Nefret ediyorum çünkü senin o derinliğinde kaybolurken kontrolü kaybediyorum. Ben yönetmeye alışığım, boyun eğmeye değil. Ama senin karşında sadece nefes nefese kalmış, tek bir bakışınla infazını bekleyen bir suçlu gibiyim. Beni bu daracık alana tıktın, üzerine kapıları kilitledin ve anahtarı da o alaycı gülümsemenin ardına sakladın.
Sana bakmak hem en büyük ödülüm hem de en ağır işkencem oldu. Çıkmak istemiyorum, evet; ama kalmak da ruhumu parça parça ediyor. Beni bu gözlerle eziyorsun ve işin kötüsü, bu acı bile senin elinden geldiği için hoşuma gidiyor.