Yarın akşam yeni bölüm gelecek, alıntı getirdim sizee
"Annem, Ali'yi sevmiyordu. En azından benim gördüğüm zamanlarda. Sen ona göz bebeğim dermişsin, evde mektup var, sana yazmış." Demir öylece bakınca Ahsen devam etti. "Bir şeyler olmuş, isteyerek dönmemiş, beni sana anlatmaya çalışmış, haber vermeye çalışmış, emanet etmek istemiş, sanki öleceğinden eminmiş gibi..."
Ne diyeceğini bilemedi Demir. Ahsen'in kolyesine takıldı gözleri. "Annene ben yaptırmıştım. Ahsen Dide'nin baş harfleri diye takıyormuşsun, Aylin vermiş, Azra söyledi ama öyle değil. Bizim baş harflerimizdi. Senin boynunda olmasına sevindim." Bir eli gözlerinden akan yaşları sildi.
"Ölmeden bir hafta önce hediye etmişti. Sanki hissedermiş gibi. O bana hiç Ahsen demezdi, Ali hep kullanırdı Ahsen'i. Annem hep Dide derdi, niye dediğini o mektubu okuyunca anladım. Dide'nin anlamı göz bebeği demek." Bu konuşmadan sonra Demir'in gözleri yeniden doğdu, Ahsen'i kendine çekti. "Sen benim Dide'msin." Saçlarından öptü Ahsen'i.
"Çok istedim biliyor musun?" dedi bir anda Ahsen.
"Neyi Dide'm?" İkisinin de hoşuna gitmişti bu isim. Demir söylemekten, Ahsen duymaktan hoşlanıyordu.
"16 yaşıma kadar her doğum günümde diledim; babam beni sevsin, dokunuşu acıtmasın diye... Ne kadar bana vursa da dilemeye devam etmiştim, taa ki annem gidene kadar. O an Ali'nin bana olan nefretini tam olarak gördüm, bana hiç verecek sevgisi yoktu, onun yerine annemden aldığım sevgi de anneme olan sevgisini almış demek ki. Anladım beni hiçbir zaman sevmediğini ve sevmeyeceğini, dileğim bitti. Ama sorun dilekte ya da ben de değilmiş, ben dileği babam için dilemiştim, olmaması normalmiş. Şimdi dileğimin kabul olduğunun farkındayım."
<3