MikrofonaKonus

nasıl ne şekilde oluyor bilmiyorum ama yine kendimi orta yerde kalakalmış buluyorum ve her şey üstüme yıkılıyor. üstelik bile bile sokmuyorum kendimi bu karmaşanın ortasına. şimdilerde beni yanlış biliyorlar. suçlayacak çok insan var. onların aksine suçlamamayı seçiyorum. bu yüzden kötü oldum. en başında izin verseydi dökerdim her şeyi. o kadar korkaktı ki. yine benim başıma kaldı. olsun, günah keçisi olayım.

MikrofonaKonus

bilmiyorum, nasıl ve neden. ama yanlış. 
Reply

Efonina

Gelmemiş birine "Git" demek,
          Dilsize "Konuş" demek gibiydi.
          Sustum...
          Ve tarih,
          Gelmemiş birinin gidişine şahit oldu...

MikrofonaKonus

tüm herkesle gülümserdi lakin bi tek beni görmez.'
Reply

MikrofonaKonus

bana yoktun belki ama başkalarına o kadar vardın ki. görenler utanırdı sana olan sevgime.
Reply

Efonina

+ Belki de gidişine değil, hiç gelmeyişine kırıldım.
            Başka birisinin olmadın belki, ben benim olmayışına yıkıldım.
Reply

MikrofonaKonus

nasıl ne şekilde oluyor bilmiyorum ama yine kendimi orta yerde kalakalmış buluyorum ve her şey üstüme yıkılıyor. üstelik bile bile sokmuyorum kendimi bu karmaşanın ortasına. şimdilerde beni yanlış biliyorlar. suçlayacak çok insan var. onların aksine suçlamamayı seçiyorum. bu yüzden kötü oldum. en başında izin verseydi dökerdim her şeyi. o kadar korkaktı ki. yine benim başıma kaldı. olsun, günah keçisi olayım.

MikrofonaKonus

bilmiyorum, nasıl ve neden. ama yanlış. 
Reply

Efonina

Kendime ağlardım
          Çaresizliğime ağlardım

MikrofonaKonus

yokluğuna, en çok da sana çıkmayan yollara ağlardım. 
Reply

Uvey1Leylek

kaybetmek. bazen istemsiz bazen zamanın getirdiği zorunluluklar ile. farkında olmadan, yavaşça. insanların istediği kalıplara girmeyince, onların istediği gibi biri olmayınca her zaman kötü olurmuş insan. ne kadar karşındaki kişi seni öyle kabul ettiğini söylese de her zaman bir yerlerde konuşan bir ses olur. belki iyi belki kötü. zamana bırakmayı, sevdiğim insanları bırakmayı, bazı şeylerden bazı konulardan vazgeçmeyi hiç bu kadar zor sanmadım. umursamaz göründüm hep, güya kendimi koruyordum. sevdiğin insanları geride bırakmanın verdiği hissi yazarak anlatamam. ama deneyebilirim. herhangi bir olayda, herhangi bir şeyde.. gözünün önüne gelir. unutmak benim için kolaydı güya. bırakmak. kendimi seçmedim hiçbir zaman, sanki onları özgür bırakmışım gibi geldi daha çok. iniş-çıkışlarla doluyum, çoğu zaman dengesiz. hata yaptım. yeniden daha önce hissettiğim duyguları hissediyorum.. beş yıl önceki duyguları. ben en çok yıkan, bir daha bunları hissetmeyeceğime dair inancımdı. insan en çok inandığı yerden kırılır. iyi biriyim diyemem, ne yaptığımı bilmiyorum.
          hissedemiyorum. bir gün o kadar yoğun hissettim ki. şimdi sadece acıdığını biliyorum. olsun, en azından biliyorum. bu kadar düşünmenin bana lütuf olmadığını bilecek kadar çok yaşadım. beni tanıdığını söyleyen insanların yalnızca benim için uydurdukları kalıplar olduğunu veya kendimi o kalıplara sokmaya çalıştığımı hatta sonrasında mal gibi kaldığımı biliyorum. uzun zaman sonra ilk defa güvenmiştim. korktum. 

Uvey1Leylek

sana veda edemedim, o kadar cesur değilim. yazmak geliyor içimden. bir şey değişir mi bilmeden. çok özledim biliyor musun. kendi kendime konuşmalarım ondan. yazdım, sana. cevap beklemiyorum hiç. sanki çok çok sevdiğim bir tablo kırılmış da, kırılan her bir parça ruhuma batıyor gibi.
Reply

