MilaAltay

[Offline]

_-Isidore-_

@MilaAltay  
          	  
          	  İyi geceler gamze yanaklı tilkim
Reply

_-Isidore-_

          Şövalye:
          Gözlerini açtığında ilk gördüğün şeyin duman olmasını istemezdim… ama seni oradan çıkarmak için başka şansım yoktu.
          
          Kız:
          …Ben… neredeyim? Az önce… her yer ateşti.
          
          Şövalye:
          Artık güvendesin. Orası savaşın kalbiydi, burası ise onun unuttuğu bir köşe.
          (Sessizce gülümser) Şanslısın… seni bulan kişi biraz kurnazdır.
          
          Kız:
          Kurnaz mı…? Sen bir şövalyesin, değil mi? Şövalyeler dürüst olur diye bilirdim.
          
          Şövalye:
          Dürüstlük… savaşta çoğu zaman ilk ölen şeydir.
          Ama merak etme, sana karşı değilim. Seni kurtarmak için biraz… tilki gibi davranmam gerekti sadece.
          
          Kız:
          (Biraz çekinerek)
          Yine de… bana zarar vermeyeceğini nereden bileyim?
          
          Şövalye:
          Bilmezsin.
          Ama eğer vermek isteseydim, seni alevlerin içinden taşımak yerine orada bırakırdım.
          
          Kız:
          …
          (Sessizlikten sonra)
          Haklısın. Özür dilerim. Sadece… korkuyorum.
          
          Şövalye:
          Korku kötü bir şey değildir. İnsan olduğunu hatırlatır.
          Ben korkmayı çoktan unuttum… ya da öyle sanıyordum.
          
          Kız:
          Neden?
          
          Şövalye:
          Çünkü seni taşırken kalbimin hızlandığını fark ettim.
          Bu savaşta hiçbir şey beni durduramazdı… ama seni kaybetme ihtimali…
          (O an duraksar)
          Garip, değil mi?
          
          Kız:
          (Başını eğer gibi)
          Ben… kimse için bu kadar önemli olmadım.
          
          Şövalye:
          Artık oldun.
          Ama bunu bir kahramanlık hikayesi sanma.
          Ben kahraman değilim… sadece doğru anı kollayan bir tilkiyim.
          
          Kız:
          O zaman… ben ne oluyorum?
          
          Şövalye:
          (Sesinde yumuşak ama zekice bir ton)
          Sen… bu tilkinin bile hesaplayamadığı tek şeysin.
          Masumiyetin… savaşın tüm kurallarını bozuyor.
          
          Kız:
          (Biraz gülümseyerek)
          O kadar karmaşık konuşuyorsun ki… seni anlamak zor.
          
          Şövalye:
          Anlaşılmak için konuşmam. Hayatta kalmak için konuşurum.
          Ama seninle… belki biraz farklı.
          
          Kız:
          Farklı nasıl?
          
          

_-Isidore-_

Şövalye:
            İlk defa birine yalan söylemek istemiyorum.
            
            Kız:
            O zaman doğruyu söyle…
            Beni neden kurtardın?
            
            Şövalye:
            …
            (Sessizlik uzar, sonra düşük bir sesle)
            Çünkü gözlerinde savaş yoktu.
            Ve ben… o savaşı kaybetmek istedim.
            
            Kız:
            (Bu sözlere şaşırır)
            Bir şövalye… kaybetmek ister mi?
            
            Şövalye:
            Herkese karşı kazandım.
            Ama belki… ilk kez biri karşısında yenilmek istiyorum.
            
            Kız:
            (Biraz daha yaklaşır gibi)
            Ben… sana güvenebilir miyim?
            
            Şövalye:
            Güvenme.
            Ama benimle kal.
            Çünkü seni koruyacak kadar kurnazım…
            ve seni bırakmayacak kadar da… zayıf.
            
            Kız:
            (Zayıf kelimesine takılır)
            Sen hiç zayıf görünmüyorsun.
            
            Şövalye:
            En tehlikeli zayıflıklar… görünmeyenlerdir.
            
            Kız:
            O zaman… ben senin zayıflığın mıyım?
            
            Şövalye:
            (Hafif bir gülümseme hissedilir)
            Hayır…
            Sen benim… vazgeçemeyeceğim hatamsın.
            
            Kız:
            …
            O halde… bu hatayı birlikte yapalım mı?
            
            Şövalye:
            (Zekice, sakin bir tonla)
            Ben zaten başladım bile.
Reply

_-Isidore-_

Müsait misin?

