Seraptiaa

her şey iyiymiş gibi gözüküyor ama o iğrenç his her şeye yapışmış gibi

Seraptiaa

kendimi eşsiz bir gül gibi hissediyorum. benzersiz bir kokusu olan, tutku, şehvet gibi kokan, " yaklaş, kokla beni. " diye fısıldayan açık, iri, şarap kırmızısı taç yapraklara sahip olan ve dikeninden tohumuna kadar zehirli bir gül gibi. 
          
          görenin dokunmak istediği, dokunduğun da kanayıp zehirlendiği bir gül. 

Seraptiaa

ve artık onun bana yasakladığı her şeyi yapabiliyorum, kendimi yavaş yavaş öldüyorum ve bundan memnunum. önemsediğin ben miydim, yaralarım mı seçemiyorum. lakin şuan anlıyorum, kimse beni ben olduğum için sevmeyecek çünkü kimseye kendim olamayacağım. insanlar beni sadece beğenecek ve ya senin yaptığın gibi, kendilerininkilere benzer yaralar taşıyan biri gördükleri için sarmak isteyecekler. ve dokundukları zaman, yaralarını kanattığımı gördüklerinde gidecekler. 
          
          aşık değildin, aşık olsan ay'a beni anlatırdın lavinia