Nathaliepall

Yeni bölümden ufak bir kısımla geldim. Hala yazıyorum ve bittiği gibi atacağım o yüzden saat kaçta gelir bilmiyorum. :)
          	
          	
          	
          	"Abin belki biliyordur onun durumunu, bu konuda yalan söylemez diye düşünüyorum. Sonuçta her şeyi duyduğunu biliyor artık." Baş parmağıyla Ahsen'in yaşını sildi. "Abini tanıyorsun, sen tüm o şeyleri görmesen de eve gelip gözlerine bakarak sana yalan söylediğini anlardın. Yine anlarsın." Sarp da Ahsen'i anlıyordu. Gözlerine bakıyordu. "Merak ediyorsun gerçekleri ama duyduklarının hoşuna gitmemesinden korkuyorsun." Alnına uzandı sıcak dudakları. "Çünkü artık olumsuz bir şey duymaktan doldun."
          	
          	"Ali'yi ne yapacağım onu da bilmiyorum. Birinden değil annemden öğrenmek istiyorum, o bana yalan söylemez. Saklar ama zamanı gelince, anlattığında doğruyu söyler." Kitaplığa takıldı Ahsen'in gözleri. "Kitaplarım..."
          	
          	"Ne kitapların?" 
          	
          	Ahsen kitaplığına ilerledi. Tek tek yere döktü kitaplarını. "Mektup. Mektup çıkar belki. Belki annem anlatmıştır." Bir sürü kitap vardı, baştan başladı, sayfaların içini inceledi.
          	
          	“Ahsen?” Bir süre sessizlikten sonra Sarp elinde mavi bi mektupla Ahsen’e bakıyordu. “Mavi.”
          	
          	Ahsen, Sarp’a baktı, hemen ardından mektuba baktı. “Benim için.” Sarp’ın uzattığı mektubu aldı, elleri titriyordu. “Hangi kitaptan çıktı?”
          	
          	Sarp tuttuğu kitabı, hatta sayfasının arasındaki parmağını gösterdi. Ahsen’e kitabı da uzattı. Ahsen mektuptan önce sayfaya baktı.
          	
          	*
          	annenin âdeti bu,
          	taşıyabileceğinden çok 
          	sevgiye boğar seni,
          	
          	baban ortalarda yok
          	
          	bir savaşsın sen
          	iki ülke arasındaki sınır
          	sivil zayiat
          	ikisini hem birleştiren
          	hem ayıran tezat.
          	
          	*
          	
          	Kafası karışmıştı. Kitap annesinin ölümünden sonraydı, alınma tarihinde de yoktu, yıllar önce okurken de atlamadığına emindi. Şiir onun hayatı için fazla anlamlıydı ama mektubu buraya koyan kişi annesi değildi. Başka biri vardı.

goncaliasaf25

@ Nathaliepall  haydaaaa yine süper Bi bölüm geliyor belli ki işler iyice karışacak gibi 
Rispondi

BunuOkuyanaSelam

Yazarcım bölüm tahminen ne zmaan gelirrr

Nathaliepall

Yazabilirsem cuma bölümü atarım aşkm
Rispondi

delininelemi

askım yazarcımm  bugun bölümle biraz da olsa güldürür müsünüz yüzümüzü??

Nathaliepall

Aşkm ben dışarıdayım. Bölümü yazamadım. Eve gideceğim de belli değil gerçi. Ne kadar kalmam gerekirse o kadar dışarıdayım. Yarın Ankara’dan çıkıp İstanbul’a geleceğim. Bugünler geçsin zaten bol bol güleceğiz. Sizi seviyorum kendinize dikkat edin. :) 
Rispondi

Nathaliepall

Yeni bölümden ufak bir kısımla geldim. Hala yazıyorum ve bittiği gibi atacağım o yüzden saat kaçta gelir bilmiyorum. :)
          
          
          
          "Abin belki biliyordur onun durumunu, bu konuda yalan söylemez diye düşünüyorum. Sonuçta her şeyi duyduğunu biliyor artık." Baş parmağıyla Ahsen'in yaşını sildi. "Abini tanıyorsun, sen tüm o şeyleri görmesen de eve gelip gözlerine bakarak sana yalan söylediğini anlardın. Yine anlarsın." Sarp da Ahsen'i anlıyordu. Gözlerine bakıyordu. "Merak ediyorsun gerçekleri ama duyduklarının hoşuna gitmemesinden korkuyorsun." Alnına uzandı sıcak dudakları. "Çünkü artık olumsuz bir şey duymaktan doldun."
          