_-Isidore-_

@MilaAltay 
            
            Tamam o zaman bende bizim çocuklara haber veririm çıkarız
Reply

MilaAltay

@_-Isidore-_ Galiba sadece dışarı çıkacağım. 
Reply

_-Isidore-_

@MilaAltay  
            
            Uyuyacak mısın?
Reply

animasin

 Merhaba Beni takip ediyormusun minik prens

MilaAltay

@animasin  Görüşürüz Prenses. [Alırdım yanklarından birer makas..]
            Tatlı rüyalar. 
Reply

animasin

@MilaAltay  tamam tamam sustum iyi eylenceler 
Reply

MilaAltay

Sıkıntıdan takıldığım Pink Jungkook beni manitasına şikayet ettiği için, Petrol Taehyunglar'la vs atarken.

Jiserae

LLPSKWNZPWÖSĞMEJFPEMDSPDÖDDP
Reply

MilaAltay

Senin bende korku bırakacağını sanan aklını yerim oğlum. Hadi şimdi Siktir et. 
Reply

Jiserae

Millet sana yenge diyor diyor biz yasemine dodmöfğdödpdmxğflpx

Jiserae

Osödşxğlsğd sıcarsan bozuşuruz 
Reply

MilaAltay

@Ecliptrix  Ehe öyle. Kıt kırt.. 
Reply

Ebrar-_

Şey yenge ben özür dilerim yani yaseminin panosunda ona karım falan dedim ama biz süt kardeşiz benim kuzenim o 
          Yanlış anlaşılmak istemem gerçekten yan yana geldiğimizde şaka yoluyla söylesem bile çok kızıyor bana uyku sersemi olmasaydı telefonun içinden yumruk falan atardı bana 

MilaAltay

@Ebrar-_  Kaç bakalım minik. Güzel geceler. 
Reply

Ebrar-_

@MilaAltay  
            
            En iyisi ben kaçar güzel geceler dilerim eniştee
Reply

MilaAltay

@Ebrar-_  Şşt yengeni kızdırma yavrum ;⁠)
Reply

MilaAltay

Komutan: Hedef bölgeye sessiz giriş yapılacak. Gereksiz kahramanlık istemiyorum. Kimse tek başına hareket etmeyecek. Emir beklemeden pozisyon değiştiren olursa, sonuçlarına katlanır.
          İkinci ekip, kuzey girişini tut. 
          
          Asker:Emredersiniz.
          
          Komutan:Asker.. Sağ hattı fazla zorlama.
          
          Asker:..Emredersiniz, komutanım.
          
          Komutan: [telsizden sertçe] Herkes pozisyonunu korusun! Kimse hattı terk etmeyecek!
          
          [X] Asker:Ahh! Bacağım-!
          
          Asker:Lanet…
          
          Komutan:Yerinde kal, Asker!
          Bu emirdir! 
          
          [X] Asker:Lütfen aıhh-!
          
          Komutan:Asker sakın! ASKER!! 
          Gözlerini açık tut!
          
          Asker: [Zor nefesle] [X] Asker… iyi mi Komutanım? 
          
          Komutan:Emire karşı gelmeye nasıl cüret ediyorsun Asker?! 
          
          Asker:A.. Ama Komutanım.. 
          
          Komutan:Sus! Herkes dışarı! 
          Emre itaatsizlik.Tek başına açık alana çıktın. 
          
          Asker:Evet Komutanım.
          
          Komutan:Hayatını riske attın.
          
          Asker:Evet Komutanım. 
          
          Komutan:Ölebilirdin. Cevap ver Asker! 
          
          Asker:Emri dinleseydim [X] Asker ezilecekti Komutanım. 
          
          Komutan:Ben onu çıkarırdım.
          
          Asker:Yetişemezdiniz.
          
          Komutan:Bunu sen belirleyemezsin Asker.
          Bu kahramanlık değil.
          
          Asker:Biliyorum Efendim. 
          
          Komutan:Bu Aptallık. 
          
          Asker:Belki..

MilaAltay

Komutan:Rapor. Dikkatini topla Asker. 
          
          Asker:Emredersiniz.
          
          Komutan:Yorgunsun. 
          
          Asker:Hayır Komutanım.
          
          Komutan:Son üç gündür uyumuyorsun.
          
          Asker:Görev aksamasın diye.
          
          Komutan:Bu işleri kim yapacak Asker? 
          
          Asker:Be.. ben Komutanım.. 
          
          Komutan:O zaman kendine dikkat etsen iyi olur. 
          
          Asker:Bunu sizden duymak garip, Komutanım.
          
          Komutan:Bu bir eleştiri mi?
          
          Asker:Hayır Komutanım. Sadece… sizin kendinize bile bu kadar nazik davranmadığınızı düşünüyorum.
          
          Komutan:Benimle ilgili ne düşündüğün, beni ilgilendirmez Asker.
          
          Asker:Emredersiniz.
          
