Siyah_Kalem_

Yeşili görmeden sarardı dağım,
          	Daha od görmeden söndü ocağım,
          	Mermiye, bombaya mesken otağım,
          	Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen!
          	
          	Kaynamaz kazanım, erimez yağım,
          	Kurumuş, çatlamış dilim dudağım,
          	Nasıl emzireyim boşken kucağım?
          	Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen!
          	
          	Parça parça olmuş, kolum bacağım,
          	Kanlara bulanmış, evim ocağım,
          	Dünya ahirette çok alacağım,
          	Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen!
          	
          	Siyah'ım; sözüm var, çok diyeceğim,
          	Yalansız yanlışsız, budur gerçeğim,
          	Solarken yurdumda, bahçem çiçeğim,
          	Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen! 
          	
          	Siyah

Siyah_Kalem_

Yeşili görmeden sarardı dağım,
          Daha od görmeden söndü ocağım,
          Mermiye, bombaya mesken otağım,
          Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen!
          
          Kaynamaz kazanım, erimez yağım,
          Kurumuş, çatlamış dilim dudağım,
          Nasıl emzireyim boşken kucağım?
          Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen!
          
          Parça parça olmuş, kolum bacağım,
          Kanlara bulanmış, evim ocağım,
          Dünya ahirette çok alacağım,
          Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen!
          
          Siyah'ım; sözüm var, çok diyeceğim,
          Yalansız yanlışsız, budur gerçeğim,
          Solarken yurdumda, bahçem çiçeğim,
          Anlar mı? Anlamaz görüp bilmeyen! 
          
          Siyah

Siyah_Kalem_

Nato denen şer topluluğu ülkemizde toplanıp birtakım kararlar alıyor. Ne olduğu hakkında doğru düzgün bilgimiz yokken; sözde barış, huzur ve güven tesisi havaları, sözde dayanışma mesajları ve sözde insanlık namına ittifaklar konuşuluyor. Bunca yalanın merkezine konulan ülkemiz ise pilot bölge ve bölgenin tayin edilmiş, yeni vazifeler verilmiş jandarması olarak gündemde yer buluyor.
          
          İster "yeni Osmanlıcık" ister "ümmetçilik" ister "İslâmcılık" isterseniz "siyasal İslâm" olarak adlandırın, bu gazla uyutulan millet alkış tutmaya devam ediyor. Gelenlerin yediği yemek mi dersiniz, giydiği kıyafetler mi dersiniz, buluşmadaki vücut dillerinden bahsetmek mi dersiniz... Herşey konuşulmuş, her sorun çözülmüş de sanki haber yapmak için bir bu zırvalar kalmış. Böyle rezil kepaze bir zihniyetin takipçisi olup, tıpkı sözde Gazze barışındaki gibi alkış tutup, saçma sapan haberler yapan ve bombardımanlar devam ederken susanları da unutmayacağız.
          
          Filistin'i barış kılıfıyla pay eden, masalarda kaderine karar verme hadsizliğine girişen, firavun ve hizmetkârlarının borozanlığını yapanların hepsini takip etmekteyiz. Kim hangi safta görüp bilmekteyiz! Bunlar ve bunlara destek verip alkış tutanların hepsinden davacıyız!
          
          Halen din iman, vatan millet edebiyatı yapıp uyumaya devam edenlerin akıbeti dünya ve ahirette feci olacak! İman edip salih amel işleyen, her türlü zulme karşı dik duruş sergileyen, susmayan ve kalplerinde korku olmayanlar ise Allah'ın rızası üzeredir. Biz de Allah'ın rızası üzere her türlü siyasi ve ideolojik, tüm batıl düşünce ve akımları reddediyor, Allah'a sığınarak yol alıyor ve Allah'ın rızasını arzulayarak amel ediyoruz.
          
          İyi olmak yetmez susmayacaksın,
          Yürüdüm demek yetmez durmayacaksın,
          Bir ileri bir geri bakmayacaksın,
          Yolda ol, yoldaş ol, rıza üzere ol!
          
          Siyah

Siyah_Kalem_

Sizinle Filistinli küçük kardeşlerimin yazdığı mektubu paylaşmak istiyorum. Saf, temiz duygularını, asil ve onurlu duruşlarını, bunca yıkıma ve yokluğa rağmen neyi nasıl istediklerini anlatan mektuplarını paylaşıyorum. Dünya çocuklarına yazılan bu mektup aynı zamanda hepimizin içinde bir yerlerde olan çocuğa da hitap etmektedir.
          
          (Devamı Aşağıda)

Siyah_Kalem_

https://ibb.co/JRjvm4mb
          
          Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
          
          Dünyadaki tüm çocuklara...
          Biz Filistin'in çocukları size bu mektubu yazıyoruz. Size bombardıman ve korku altında Gazze'de yaşadıklarımızı anlatmak istiyoruz.
          
