37 bölümden alıntı getirdim size.
“Asya?” dedi boğuk bir ses.
“Merhaba.” dedim, içim içimi yerken. Lan ben ne gazla aradım bunu? Biri durdursaydı ya hemen vazgeçerdim.
“Başın belada mı?” dedi. O sırada arka planda büyük bir gürültü koptu.
Kaşlarım havalandı. “Sayılır. Yardımın lazım.” dedim, sesimi normal tutmaya çalışarak.
“Hangi adamlar ve neredesin?” dedi Roman bu kez sert bir sesle.
“Kaçırılmadım bu kez, merak etme. Evimdeyim.” Dedim temkinli bir sesle.
“Saldırı mı düzenlendi?”
“Yo,” dedim arsızca.
“Evine biri mi girdi?” Dedi Roman.
“Girmedi.”
“Bir dakika,” dedi ve kısa bir süre sustu.
“Kaçırılmadın, saldırı düzenlenmedi ve başın belada. Ben buradan ne çıkarmalıyım, Asya?”
“Bu kadar mı belalıyım?” dedim Roman’a.
“Beni iyi bir şey için aramazsın sen.” Haklıydı. Genelde iyi bir şey için aramazdım.
(Perşembeye kadar atmış olurum bölümü inşallah)