Hüma...Her şey o kadar zor ki...İyi şeyler oldu ama tutunduğum dalın güçlenmesine yetmiyor, o dal parçalanmak üzere.
Sana aylar önce birinin kalbimi alıp kaçtığından ve emin olmayarak vermeyeceğinden bahsetmiştim, şaka değilmiş. Gerçekten kalbimi alıp kaçtı ve her gün özlem duygusuyla geçiyor. O da değil tek özlediğim, hilal göründüğü zaman gecenin en güzel vaktinde; aklıma sürekli sen geliyorsun ve derin bir nefes çekiyorum içime. Şifreyi unuttuğundan şüpheleniyorum ama umrumda değil, burada olmanı çok özledim. Nasıl geçiyor günlerin, dik yokuşun üzerinde? Belki sen de zorlanıyor ve bir şeyleri çıkartmak istiyorsun içinden. Belki sen de susmak istemiyorsun ama sessizce çığlık atıyorsun. Bazen de enerji geliyordur bir yerden, olur ya yere göğe sığdıramazsın kendini, öyle bir şey. Ya da belki kendine özgü ağır abiliğinle sözde adalet terazilerine ağız payı veriyorsun. Görüyorsun ya, ne olursa olsun hep iyi ol istiyorum. Başka ne istenir ki zaten? Yaptığımız saçma sapan gece konuşmalarını, döndürdüğümüz akıl oyunlarını, beraber içimiz çıkana kadar ağladığımız akşamları, hepsini; hepsini çok özledim. Biliyorum, inanıyorum geri geleceksin. Geldiğin zaman karanfil bahçen burada olacak, vaat değil bu; sadece gerçek.