PapatyaKitapligii

Ablama, Ambriel’ime…
          	Günler kala ölüm yıl dönümüne...
          	 Kalbimde o ağır özlemle yine seni anmak istedim ablam. Zamanın acıyı hafifletmesi gerekir derler ama bazı acılar zamanla daha da derinleşiyor. Sen gittikten beri bu günlerde içimde bir yer sızlıyor ve o sızı beni yine bırakmış olduğum kalemime, sana yazmaya sürüklüyor.
          	Seni hiç birimiz unutmadık, unutamıyorum abla.
          	Bazen sabah uyandığımda, bazen gece yattığımda aklıma düşüyorsun. Bazen bir şarkı, bazen bir melek resmi, bazen de sadece sessizlik… 
          	Hepsi seni getiriyor. Seni kalbimden silmek mümkün değil; çünkü sen oraya öyle derin işlemişsin ki, her nefeste, her gülümsemede izlerin hâlâ duruyor. Unutmak istesem de unutamıyorum, unutmayacağım da. Sen gittin ama Ambrielin kanatları hâlâ üzerimizde.
          	Sen bizim ışığımızdın ve o ışık hiç sönmeyecek.
          	Gökyüzünden yeryüzüne düşen kanatsız kahramanlar gibiydin sen.
          	Kanatların yoktu belki, ama kalbin öyle büyük, öyle parlak bir ışık saçıyordu ki, etrafındaki herkes kendini biraz daha güvende hissederdi yanında.
          	Bana hep “Haccem” derdin…
          	O ses hâlâ kulaklarımda. O kadar sıcak, o kadar sahipleniciydi ki, her seferinde içimi ısıtırdı. Şimdi o hitabı duyunca gözlerim doluyor, çünkü o sesle birlikte sen geliyorsun aklıma.
          	

PapatyaKitapligii

Ablama, Ambriel’ime…
          Günler kala ölüm yıl dönümüne...
           Kalbimde o ağır özlemle yine seni anmak istedim ablam. Zamanın acıyı hafifletmesi gerekir derler ama bazı acılar zamanla daha da derinleşiyor. Sen gittikten beri bu günlerde içimde bir yer sızlıyor ve o sızı beni yine bırakmış olduğum kalemime, sana yazmaya sürüklüyor.
          Seni hiç birimiz unutmadık, unutamıyorum abla.
          Bazen sabah uyandığımda, bazen gece yattığımda aklıma düşüyorsun. Bazen bir şarkı, bazen bir melek resmi, bazen de sadece sessizlik… 
          Hepsi seni getiriyor. Seni kalbimden silmek mümkün değil; çünkü sen oraya öyle derin işlemişsin ki, her nefeste, her gülümsemede izlerin hâlâ duruyor. Unutmak istesem de unutamıyorum, unutmayacağım da. Sen gittin ama Ambrielin kanatları hâlâ üzerimizde.
          Sen bizim ışığımızdın ve o ışık hiç sönmeyecek.
          Gökyüzünden yeryüzüne düşen kanatsız kahramanlar gibiydin sen.
          Kanatların yoktu belki, ama kalbin öyle büyük, öyle parlak bir ışık saçıyordu ki, etrafındaki herkes kendini biraz daha güvende hissederdi yanında.
          Bana hep “Haccem” derdin…
          O ses hâlâ kulaklarımda. O kadar sıcak, o kadar sahipleniciydi ki, her seferinde içimi ısıtırdı. Şimdi o hitabı duyunca gözlerim doluyor, çünkü o sesle birlikte sen geliyorsun aklıma.
          

