@Soireyaass klasik ben asla dayanamazdım herhalde. Konu olarak beni çok sıkıyorlar. 90'lar ile günümüz arasındaki bazı 'ender' kitapları okuyorum genelde. Yazım dili konusunda doğru bildiğin yanlışları okurken düzeltirdi. Örneğin "hiçbir"i normalde ayrı yazardım ama okuyunca ve sürekli birleşik görünce dedim ki ha demek bunun doğrusu bu. Ve kaç yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum ki okumak kadar yazmak da önemli. Ben kendime en büyük katkıyı yazmanın verdiğini düşünüyorum. Kitabımın ilk üç bölümü cidden boktan yazılmışken (aynı yıllar içinde yazılmadı bölümler), ortalara doğru daha iyileşmişti. Ve son dört beş bölüm şu anlık atlayabileceğim en yüksek seviyedeydi. Yedi yıl önce yazdığım ilk kitabım ile bu kitabımın ilk üç bölümünü karşılaştırırsam yeni kitabım bin çeker mesela. Sonuç olarak –ki çok uzattım– sadece okumak fayda etmez. Kendine bir çizgi belirle: Giriş, gelişme, sonuç gibi. Başlangıç orta ve son'u belirle ardından yaz. Çoğu 'profesyonel' yazar da böyle yapar. Tabii aklına bir şey gelir eklersin araya bir yere. Benim doğru düzgün bir yapı kurmam bazen aylarımı bazen de yıllarımı aldı. Profesyonel değilim ama işin nasıl yürüdüğünü de anlayacak kadar uzun süredir takılıyorum.