Senelerevvel
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
Sana kırıldım, ona sustum, buna alıştım,
Artık kimseye "yapmaz" diye bakmıyorum.
Senelerevvel
Seni sevmek
bir kıyıya yüzüp
karaya çıkmamayı kabul etmekti.
Islak saçlarımda umut,
avuçlarımda hep senin yokluğun vardı.
Adını içime fısıldadığımda
kalbim bir yangın merdiveni gibi çökerdi.
Kaçış yoktu,
sadece yanmak.
Biz hiçbir zaman “biz” olmadık.
Biz hep;
iki ayrı mevsimin aynı gün batımına bakmasıydık.
Sen bahardın,
ben sonbaharı ezberlemiştim.
Gülüşün, gecelerime düşen bir ışık gibi
kısa sürdü.
Sonra karardı dünya.
Sonra sustu içimdeki bütün kuşlar.
Seni sevmenin en ağır tarafı
dokunamamak değildi.
Unutamamaktı.
Yanımdayken bile uzaktın.
Gözlerinin arkasında başka hayatlar vardı.
Ben sadece kenar süsüydüm senin hikâyende,
küçük bir paragraf,
kolay silinen bir cümle.
Biliyor musun,
bazı insanlar sevilmek için değil
yıkılmak için gelir.
Sen öyle geldin.
Kalbime bir ev kurdun,
anahtarını alıp gittin.
Şimdi sokaklarda seni aramıyorum,
aynada kendime rastlamaktan korkuyorum.
Çünkü yüzümde senin izlerin var.
Ve ben
her sabah sana benzeyen bir yabancıyla uyanıyorum.
İmkânsızdı zaten.
Ama ben yine de sevdim.
Çünkü bazı aşklar yaşanmaz,
taşınır.
Ben seni içimde taşıyorum.
Sessiz.
Ağır.
Ömürlük.
Senelerevvel
Dildâre düşeli gönlümde bir nâzik sedef açar,
Adın anıldıkça içimde bir ince alev uçar.
Ne yüzünü gördüm ey mâh, ne sözün erişti bana,
Yine de her gâh seni anmakla kalbim seher saçar.
Merakın öyle tazedir ki gülün goncası gibi,
Daha açılmadan âhımda bin türlü renk saçar.
Aklımda bir hayâl, gönlümde bir sır olup durur,
Adın suya düşen iz misâli, halkalar halkalar açar.
Ey görmeden gönlümü fetheden latîf rüzgâr,
Sen geçince gönül bağımda takat kalmaz, bahar uçar.
Ben bilmem bu hâl âşklık mıdır yoksa bir emâre,
Lâkin her dem seni düşünmek ruhuma bir huzur saçar.
Senelerevvel
Görmedim çehreni, bilmedim sesinin ahengini,
Lâkin bir kitabın satırlarından düştü aşkın gönlüme.
Her kelâmında bir sır gizliydi sanki,
Her mısraında ruhunun gölgesi dolaştı içimde.
Ey kalemiyle gönül işleyen yâd kişi,
Bilmezsin adıma dokunduğunu,
Ben ise bilirim:
Bir yabancının sözüyle tutuşmak da kaderin bir cilvesidir.
Okurken seni, nice defa durdu nefesim;
Bir kelâmınla gönlümde bir kapı açıldı.
Sanma ki sıradan bir söz idi yazdığın
O sözde saklı bir hakikat vardı,
Ben de o hakikate gönlümü rehin verdim.
Ne yüzünü gördüm, ne sohbetine nail oldum,
Yalnızca satırlarından süzülen latif bir hâl
Düştü kalbimin sinesine.
Ve bil ki:
Bazen tanışmak gerekmez,
Bir insanı tanımaya bir mısra bile kâfidir.
Ey bilmediğim, görmediğim kişi,
Adını söylemek dahi cüret ister bana;
Çünkü seninle aramda
Bir kitabın sessiz perdesi durur.
Lâkin o perde, aşkı gizlemeye kâfi değildir.
Sen bendeki yerini bilmezsin,
Ama ben
Senin kelâmında saklı kalan o ince sızıya
Çoktan vurgunum.
admince1
@ Senelerevvel şiir çok etkileyici olmuş , öyle ki bi an durup düşündürüyor , bu bana yazılmış olsaydı karşılık olarak nasıl birsey yazardım diye, okurken insanın zihninde başka şiirlere de yol açıyor. Bende bendeki çağrışımından bir tane yazdım. (Haddimi aştığımı düşünürsen yarın kaldırırım . Ben sadece şiirin bende yol açtığı duyguyu yazdım kişi ve kurumlardan bağımsızdır)
Gözlerini sırla yıkayan kadının
yüzümün çizgilerine
söz bulaştırarak aradığı şiir,
Varlığımın gayrimeşru çocukluğudur.
Ey şiirin bedene düştüğü toprak,
Bilmesem de adının imgesini
Tohumun cilvesidir ağaç olmak.
Duyarken nefesini, tuttum sesini,
gönül kulbunda unutuğun tenin
günahımın yılgın gülüdür.
Oysa bilmezsin ne beni , ne de dilimi,
şiirce bir yanılgıyım gözünde,
yokluğumdan damıttığın bir ışığım teninde,
ve bilirim :
Bedencenin ötesinde şiirce tanışabiliriz.
Bilinmezimde bilinir kılındığım kadın ,
Adım yalnız sahici dudaklarına yakışır da,
perdesiz kitaplar gül kesilip aramızda kurur.
•
Reply
Senelerevvel
Bir zaman sonra,
sessiz kalmanın yenilgi değil,
kendini korumanın başka bir yolu olduğunu fark edersin.
Ve öğrenirsin,
her “anladım” diyenin seni anlamadığını,
her “yanındayım” diyenin orada kalmadığını.
Bir zaman sonra,
beklentilerin değil, kabullerin büyüttüğünü keşfedersin,
ve sabrın aslında sessiz bir cesaret olduğunu.
Artık bilirsin;
bazı vedalar kırık değil,
sadece tamamlanmış cümlelerdir.
Ve güneşin altında her şey parlar sanırsın,
ama sen bilirsin,
ışığın bile gölgeye ihtiyacı vardır görünmek için.
O yüzden,
başkasının sesinde huzur aramadan
kendi melodini duyarsın bir sabah.
Kendi toprağında filizlenir kalbin,
ve kendi baharında açar yeniden.
Ve o an,
hiç kimsenin dokunuşuna değil,
kendi varlığına teşekkür edersin.
Çünkü artık bilirsin;
Dayanıklısın.
Ve yeterlisin.
Ve hak ettiğin kadar güzelsin.
Senelerevvel
Ne gün bana dost oldu, ne ışık bana yoldaş.
Ben daima gecenin en sessiz saatinde doğdum,
Ve her nefesimde çürüyen yıldızların
küllerini soludum.