
            
            "Eğer sorun olmazsa hemen buluşabilir miyiz? Seninle konuşmam gereken acil bir konu var. Ve zamanım da kısıtlı, ne kadar çabuk olursa o kadar iyi."
          
             Uğurböceği anında ciddileşti:
          
            "Tamam... Nerde buluşalım?"
          
          ...
          
            İkimiz de belirlenen çatıya aynı anda ulaşmıştık. Çatının karşılıklı iki ucuna indiğimiz sırada ikimiz de ilk başta ne yapacağımızı bilemedik. Bu yüzden kısa bir sessizlik yaşandı. Sessizliği bozan ise Uğurböceği oldu:
            
            "Nasılsın Karakedi?"
          
            Gülümseyerek yumuşakça karşılık verdim:
          
            "Şimdi daha iyiyim leydim. Benim için endişelenmene gerek yok."
          
            Beni reddetti ve sanki bir anda bir duygu yüklemesi olmuş gibi söze başladı:
          
            "Ama sen çok üzgün ayrıldın ve elimde değil, endişelenmekten kendimi alamıyorum. Bu yükü çok uzun zamandır taşıyorum, artık fazla gelmeye başlamıştı ve sen... Senden de uzak kalıyordum."
          
            Sözlerine devam ederken başını yavaşça yere eğmişti. Sanki gözlerime bakamıyormuş gibiydi.
          
            "Senden uzak kalmak istemiyordum Karakedi. Sana söyledim ve bu sırrın ağırlığını seninle paylaştım ama belki de söylememeliydim başka bir şekilde çözmeliydim ya da farklı bir şey denemeliydim, bilmiyorum."
          
            Gözünden bir damla yaş akarken bu konuda kendine ne kadar yüklendiğini fark ettim.
          
            (...)
          
            Bu da Ladynoir dan bir kısımdı. 
           

KaradenizK

@ KaradenizK  Hazır burdayken gelişmeleri de anlatmak isterim. Şu an yazdığım bölüm benim için en karışık hikaye olacak sanırım. Çünkü ilk defa yeni bir akumalı kötü yazdım, üstüne bir de akuma savaşı yazıyorum. Nasıl olduysa Shadowmoth da savaşa dahil olmuş:) Ve bunu üç bakış açısından da anlatacağım çünkü gerçekten çok karışık, ve yine spoiler olabilir ama büyük bir ters köşe de var. İşte böyle...
            
               Bir ilk yazdığım kötü son bir de bu son, favorilerimden olacak sanırım. 
            
              (Ve bunları tek mesaja koyamadım çünkü mesaj sınırı var:( )
            
              O zaman sıradaki paylaşımda görüşmek üzere...
Reply

KaradenizK

  Sıradaki parçamız da bu:
          
             (...)
          
             Gabriel kapının yanına gelmiş olan Felix'e bakarak gözlerini kıstı:
          
            "Bunu yapamazsın."
          
            Felix ondan daha tehditkâr bir ifadeyle bakarken sözlerini devam ettirdi:
          
            "Oh, evet yaparım. Ben sadece özgürlüğümün peşindeyim amca. Ve bu yolda ne yapılması gerekiyorsa onu yaparım."
          
            Ardından kapıdan çıktı. Rahatsız edici sessizlikte kapının kapanma sesi olduğundan yüksek duyulmuştu. Gabriel bir anlığına küçük bir telaş hissetti. Felix gerçekten bunu yapabilir miydi?
          
            Onun ardından kapıya yöneldi ve kapıyı açtı. Merdivenlerden çıkmakta olan Felix kafasını tasarımcıya çevirirken sinsice gülümsedi. İşleri kendi lehine döndürmeyi başarmıştı.
          
            Gabriel arkasından seslendi:
          
            "Bekle!"
          
            Onu dinlemedi ve yönünü bozmadan Adrian'ın odasına doğru ilerledi. Gabriel de hemen arkasından geliyordu.
          
            Felix kuzeninin kapısının önüne geldiğinde tahmininde haklı olmayı umarak kapıyı açtı ve odanın içine girdi.
          
          (...)
          
            Bu da Felix'i içeren bir kısımdı. Kitaptaki farklı hikayelerin çoğunda Felix'in büyük bir rolü var. Hatta bir tanesi Felix Lila karşılaşmasını içeriyor- Neyse fazla spoiler vermeyelim.
          
            Bir dahaki paylaşımda görüşmek üzere...
          

KaradenizK

@ YunuscanSaryer  birilerinin burda olduğunu görmek güzel 
Reply

YunuscanSaryer

@ KaradenizK  bekliuoruz admin merak ile bekliyoruz dönmenr çok sevindim
Reply

KaradenizK

  O zaman buraya bırakıyorum: 
            
             (...)
          
             Düşüncelerim Shadowmoth'un yumruğuyla tekrar istemediğim bir noktaya ilerliyordu. Adam yandaşının yenildiğini bile  fark etmemişti. Bu kadar mı takıntılı hâle gelmişti? 
          