          "Ali'yi ne yapacağım onu da bilmiyorum. Birinden değil annemden öğrenmek istiyorum, o bana yalan söylemez. Saklar ama zamanı gelince, anlattığında doğruyu söyler." Kitaplığa takıldı Ahsen'in gözleri. "Kitaplarım..."
          
          "Ne kitapların?" 
          
          Ahsen kitaplığına ilerledi. Tek tek yere döktü kitaplarını. "Mektup. Mektup çıkar belki. Belki annem anlatmıştır." Bir sürü kitap vardı, baştan başladı, sayfaların içini inceledi.
          
          “Ahsen?” Bir süre sessizlikten sonra Sarp elinde mavi bi mektupla Ahsen’e bakıyordu. “Mavi.”
          
          Ahsen, Sarp’a baktı, hemen ardından mektuba baktı. “Benim için.” Sarp’ın uzattığı mektubu aldı, elleri titriyordu. “Hangi kitaptan çıktı?”
          
          Sarp tuttuğu kitabı, hatta sayfasının arasındaki parmağını gösterdi. Ahsen’e kitabı da uzattı. Ahsen mektuptan önce sayfaya baktı.
          
          *
          annenin âdeti bu,
          taşıyabileceğinden çok 
          sevgiye boğar seni,
          
          baban ortalarda yok
          
          bir savaşsın sen
          iki ülke arasındaki sınır
          sivil zayiat
          ikisini hem birleştiren
          hem ayıran tezat.
          
          *
          
          Kafası karışmıştı. Kitap annesinin ölümünden sonraydı, alınma tarihinde de yoktu, yıllar önce okurken de atlamadığına emindi. Şiir onun hayatı için fazla anlamlıydı ama mektubu buraya koyan kişi annesi değildi. Başka biri vardı.

goncaliasaf25

@ Nathaliepall  haydaaaa yine süper Bi bölüm geliyor belli ki işler iyice karışacak gibi 
Rispondi

zeynep6161ozturk

WhatsApp kanalına pazartesi cuma bölüm gelicek demiştin. Bu düzenli her hafta devam edicek mi yoksa bu haftalık mıydı? Yeni evin hayırlı olsun bu arada. Güle güle otur :) 

Nathaliepall

Geçen pazartesi ve cuma için demiştim pazartesi dolu olduğum için atamadım ve bu cuma attığım da uzun bölümdü bu yüzden. Sadece bu haftalıktı. Her cuma bölüm gelmeye devam edecek balım. 
            
            Teşekkür ederimm :)
Rispondi

tablofanclup

Wp kanalı var mı ya veya bi topluluk vs

Nathaliepall

@tablofanclup gönderilmiyor balım bana tiktok hesabın varsa tiktoktan dm at ben oradan göndereyim sana
Rispondi

tablofanclup

Yaa insta yok bende linki buraya atma şansın var mıı
Rispondi

Nathaliepall

18. bölümden bir kısım…
          
          
          -Demir kapıyı tıklayıp 'gel' kelimesini duymamasına rağmen hafiften aralayınca kızının kızarmış gözlerini gördü. Ahsen kapıya dönmeden önce gözlerini sildi. Hala ağlıyordu ama bu sefer ağlarken saklanacak delik arıyordu. Babasından saklanamamıştı. 
          
