S3RP3NT1N4

dert alınır gömülmez
          	yutulur yutak aşağı
          	zincir kırılır omuzların
          	parmaklar değil aşk uşağı
          	şakağımdan geçiriyorlar ipi ne lazım, çok lazım
          	sabahım akşama karışır ben bağrıma yanarım
          	genişim dar derinim sığdır ben kendimde batarım
          	sığamam bahra bakındığım kadar kocamanım
          	dermanımı toprakta koklar topallayarak koşarım
          	velev ki nefes alacağım, nerede duracağım?
          	kaçırdım durağımı hasmım olur mu altı teker
          	beni hangi göğüse gömecekler
          	hangi omuza yaslanacağım
          	nefesimi çekerler benden ötürü
          	bağırsağım misina, yükümden istifra,
          	ben düşmedim ki tutsunlar, tutabilene bin bela
          	bir iftira ki sevgidir namı
          	güzel gözü bile öpmez mecnunundur bu adap
          	sen ki iste istemeyi ölmeyi isteyecek kadar
          	sana yetmeyecek tanrıların vereceği kağıttaki sonsuz ispat
          	tüy bitsin dilinde kıl uçsun yüreğinden
          	sen kimsin ki senin gibi birini hak edip doğuracaksın hiçlikten
          	derman yoksunu bir gezgin, kavaksız bir derviş
          	kokladığın o serap bırakır seni kimsesiz
          	laubali ötersin diye yoksunsun nefesten
          	ne eylersin, bilemem, böylesin, sevilmezsen. 
          	

S3RP3NT1N4

dert alınır gömülmez
          yutulur yutak aşağı
          zincir kırılır omuzların
          parmaklar değil aşk uşağı
          şakağımdan geçiriyorlar ipi ne lazım, çok lazım
          sabahım akşama karışır ben bağrıma yanarım
          genişim dar derinim sığdır ben kendimde batarım
          sığamam bahra bakındığım kadar kocamanım
          dermanımı toprakta koklar topallayarak koşarım
          velev ki nefes alacağım, nerede duracağım?
          kaçırdım durağımı hasmım olur mu altı teker
          beni hangi göğüse gömecekler
          hangi omuza yaslanacağım
          nefesimi çekerler benden ötürü
          bağırsağım misina, yükümden istifra,
          ben düşmedim ki tutsunlar, tutabilene bin bela
          bir iftira ki sevgidir namı
          güzel gözü bile öpmez mecnunundur bu adap
          sen ki iste istemeyi ölmeyi isteyecek kadar
          sana yetmeyecek tanrıların vereceği kağıttaki sonsuz ispat
          tüy bitsin dilinde kıl uçsun yüreğinden
          sen kimsin ki senin gibi birini hak edip doğuracaksın hiçlikten
          derman yoksunu bir gezgin, kavaksız bir derviş
          kokladığın o serap bırakır seni kimsesiz
          laubali ötersin diye yoksunsun nefesten
          ne eylersin, bilemem, böylesin, sevilmezsen.