          Hergün füzelerin ve uçakların sesini duyuyor ve yükselen dumanları görüyoruz. Güvenli saydığımız az sayıdaki yerlere saklanıyoruz. Bizim elimizde küçük hayallerimizden başka hiçbirşeyimiz yok. Sadece huzur içinde yaşamak, okula gitmek, oyun oynamak ve dünyanın diğer çocukları gibi birşeyler öğrenmek istiyoruz. 
          
          Sizden, dualarınızda bizi unutmamanızı rica ediyoruz. Onurlu ve güvenli bir yaşam sürebilmemiz için bize yardım etmenizi istiyoruz. 
          
          Size yürekten teşekkür ederiz.
          
          Filistinli çocuklar.

Siyah_Kalem_

Yaz ey kalbim!
          Sana lûtfedilmiş hakikat mürekkebiyle, yaz!
          Kalem sensin!
          Şikâyet etmeden, şahid olduklarını yaz!
          Seyrindeki nûru ve bu nûru boğmak(!) isteyenlere sessiz kalanları da yaz!
          
          Kapkara gecelerden fecre uyanmayı lûtfedenin,
          Her dem kulunun yanında olduğunu bildirenin,
          Âlemlerin Rabbinin çağrısını da yaz!
          
          Buna karşın, umutsuzluğa düşmüşlerin,
          Geri çekilip pusmuşların,
          Hiçbirşey bilmese de konuşacağı varken susmuşların halini de yaz!
          
          Bir acı uyuşukluğun eşiğinden geçerken,
          Firavun sarayları olmasa bile;
          Güç korkusundan susanların halini de yaz!
          
          Yaz ey kalbim!
          Rabbin adını andıkça, güç bulacakken,
          Yolundan dönen ve zayıf düşenlerin halini de yaz!
          Firavun zihniyete, haman olanları;
          Karnımızı doyuruyor diyerek baş eğenleri,
          Baş kaldıranın sesini ve başını kesenleri de yaz!
          
          Yaz ey kalbim!
          Kur'an'a sırt çevirip, hikâye ve rivayetleri,
          Kendi nefsine uydurarak söylediklerini,
          Kuru softa sözlerle, din diyerek dinden ettiklerini,
          Hamanlığı hizmet bilen ama hamanlara sövenleri de yaz!
          Zulme susup boyun eğen, dertsiz tasasız geçinenleri de yaz!!!!
          
          Yaz ey kalbim!
          İhmalin sancısıyla yaşarken, imkânın berektini de yaz,
          Doğruldukça Kur'an'ın işaretiyle, nasıl o boğukluktan çıktığını,
          Nasıl Ayet Ayet nefes aldığını da yaz!
          Ölçüyü öğrendikçe nefesin, sanatı gördükçe âlemdeki varlıkların ne kadar anlamlı göründüğünü de yaz!
          İçindeki deli taylar başıboş koştururken, nasıl da kutlu bir nizama girdiğini,
          Firavun zihniyete daha da şuurlu nasıl meydan okuduğunu da yaz!
          
          Sen ey kalbim!
          Kalem sensin!
          Fecr vakti adamlarını ve kadınlarını da yaz!
          Gece gündüz bıkmadan usanmadan yorulmaksızın,
          Cihad şuuruyla koşturan devrin yiğitlerini,
          Kur'an mayası ile mayalanmış şahidleri de yaz!
          
          "Yaz ey kalbim beni de yaz!
          Olur da nefsane yaşama karşı;
          Bir ihtimal beni de yaz!
          Peşin peşin yaz ey kalbim;
          Hiç kimse kusursuz bir imanla ölmez!"
           
          Siyah

Siyah_Kalem_

Elime her kalem alışımda, ne zaman ne vakit ve ne durum olursa olsun o ân hep birşeyler yazmak istiyorum. Ruhum kalemle bütünleşmiş gibi sadece yazmam gerekenleri yazmak istiyorum. Tıpkı neyine üfleyen bir neyzen, sazının tellerinde ahenkli bir ezgiyi dillendiren bir saz ustası, tuvalin ve boyanın raksını ritimlendiren bir ressam, ahşabı işleyerek şekillendiren ve işlemelerle bir ruh kazandıran marangoz ustası, taneleri adeta inci tanelerine çevirip bir araya getiren tesbih ustası, taşın dilini bilerek dokunuşlar yapan ve hünerini konuşturan bir taş ustası gibi...  
          
          Kalem elimdeyken, kalemimle beraber hayrkırmak istiyoruz; alemin döngüsüne eşlik eden bir serzenişle, denizin derinliklerinden göğün enginliklerine varan güzellikleri resmederken, Yaradan'ın sanatını acizane kağıda aktarma isteğiyle, mazlumun dili olan bir direniş ezgisi ve firavunlara meydan okuyan seslenişle, nefes nefes, harf harf, kelime kelime, cümle cümle seslenmek istiyoruz.
          
