Gece gece nerden aklıma geldi bilmiyorum fakat yıllar sonra bu uygulamaya girmek duygulandırdı. Kullanıcı adım, yazmış olduğum taslakta kalmış kitaplar, okuyucular, takipçiler, yıllardır aynı kalan profiller, aynı kişiler, aynı kitaplar. 2015 yılında okuyacak gl kitabı bulmazken şimdiler de bakıyorum da ne çok var. Aynı anda hem çok sevip hem de gıcık olduğum ergenliğimin uygulaması.Eskiden şu yukarda beliren wattpad bildirimi ne hoşuma giderdi. Bazen bir ses, bir koku, insanı alır zamanda yolculuk yaptırır ya buda biraz öyle bir şey sanırım. Özellikle koku hafızasına bayılıyorum. Senin bazen çoktan unuttuğun bir anıya, bir ana şak diye seni ışınlıyor. Hazırlıksız yakalanıyorsun. Zaman hızlı gerçekten. Nasıl da küçükmüşüm, nasıl da toy. Ne arkadaşlıklar, ne dostluklar, ne flörtler, ne aşklar yaşandı. Nasıl da tutkulu, nasıl da gerçekti. Aşk acısını bile iliklerine kadar yaşamak vardı. Henüz kendimi bile tanımıyorken birini sevmek falan ne büyük işlermiş. Fakat aslında güzelmiş. Bunların aksine büyümek daha da sancılıymış. Ve sancısı asla sağalmıyormuş. Bir zamanlar benim nezdimde meleklere muadil olan, biricik olan, bazen derinden sarsan, çokça üzen, arada bir güldüren, kendisi için her güne bir şiir sığdırdığım, hiç görmeden bazen deli gibi ve bazen de gayet aklı başında olup çokça muhabbet duyduğum o insan yok mu bide. Nasıl da mümkün geliyordu. Meğerse ne toz pembeymiş her şey, kendisi gibi. Aman yaa hiç bir şey bâki değil ki. Bazen bâki olunması gereken konular var tabi ki, orası ayrı mesele. Fakat o bizi derinden sarsan üzüntüler de, herkesi kucaklamak isteyecek kadar güldüren mutluluklar da muvakkat. Bunu bilerek yaşamak hayatı biraz olsun yaşanılır kılıyor. En azından benim için :)(:
' eylül '