Will ve Hannibal,
birbirlerinin hem en büyük yarası hem de en büyük ilacıydı.
Birbirlerini tüketiyor, aynı anda birbirlerini tamamlıyorlardı.
Kaçmaya çalıştıkça daha da yakınlaştılar, sustukça daha çok anladılar.
Onların bağı ne zamana, ne mekâna, ne de tanımlara sığdı.
Çünkü ikisi de biliyordu:
bu bağ çözülmeye değil,
birlikte yok olmaya yazılmıştı.