          Demir içi yana yana içeriye girdi. Ahsen hala ona bakmamışken yanına oturdu. "Kızım. İyi misin?" Kafasını kaldırdı Ahsen. Kızarmış burnu ve gözyaşlarıyla Demir'e baktığında gözyaşlarını elinin tersiyle silmeye çalıştı. Demir'in eli Ahsen'in bileğini tuttuğunda buna engel olmuştu. "Eğer rahatlayacaksan yanımda ağla."
          
          Eliyle omzuna vurduğunda bu sefer de elini kızının yanağına götürüp başını kendi omzuna dayamasını sağlamıştı. Bu yakınlaşma Ahsen için ne kadar normal bir destek olsa da Demir için öyle değildi. Her an kalbi yerinden fırlayacak gibiydi. Burnuna gelen kokusunu içine çektiğinde ilk defa evlat kokusunun nasıl olduğunu hissetmişti. Tüm ciğerlerini bu kokuyla doldurduğunda o da kafasını ağırlığını vermeden Ahsen'in başının üzerine koydu.
          
          "Anlat bakalım ne oldu?" Omzunu silkti Ahsen. Anlatırsa daha çok ağlayacaktı. Demir ise yanında nazlanan kızına gülümsedi. "Niye öyle yaptın şimdi? Dert dinlemeyecek biri gibi miyim?" 
          
          Ahsen başını yasladığı omzundan kaldırıp Demir'in yüzüne baktı. Yanlış anlaşıldığını düşündüğü için "Hayır." dedi.
          
          "E o zaman neden anlatmıyorsun? Bak bakayım bana o adam mı bir şey dedi?" Kafasını iki yana salladı Ahsen. İskender'in bir şey dediği yoktu ama hatırlattıkları yetmişti. "Kim ne yaptı o zaman? Biri bir şey mi dedi?"
          
          
          Kelime sayısı fazla olduğu için aşağıya aktarıldı…
          

Nathaliepall

"Kimse bir şey yapmadı. Arada bana geliyorlar." Anlatmak istemiyordu kimseye kabuslarını. Taylan, Ege, Berkin, Zeynep, Azra ve Mete biliyordu sadece. Onlar da bu ana denk geldiği için kendileri öğrenmişlerdi zaten. Gözleri yeniden dolacakken zorla gülümsedi.
            
            "Gelmesinler o zaman. Biri bir şey yapıp da bana söylemiyorsan kırılırım. Kızım... sayılırsın sen." Ahsen gülümseyince Demir'in içi eriyip gitti. Bir mutluluğu görmek başkasına mutluluk verir miydi? Konu evlat olunca sanki karşısındaki koca kadın değil de küçük bir kız çocuğu gibiydi Demir'in gözünde. Ahsen gülünce içine bahar geliyor, çiçek açıyordu.
            
            "Kusura bakmayın albayım ya. Şımarık çocuk gibi yanınızda saçma sapan bir şey yüzünden ağladım." gülüyordu şu an Ahsen. 
            
            "Kusura bakarım!" dediğinde gülmesi duran Ahsen, Demir'e döndü. "Şaka yapıyorum. Yanımda her zaman ağlamak istersen ağlayabilirsin. Tabii isteğim olmaması yönünde." dediğinde artık Demir de gülüyordu. Yeniden gülmeye başlayan Ahsen ile söyleyemediği o şeyi içinden söyledi Demir. 'Kızlar babalarına şımarır kızım, istediğin zaman bana şımarabilirsin.'
Rispondi

Bordobereli10

Bu hafta iki bölüm gelir mii?

Nathaliepall

Yazabilsem gelir de zamanım yok :(
Rispondi

evkitaptir

Bölüm ne zaman balll??

delininelemi

ay olur mu ne bahanesi askım kolaylıklar diliyorum beklerizz hasretle(yeter ki sarpım gülsün ehehehuhu)
Rispondi

Nathaliepall

@delininelemi balım taşınma işim var yazamadım çok bahane gibi duruyor ama yemin ederim çok doluyum.
Rispondi

delininelemi

bugun yok muyuzz ya hayııır tüm hafta bekledim askımm 
Rispondi