KaradenizK
25. Bölüm Alternatifi (2. Kısım) Ön okuma:
Şerif arabada hemen yanında bilinci kapalı olan Esme ile ilerliyordu. Peş peşe bir sürü araba şehirden çıkmak için harekete geçmişti. Şerif her şeyi planlamıştı. Parası vardı, adamı vardı. Ve hayatını verdiği bu topraklarda istenmiyordu. Geriye yapılacak tek şey kalmıştı. Ona kalan tek değerli kişiyi de alıp buralardan gitmek ve yeni bir hayata başlamak.
Şerif sahiplenici bir şekilde Esme'ye baktı. Eleni ne dediğini bilmiyordu. Şerif birçok kötü şey yapmış olabilirdi fakat Esme çok başkaydı. Şerif şu ana kadar ne yaptıysa hepsi Esme içindi, onu seviyordu. Ona asla zarar vermezdi. Tek istediği biraz olsun ondan karşılık alabilmekti. Ve eğer buradan uzaklaşırlarsa Esme artık çevrenin etkisi altında kalmayacaktı. Belki o zaman gerçekten Şerif’i görebilirdi. Belki onun ne kadar çabaladığını fark ederdi.
Şerif kurduğu hayallere devam ederken tekrar camdan dışarıyı seyretmeye döndü. Son kez Trabzon topraklarını ezberlemek istercesine bakıyordu. Her şeye rağmen burayı özleyecekti. Yine de Esme için değerdi. Şerif onun için gerekirse dünyayı da yakardı.
O böyle kendi kafasına dalmış kendini Esme'nin bilinci hareketlenmeye başlamıştı. Uyanışı yavaş değildi. Bilinci sanki karanlık bir suyun dibinden yukarı çekilircesine, sarsıntılı bir şekilde yüzeye çıktı. Damarlarında dolaşan atropin nedeniyle kalbi adeta göğüs kafesini delercesine şiddetli atıyordu. Bu yüzden Esme bir kabustan sıçrar gibi uyandı.
İlk hissettiği şey, boğazındaki o kavurucu kuruluk oldu; yutkunmak bile boğazına cam kırıkları batırıyor gibiydi. Daha öncesinde küçülen göz bebekleri şimdi ilacın etkisiyle sonuna kadar genişlemişti. Bu nedenle gözlerini hafifçe araladığında, arabanın camından süzülen solgun ışık bile gözlerinin kamaşmasına neden olmuş, gözlerini anında geri kapatmıştı.
(Devamı aşağıda)
KaradenizK
@ KaradenizK Gözleri kapalıyken etraftaki sesleri dinleyerek nerede olduğunu anlamaya çalışan Esme bir arabanın içinde seyir halinde olduğunu fark etmişti. Yine o sırada sol kolunda sızlayan bir acı ve serinlik hissetti.Bu sefer tekrardan gözlerini yavaşça aralamaya çalıştı. Birkaç saniye sonra görüşü biraz daha netleşmeye başladığında koluna takılı serumu fark etti. Başını çok hafifçe çervirdiğinde Şerif’in hemen yanı başında oturduğunu gördü.
Şerif dışarıyı izlerken kendi kafası içinde kaybolduğundan Esme'nin uyandığını fark etmemişti. Esme fark edilmediğini anlayınca bunu devam ettirmeye karar verdi. Şimdilik neler olduğunu kafasında oturtmaya çalışıyordu. En son durumu kötüydü ve Şerif onu almaya geldiğini söylemişti. Daha sonrasında ise Eleni’nin feryadı aklına geldi. Sonrasını hatırlamıyordu. Koluna bağlanan serumun Eleni’nin işi olduğunu tahmin ediyordu.
Esme'nin aklına önceki olay geldi. Eleni cebine Niko'yu koymuştu. Belki yine böyle bir şey yapmıştır diye umut ederek serum bağlanmayan kolunu çok yavaş hareketlerle cebine doğru götürdü. Henüz Şerif tarafından fark edilmek istemiyordu.
Elini cebine attığında ise başka bir şey hissetti. Bunun bir çakı olduğunu anladığında içinde bulunduğu duruma rağmen gülümsemesine engel olamadı. Bunu Eleni koymuş olmalıydı. Ayrıca Adil de durumu biliyordu.
Esme bıçağı cebinden çıkarmadı. Elini cebinden geri çıkardı ve baygın numarası yapmaya devam etti. Şimdi düşünüyordu. Nereye gittiklerini bilmiyordu. Ama yine de içinde bir yerlerde Adil'in onu ne olursa olsun bulacağını biliyordu. Bu yüzden Esme bu umuda tutundu ve cebindeki silahın da verdiği güçle en doğru anı beklemeye başladı.
(...)
•
Répondre