          Ve seslenirim;
          
          Yaz ey kalbim!
          İhmalin sancısıyla yaşarken, imkânın berektini de yaz,
          Doğruldukça Kur'an'ın işaretiyle, nasıl o boğukluktan çıktığını,
          Nasıl Ayet Ayet nefes aldığını da yaz!
          Ölçüyü öğrendikçe nefesin, sanatı gördükçe âlemdeki varlıkların ne kadar anlamlı göründüğünü de yaz!
          İçindeki deli taylar başıboş koştururken, nasıl da kutlu bir nizama girdiğini,
          Firavun zihniyete daha da şuurlu nasıl meydan okuduğunu da yaz!
          
          Sen ey kalbim!
          Kalem sensin!
          Fecr vakti adamlarını ve kadınlarını da yaz!
          Gece gündüz bıkmadan usanmadan yorulmaksızın,
          Cihad şuuruyla koşturan devrin yiğitlerini,
          Kur'an mayası ile mayalanmış şahidleri de yaz!
          
          Sonra nurlu bir sesle, uzaklardan Filistin karşılık verir;
          
          "Yaz ey kalbim beni de yaz!
          Olur da nefsane yaşama karşı;
          Bir ihtimal beni de yaz!
          Peşin peşin yaz ey kalbim;
          Hiç kimse kusursuz bir imanla ölmez!"
           
          Siyah

Siyah_Kalem_

Korlar içre ruhu ile yananları görürüz,
          Vatanım korlara düşmüş, cayır cayır yanıyor!
          
          Gri dumanlar ile ışık görmez geceler,
          Kırda açan o çiçekler, yangınlarla büyüyor!
          
          Kavrulup korlara düşmüş, yüzü solgun çiçekler,
          Kana kana içeceği, can suyunu arıyor!
          
          İçi yanan yüreklerde uyku yok,
          Niceleri umursamaz, pervasızca uyuyor!
          
          Pervasız yığınların, sel gibi gidişatı,
          Firavunlar bu selde hamanlar aparıyor!
          
          Yüz çevirmiş insanlık, hakikat denizinden,
          Kim kime baskın gelse, parçalar koparıyor!
          
          Bitip tükenmez zulüm, çağların en çirkefi,
          Kimse bilmez değil ki, cümle cihan biliyor!
          
          Bu mudur yaşamak, bu mudur gaye?
          Neden insanlık böyle, neden suskun kalıyor?
          
          Bir şairin hecesi, mısraları ne için?
          Faydası ne sözünün, söyle neye yarıyor?
          
          Anmıyorsa yurdumu, etmiyorsa sözünü,
          Boş yere kelam edip, hep boş yere yaşıyor!
          
          Yurdum yangın yeridir, yurdum kanlar içinde,
          Hergün bir güneş doğar, Filistin'de batıyor!
          
          Siyah

Siyah_Kalem_

Adam gönül penceresinden seyrediyordu. Ruhu uzaklarda, kardeşleriyle beraber, yüreği hep onlarla çarpıyordu. Yıkık viran olmuş binalar arasından çocukların sesini alır gibiydi ve başını kaldırıp biraz öteye baktı. Gözünün nuru ilerde duran Amal ve Yunus'u işaret ediyordu. Derin bir nefes alıp tüm dikkatini onlara vermişti ve ruhuyla gözlerinin içine bakmıştı. İkisi de diğer kardeşleri gibi tüm asaletiyle durmakta ve sanki adamı görür gibiydiler.  Adam bir süre bakıp bekledi ve ruhundan dökülenleri dile getirdi;
          
          "Yıkılmış duvarların arasında bir çiçek gördüm,
          Amal, bakışlarında görüyorum;
          Hüznüyle cesareti birbirine karışmış,
          Duvarlar yıkılmış ama çiçek dimdik ayakta!
          Çıplak ayaklarındaki toz olur muyuz?
          Bize hakkını helal eder mi Filistin çiçeği?
          
          Ya ötede bize bakan Yunus?
          Nasıl da hazır bekliyor gibi,
          Bir askerin küçük hali;
          Çiçekleri koruyacak direniş eri,
          Her ân hazır kavgaya!
          Bize haklarını helal ederler mi?
          
          Bizim mi duamız kabul olur yoksa sizlerin mi?
          Dua ediyorum sizler için; incinmesin dallarınız,
          Rabbim bu dualarımızı yine sizin hatırınıza kabul edecektir."
          
          Siyah

Siyah_Kalem_

Aynalara sürgün yemiş yüzler var,
          İçindeki yoksunluğu aynalarda arayan yüzler.
          Çağın çirkefine bulanmış bir kayboluş;
          Yılgın adımların ardında, kendini kaybetmeye doğru...
          İnsan kendini unutmuş, aynada gördüğünü kendi sanıyor. 
          Görünüşün özü aştığı bir çağda,
          Sadece görülene biçilen değer algısı,
          Ve sonra acı bir son
          Aynaya baktığında sadece kendi yüzünü gören
          İnsanların ve tüm görüp var saydıklarının, öyle olmadığını anlıyor...
          
          Siyah