Ateşe merak salan 4 kelebeğin hikayesini biliyoruz değil mi? O hikayeni ben anlatsaydım diğer kelebeklerin ona yaklaşmasına izin vermez, ilk gidip yanan olurdum ki ona merak salmasınlar. Ama yaklaşırken o güzel ışığa bakarken nutkum tutulurdu, çünkü o ışık gözlerimde olanlardan daha parlak gelirdi o an, sonrasında ısısı beni mayıştırırdı, uyutmazdı belki ama güvende hissederdim ısındıkça. Biraz daha yaklaştığımda alevin esintisi kanatlarımı yakardı ama yinede vazgeçmeden uçardım ona. Sondaysa tüm varlığım olan cismimi ona teslim eder ruhumla birlikte vücudumda onunla yanardı. Ama bu dört kelebeğin değil, "Ateşe merak salan bir kelebek"-in hikayesi olurdu. Bir ve tek. O ve güzel ama öldürcü olan ateşin hikayesi.