Uvey1Leylek

her insanın düşünceleri farklı olur. çok çok farklı noktalardan bakmışız olaylara pınar hanım. verdiğim değerin gölgesinde kaldım hep. suçluyum, suçlusun demem. gösteremedim sevdiğimi. biliyorum, hiçbir değeri yok. bizi yakınlaştıran şeyler kavgalarımız oldu. belki de bu yüzden göstermeyi bıraktım bir şeyleri. uzaklaştım. ne kadar benzediğimizi söylesek de hiç benzer değiliz. düşüncelerimiz aynı noktada değil, aynı satırları aynı anlamlarla okumuyoruz. ve biliyorum, ben gelirdim sana. ama şimdi biliyorum ya, farkında bile olmadan konuşurum seninle. bir şeyler oldu, zaten bir şeyler hep olur. yeterince iyi olamadım. sağlam bağlarım olmadı pek insanlarla. her zaman herkese her an gidecekmiş gibi yaklaştım. ve gittim. çünkü orada durmamın bir anlamı olmadığında yalnızca daha çok yoruldum. biliyor musun, o kadar küçük hayallerim vardı ki ve o hayallerden öyle bir yara aldım ki. büyük hayallerin bir anlamı kalmadı. pek hayal kurmamaya başladım. sarma saracaktım sana değil mi? saracağım. pasta yapacağım. olmayacaksın biliyorum. olmayacağım. olsun, ben böyle çok hayali büyüttüm içimde. umarım seni seven ve hissettiren insanlarla dolup taşar hayatın. her zerresine değdiği anılarla yaşarsın. beni güzel hatırla demeyeceğim sana fakat, bunlar son satırlar. farzet ki bir rüzgardım, esip geçtim hayatından. ya da bir yağmur sel oldum sokağında. ve sonra toprak çekti suyu.. kaybolup gittim. seni seviyorum, sevdiğimi biliyorum. bunu bilmek sanırım bana ömür boyu yeter. Ve unutmadan.. gelecek doğum günün kutlu olsun biriciğim.❥
Reply

MikrofonaKonus

bilmiyorum demeyeceğim bu sefer. bildiği şeylerden ihaneti tadınca insan, unuturmuş. en çok kendini, zamanla, yanarcasına. uzun zamandır unuttum beni. şimdi gelmiş beni sevmeyi unut diyorsun. zaten ben neleri unutamadım. öyle bir özlüyorum ki seni, çölde bir damla suya muhtaçmışım gibi. tabii sen bilmezsin, hiç bilmedin. ne garip, karşındakinin de sana aynı değeri ve sevgiyi verdiğini sanmak. ne muhtaç bir arayıştır o. sonunda yine kendine yanılır insan.
          anlamıyorum. 

MikrofonaKonus

ağaçlara benzedi ruhum, yalnızca çürüdüm yavaşça.. her soluğumda daha çok acıdı içim. 
            cânım. yıllar geçti,  sen geçmedin. bekledim, bekledim, bekledim.. ölümü beklercesine bekledim. gecem gündüzüme karıştı, yalnızca sana uyandım. her geçen gün yokluğuna karıştım. şimdi anlıyorum, benim güzel bebeğim,  kardelenim sendin.
            biliyorum.
            karmaşanın ta kendisiyim. çözmeye çalıştıkça düğümleniyor, çözmeye çalıştıkça ölüyorum. 
Reply

MikrofonaKonus

anlamıyorum. 
            kardelenler her zaman bu kadar güzel miydi? neden bu kadar yakıyor içimi? nedenlerim bitmiyor.. sorularım cevapsız.
            özledim demek istiyorum yeniden ama bu sefer en çok kendimi. gülüşümü, düşlerimi, kendimi huzurla hissedişimi. kayıbım kendimde, bulmaya cesaretim yok. çekilmiş kabuğuma, yaşamayı dilediğim güzel günlerin hayalini kuruyorum. korkak atıyorum adımlarımı. yeni yürümeye başlayan bebekler gibi. tek farkım, ben hâlâ yürüyemedim. o kadar çok düştüm ki, dizlerimin kanaması durmadı. izlerini taşıyorum her adımda. üstüne yenileri geliyor.. yeniden.
            biliyorum. 
Reply

Efonina

Kitaplarını kaldırmışsın ...

MikrofonaKonus

@Efonina  kendimi bulmaya çalışıyorum.. çoğu zaman hissedemiyorum. evet, elbette bir gün tekrardan çıkarlar gün yüzüne. ben de seni seviyorum..♡
Reply

Efonina

@MikrofonaKonus duygularını bastırdığın için mi, yoksa daha ağır bir duygunun pençesinde olduğun için mi zorlanıyorsun? Aslında haddime değil bu soruyu sormak. Benim değil.. insanın kendine sorması gereken bir soru olduğu için. 
            Taslakta olmaları bir gün yeniden gün yüzüne çıkacaklarına dair umut veriyor bana. 
            Ben de senin yazılarını seviyorum. Nasıl olduğunu bilmediğim bir şekilde seni de seviyorum ilk günden.♡
Reply

MikrofonaKonus

@Efonina  gerçekten mi? yazmayı özlüyorum ancak duygularımı uzun zamandır bastırdığım için açıklamakta zorlanıyorum, bir süre en azından bir şeyler yazana kadar taslakta dursunlar.
            Ya.. böyle hissetmen çok mutlu etti. Her zaman yazabilirsin, seviyorum yazılarını. 
Reply

MikrofonaKonus

düş kırığı. 

MikrofonaKonus

@Efonina  dibe, her zaman daha dibe. bir zaman sonra düştüğünü bile anlamazsın..
Reply

Efonina

@MikrofonaKonus o zaman yıldız gibi midir insanlar? Aynı onlar gibi düşlere tutunarak boşlukta asılı kalır. Sonra yine aynı boşluğa düşü verir. Sonsuzca kayar aşağıya doğru. Yanar, yanar, sonra söner. Ama yine de süzülüp durur. Sahipsizce.. kimsessizce.
Reply

MikrofonaKonus

@Efonina  boşluğa. en çok boşluğa. öyle bir düşerler ki, boşlukla bütünleşirler. ayırt etmek zor.
Reply