PapatyaKitapligii

Veda etmeden kısa bir süre önce çıkardığın Ambriel, tam senlikti. Meleklerin dünyası, onların aşkı, sadakati ve o sonsuz bilinmezlik… Hepsi senin içindeki masalsı dünyadan doğdu. Hayal ettiğin gibi kitap yazmak, bastırmak ve okurların eline ulaşmak… Bunu başardın. Hem de en zor zamanda, en büyük cesaretle.
          Şimdi o sayfalar arasında sen varsın.
          Her satırda senin sesini duyuyorum, her melekte senin ışığını görüyorum. Ambriel’in kendisi… Hepsi senin bir parçan.
          Bazen geceleri kitabı açıyorum, bir sayfasını rastgele çeviriyorum ve gülümsüyorum. Çünkü orada sen devam ediyorsun yaşamaya. Hayalin gerçek oldu. Kitabın raflarda, ellerde, kalplerde… Senin adınla, senin emeklerinle.
          Keşke yanımda olsaydın da birlikte yeni bir bölüm yazsaydık.
          Keşke o kahkahanı bir daha duysaydım, “Haccem, bir kitap daha çıkaracağım” derkenki gözlerindeki parıltıyı bir daha görseydim.
          Ama biliyorum ki, şimdi sen gerçek Ambriel’sin.
          Kanatların belki hâlâ yok, ama artık özgürsün. Işıkların arasında, yazdığın o büyüleyici dünyada dans ediyorsun.
          Seni çok seviyorum abla.
          Her sayfa çevirişimde, her “Haccem” diye seslenildiğinde seni anıyorum.
          Hayalin tamamlandı. Gurur duyuyorum seninle.
          Bir gün yine buluşacağız.
          O zamana kadar, kitabın her okuru seni biraz daha yaşatsın.
          Sonsuz sevgimle...
          
          ๛HACCEN๛

PapatyaKitapligii

"Ölümün saati yok. Yanınızdaki kişiye değer
          verin, kırmayın onu. Durup durup sevdiğinizi
          söyleyin, özel hissettirin. En ufak bir şeyde bitti demeyin, ağlatmayın, üzmeyin.
          
          Ertelenen bir arama Geç kalınan af dileyişler, geç gelen farkındalıklar, anın güzelliğini kaçırmalar, içinden geleni söyleyemeyişler insanın omzunda bir yük olarak duruyor. O yüzden içinizden geleni yapın; taktiksiz, tertemiz ve içten. Kazanıp kaybetmenin bir önemi yok!
          
          Neden mi ? Çünkü ölümün saati, genci, yaşlısı yok.
          Belki son görüşünüzdür, belki son mesajınızdır , belki de son
          sarılmanızdır. Belki de saatler sonra ona
          değilde, artık toprağını dokunacaksınız.
          Sevdiklerinizin değerini kaybettikten sonra
          değil, şu an bilin. Toprak aldığında geri vermez.
          Çünkü ölümün saati ve dönüşü yok.''
          
          Bana bu mecrada en güzel duyguları tattıran, beni daima yazmaya teşvik eden, asla pes etmeyip daima yanımda olan ablam ,sonsuz sevgi ve sessiz bir veda , sen hep o güzel gülüşün ile kalbimizde ve satırlarında yaşayacaksın güzel ablam♡
          Duygular çok ama kelimeler kifayetsiz kalıyor o yüzden sadece yattığın yer incitmesin ablacığım...
          @Adeylan22♡

PapatyaKitapligii

@ YazarHanifeDemir  Amin ablacığım inşallah, canımızdan can gitti , bi yanımız eksik kaldı...
Reply

YazarHanifeDemir

@PapatyaKitapligii  Mekânı cennet olsun. Allah sevdiklerine sabır versin. Çok çok çok üzüldüm. 
Reply

PapatyaKitapligii

♡♡♡GELECEK BÖLÜMDEN KESİT♡♡♡
          
          《DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN DÜĞÜNÜMÜZ VAR TOPLANIN :) :) :)》
          
          
          Müzik ritimli bir şekilde yükselirken Ali ve Ayliz valsin zarif adımlarını takip ediyorlardı. Her bir dönüş,  her bir adım ,  her bir bakış , aşkın ve bağlılığın sessiz bir itirafıydı. Danslarının her bir ritmi onlar için gelecekteki bir yaşamın heyecanını ve olasılığını temsil ediyordu. 
          
          

PapatyaKitapligii

Bugün yarın yeni bölüm atacağım diye söz verdiğim arkadaşlarımdan ve okuyucularımdan özür dilerim. Yoğunluk sebebi ile bölümü düzenleyip atamadım. Ama pazartesi size normal uzunluklardan daha uzun bir bölüm ile geleceğim.  Anlayışınız için teşekkürler❤