          Komutan:Bekle Asker. İşin daha bitmedi. Açıklama bekliyorum. Son eğitim sahasında neden tek başına kaldın?
          
          Asker:Ekibi bekletmek istemedim Komutanım.
          
          Komutan:Bahanen zayıf Asker. 
          
          Asker:Gerçeği duymak ister misiniz?
          
          Komutan:Dinliyorum Asker.

MilaAltay

Asker:Siz oradaydınız.
            
            Komutan:Ne demek istiyorsun?
            
            Asker:Orada olduğunuzda…
            daha iyi olmak istiyorum Komutanım. Daha güçlü.
            Daha dikkatli. Ve daha… görünmez.
            
            Komutan:Görünmez mi? 
            
            Asker:Evet Komutanım. Bazen insan, en çok baktığı kişinin gözünde zayıf görünmekten korkar.
            
            Komutan:Bana hayran mısın, Asker?
            
            Asker:Ben…
            
            Komutan:Cevap ver.
            
            Asker:E.. Evet komutanım.
            
            Komutan:Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu bi-
            
            Asker:Biliyorum Komutanım. 
            
            Komutan:Se-
            
            Asker: Üzgünüm Komutanım.Yanlış hissettirmediniz hiç.
            
            Komutan:Bu, his meselesi değil Asker! 
            
            Asker:Nedir peki Komutanım? 
            
            Komutan:Disiplin! Bak Asker, kalp görev listesinde yer almaz. 
            
            Asker:Ama bazen emir almaz. 
            
            Komutan:Benim alıyor Asker! 
            Bu hayranlık olsa da…
            
            Asker:Bunu bana mı söylüyorsunuz…kendinize mi?
            
            Komutan:Çizgiyi aşma, Asker! 
            Şimdi çık! Bir süre gözüme görünmesen iyi edersin. 
            
            Asker:Emredersiniz Komutanım.. 
Reply

MilaAltay

Asker:Peki siz hiç korkmadınız mı Komutanım?
          
          Komutan Kang:Her gün. Bir adamın korkmaması için ya hiçbir şeyi olmamalı.
          Ya da kaybedecek kadar çok şeyini çoktan kaybetmiş olmalı.
          
          Asker:Siz hangisisiniz Komutanım?
          
          Komutan:Bu soru için geç kaldın Asker. Ben ikinciyim.
          
          Asker:İnsan kaybettiklerinden sonra nasıl ayakta kalıyor?
          
          Komutan:Bazen çökme lüksün kalmaz.
          
          Asker Minho:Bu iyi bir şey mi?
          
          Komutan:Hayatta kalmak her zaman güzel değildir. Ama değerlidir.
          
          Asker:Ben güçlü değilim komutanım.
          
          Komutan:Güçlü insanlar ağlamayanlar değil. Güçlü insanlar kimse görmezken dağılıp, sabah olduğunda üniformasını düzeltenlerdir Asker.
          
          Asker:Beni neden hep bu kadar sert yetiştirdiniz Komutanım?
          
          Komutan:Bu dünya sana nazik davranmayacak Asker.
          
          Asker:Ya siz? Özür dilerim komutanım, ben-
          
          Komutan:Ben seni zayıf kalasın diye eğitmiyorum Asker. Bir gün önümde değil, hayatın tam ortasında duracaksın.
          O gün yanında ben olmayabilirim.
          Ayakta kalmayı öğrenmek zorundasın.
          
          Asker:Düşmek istemiyorum efendim?
          
          Komutan:Bu bir lüks değil Asker. Bu bir seçim. Ve sen!.. Seçimini düzgün değerlendir. İlkinde seni kaldırırım.
          İkincisinde tutarım. Ama üçüncüsünde
          kendin kalkacaksın.
          
          Asker:Çünkü askerim..
          
          Komutan:Hayır. Çünkü senden vazgeçmeye niyetim yok.
          
          Asker:Komutanım…
          
          Komutan:Dik dur Asker!
          
          Asker:Emredersiniz.
          
          Komutan:Asker..
          
          Asker:Komutanım?
          
          Komutan:Hazırlan.Yarın sabah 05:00 koşu parkuru.
          
          Asker:Ceza mı?
          
          Komutan:Bu karargahta herkes emir aldı.
          Ama kendi karanlığında yüzleşenleri
          Komutan etti. Güvenimi kırma Asker.

_-Isidore-_

@MilaAltay
            
            Tamam o zaman böyle şeyler için endişe etmem artık 
Reply

MilaAltay

@_-Isidore-_   Düzeltmen gereken tek şey endişelerin, yavrum. Seni tanıdığım zamanki gibi kalsan yeter. O halinle sevdim seni. 
Reply

_-Isidore-_

Düzeltirim 
Reply