Unuttum, unutuldum. Bu şeyler aklıma her geldiğinde, yanında göz yaşlarını da getiriyor. Dönmeyeceğim.
Hani... bazı şeyler çok güzeldir. Çok çok güzeldir... ama öyle gelirler ki geldiklerinde... beyninizin hep bir köşesinde kaldıkları halde, hissetmenin nasıl hissettirdiğini hissedersiniz. Unutmak istersiniz...
Her şeyi burada yaşadım ben. İlk biten yazılarım burada bitti. İlk kez gerçek güveni burada öğrendim, burada utandım, en çok burada ağladım, burada keşfettim bazı şeyleri. En içten güldüğüm zamanlarım buradaydı. Korkularım buradaydı. Neredeyse hayatım buradaydı benim. Mutluluğum, hüznüm... arkadaşlarım.
Herkes gitmişti ya bi' zamanlar. Ben.. "Gitmem." diyordum. Kendime söylediğim en büyük yalandı. Bir gün gelmişti. Okunan kitaplarımı sildim, ilişkilerimi sildim, taslaklarımı sildim, anılarımı sildim, arkadaşlarımı sildim, yorumları sildim, kahkahalarımı sildim, içtenliğimi ve umutlarımı...
Belki hala burayı silemem bir lütuftur. Ancak buradaki hisler bazen öyle bir bastırıyor ki... Kar tanelerinin düşerkenki zarafetiyle, düştükten sonra çıkardıkları sesleri andırıyorlar.
İşte gerçekten burası bana; "Hatırlamak için bir hafızan olmasına rağmen, unutmak için hiçbir şeyinin olmaması... hayatın sana attığı en büyük kazıktır." sözünü kanıtlıyor.
Kitaplar yazdım ve okudum. Kitaplarımı sildim ve silindim. Belki bunlar şu anki yazılarımı etkiliyor. Belki beni bunlar geliştirdi. Belki mevzunun tüm efsunu burada. Ama inanın bu umrumda dahi değil. Bazı şeyleri unutmak istiyorum. Hatalarımı değil, yazıları değil, üzüntümü değil ama... belki pişmanlığımı. Belki de kabullenemediğimden onca şeyin yok oluşunu... Belki yediremediğimden gururuma, her bir şeyin kayboluşunu. Belki de aptallık olduğundan hala bir şeyler yapabileceğime inanmak.
Bu kez yaptıklarımı silmeyeceğim. Çünkü pişmanlık duyduğum yaptığım hatalar veya yapamadığım doğrular değil.
Okumadığın ama baktığın için teşekkür ederim. Sadece... buna biraz ihtiyacım vardı. Burayı seviyorum. Baya seviyorum.