             Aklımı kurcalayan sorulara bir kez daha ara vermek zorunda kaldım çünkü Uğurböceği de sahneye girmişti. Sinir bozucu yansımalar da ortada yoktu. Shadowmoth akumanın arındırıldığını anladığında bir anlığına kaşları çatıldı. Fakat uzun sürmedi, yerini bir gülümsemeye bırakmıştı. Kötü ve alaycı bir gülümseme... Ardından konuştu: 
          
            "Artık kimliğimi biliyorsunuz ama ben size bu bilgiyi kullanma şansı vermeyeceğim. İkiniz yorgunsunuz ve benimse kelebek mucizesinden başka kaybedecek şeyim yok!"
           
            Tabiki de yoktu (!) Ne olabilirdi ki!? Bir an kendimi tutamayarak bağırdım: 
          
            "Kaybedecek bir şeyin yok mu!? Ya o-"
          
            Fakat öfkeli ve kırgın sözlerim partnerim tarafından bölündü:
          
            "Şimdi değil Karakedi!"
          
            Bir şeyleri bildiğini söylercesine anlamlı bakmıştı gözlerime. Ardından biraz daha kısık bir sesle devam etti: 
          
            "Ben... Böyle olmasını istememiştim ama- Lütfen kendini biraz daha tut kedicik. Henüz zamanı değil."
          
            Ne olacağını biliyordu. Eğer burda kim olduğumu söyleseydim...
          
            Şimdi sonuçları düşünmenin zamanı değildi. Eğer söylememem gerekiyorsa söylemeyecektim. Bu yüzden ifademi nötrledim ve hafif şüpheyle bize bakan Shadowmoth'a döndüm. 
          
            (...)
          
            Şu an devam ettiğim yerden bir parçaydı.
            
          

KaradenizK

  Merhabalar, uzun süredir yoktum. O sıralarda yavaş yavaş bölümleri ilerletiyordum. Uygulama kapalı olduğundan bir bekleyen de yoktur düşüncesi de vardı bir kenarda. Elimde yaklaşık 38 bölüm taslağı var yayına hazır. Altta da yazdığım gibi, şu an yazmaya devam ettiğim finali bitirince kitabın bir kısmını (yaklaşık yarısı) yayınlamayı düşünüyorum artık. Hepsini bitireyim dersem daha da uzayabilir çünkü. Eylül bitmeden veya Ekimin başında bir duyuru ve bilgilendirme bölümü paylaşmayı umuyorum. Eğer kitabı bekleyen varsa o sıralarda bir kendini gösterebilir:) 
            O zaman kadar şöyle bir fikir geldi aklıma, bölümleri düzenlerken çok fazla spoiler olmayacak yerleri seçtim. Buraya herhangi  bölümden bir parçayı paylaşmaya karar verdim. Bilmiyorum nasıl olur. Yine uzattım ben bu yazı işini...
          
            (Mesaj sınırı varmış tek yere paylaşamadım, diğerine geçelim.)

isimsiz1328kln

@KaradenizK  evet ben bekliyorum
Reply

isimsiz1328kln

yeni bölüm nezaman gelecek

KaradenizK

@ isimsiz1328kln  yakın zamanda kitapta bir duyuru ve bilgilendirme bölümü yayınlamayı düşünüyorum. Birkaç gün önce kitaptaki bütün taslak bölümleri elden geçirip yayınlanmaya hazır hâle getirdim. Yorumda da bahsettiğim gibi elimdeki final bölümünü bitirdiğimde toplam 5 farklı sonumuz olacak ve kitabın belirli kısmını paylaşacağım. Eğer buralarda kitabı bekleyen birkaç okurumuz daha varsa mesaj panosunda bölümlerden parçalar yayınlayabilirim. Eylül ayı bitmeden en azından duyuruyu paylaşmayı planlıyorum.
            (Bu arada mesajları geç fark edebiliyorum çünkü uygulama bildirim göndermiyor. Sadece Vpn açıp girdiğimde görebiliyorum. Bölümleri de öncesinde telefonumdaki not defterinden yazdığım için bölüm atmadığım sürece uygulamaya sık giriş yapmıyorum.)
Reply

Renard_Argante

Kitabıma verdiğiniz oylar için teşekkür ederimmm

KaradenizK

@ Renard_Argante  <3 
Reply

Renard_Argante

@KaradenizK  tekrardan teşekkür ederim <3
Reply

KaradenizK

@ Renard_Argante  Rica ederim. Aslında yorum da yapmak  isterdim fakat  ne yazık ki yeterli zamanım yok. 
              Normalde kitap okumaya da kısmen ara vermiştim ama sizin kitabınız karşıma çıktı. E güzel olunca da bitiriverdim. Boş bir zamanımda devamını da okumayı düşünüyorum. 
Reply